İlker Gedik ve Halkkart-2

  • Ahmet Başkaya

    Ahmet Başkaya Yazı Arşivi
    30 Mart 2011 /   4473 Okunma

    İlker Gedik ve Halkkart-2

    Dün Halkkart’ın ihalesinden işleyişine kadar olan süreci, gelişimleri yazmıştık. Halkkart’ta ki sıkıntıları yazdığımız için sözleşmenin mimarı İlker Gedik tarafından gazetemize dava açılmıştı. Yüce yargı Gedik’in açtığı ceza ve tazminat dalarını reddetmişti.

    Gelelim kaldığımız yerden Halkkart sürecini özetlemeye. Haziran 2011’de Halkkart ihalesi ‘İhalede rekabeti ve şeffaflığı sağlayamadığı’ gerekçesi ile iptal oldu. Günde milyonlarca liranın döndüğü, 700 civarı aracın çalıştığı, toplu taşım sisteminde bu işe bir kılıf bulunması gerekiyordu.

    Ya normal bir idarenin yapması gereken yapılıp A-Kent ile sözleşme iptal edilip, yeni bir ihale açılacak ya da belediye, firmasına bu iş yaptırılacaktı.

    Ya da sözleşme’’uzlaşma’’ İlker Gedik gibi hukukun ‘’çalı dibinden dolanılacaktı.

     ‘’Uzman öyle yaptı. Çünkü hazırladığı Halkkart sözleşmesinde ‘’ihale mahkeme tarafından iptal edilirse belediye yüklenici firmaya tazminat ödeyemez’’diye bir madde koymayı’’unutmuştu’’. Hazırladığı sözleşmeye göre hemşehrisi firmaya çok yüklü bir tazminat ödeyecekti.

    ‘’Uzman’’kılıfını buldu. ‘’Antalya Toplu Ulaşım Sözleşmesi’’ diye bir sözleşme hazırladı.  Sözleşmenin altında imzası bulunanlar, Büyükşehir Belediye Genel Skereteri Mehmet Rıfkı Aktekin, Büyükşehir Hukuk Danışmanı İlker Gedik, Minibüsçüler Odası yönetimi Halk Otobüsçüler Odası yönetimi.

     ‘’Uzmanın’’hazırladığı sözleşmeye göre yasada olması mecburi toplu ulaşım cirosunun yüzde yüzde ikisi hemşehrisi firmaya kalmıştı.  Hallkart ana sözleşmesinde toplu ulaşımcirosunun yüzde üçü A-Kent yüzde iki belediye payı olarak gerçekleşiyordu.  Yeni sözleşmeye göre cironun yüzde beşi tamamen hemşehrisi firmaya kalıyordu. Belediyenin payı buhar olmuştu.  Şimdi hesabı okuyuculara bırakıyorum. 700 aracın günlük cirosunun yüzde ikisi hem de hiç hakkın olmamışken hem de sözleşmen mahkemece iptal edildiği halde alıyorsun…

    Pazartesi günü konu Büyükşehir Meclisi’ne 33. Madde olarak geldi. Akaydın,’’İşte arkadaşlar, aylardır komisyonda bekletilen kamu zararına yol açan, kendi partili meclis üyelerimin imzalamadığı gündemimiz’’dedi. Gündemde kart işinin 5216 sayılı Yasa’nın 26. Maddesine göre belediye şirketi Ulaşım AŞ’ye bedelsiz devri yazıyordu. Ama ihalesi iptal edilmiş, sonradan hukuksuz sözleşme yapılmış A Kent’in durumunu belirlemiyordu. A Kent bu işin neresinde olacak? NFC sistemine göre olması gerekirken, demode cihazlar kullanılacak mı? Kullanılırsa bedel olarak ne kadar ödenecek? Yaklaşık bir yıldır buhar olan yüzde ikinin durumu ne olacak? Hiçbir şey belirtilmiyordu. Sadece sistemin Ulaşım AŞ’ye devri için meclisin encümene yetki vermesini istiyordu.

    Söz alan CHP’li meclis üyeleri ve muhalefet, maddede ki sakıncaları anlattılar. Bu sırada meclise izahat vermesi için uzman sözleşmesi için ‘’uzman sözleşmeci’’Gedik’i konuşturdular. Gedik, bu işte kamu zararı oluştuğunu, bir an önce devirin yapılması gerektiğini, eğer devir gerçekleşmezse oluşacak zararın ihaleyi yapan encümen üyelerine rücu edileceğini söyledi.

    ‘’Uzman sözleşmeci’’ Gedik, suçluyu bulmuştu. ‘’o zamanın encümeni’’. Aslında yapmak istediği o dönemde ki encümen üyelerine aba altından sopa gösterip mecliste devir için olumlu oy kullanmalarını sağlamaktı.

    Halbu ki biliyordu ki uzman sözleşmeci  Gedik, encümenin görevi sadece idarenin (Gedik’in) hazırladığı sözleşmeye göre ihalelerin yasal olarak eksiksiz yapılmasını sağlamaktı.

    Madde üzerinde görüşmeler yapılıp, konu aydınlandıktan sonra oylamaya geçildiğinde medya önünde kendi partili meclis üyelerini kamuoyuna şikayet eden Akaydın, kendisi gündeme aldığı maddede çekimser oy kullandı.

    Şimdi bütün bunları niye yazdım? Bence Akaydın,’’Engelleniyorum’’diye şikayet ederek partisinden her kademe insanı şaibe altında bırakırken ‘’CHP’de entrikalar yaşıyorum diyerek partisinin kamuoyunda küçük düşmesine yol açarken, önce yanı başında ki’’sözleşme uzmanlarının çevirdiği entrikalara  bir bakmalıdır. Geldiği günden bu yana, her kademede ki CHP2linin ‘’Nereden çıktı bu’’ dediği ve karşı geldiği İlker Gedik’i sorgulamalı. Onun yaptığı akıllı kart,, Sarısu, Yüzüncü Yıl Spor tesisleri katı atık enerji ihaleleri ve sözleşmelerini bir kez daha gözden geçirmeli.

    Mesela İbrahim Kurt niye gitti? Vadici 100. Yıl müteahhitlerine şimdiye kadar gereksiz ne kadar ödeme yapıldı? Soruları uzatmak mümkün. Şimdilik akıllı kartta yazacaklarım bu kadar. ‘’Uzman sözleşmecinin’’yaptığı başka sözleşme ve ihaleleri irdelemek üzere hoşça kalın.

     


Yorum Yap