NE OLDUĞUMUZUN VE NE OLACAĞIMIZIN …. İLLA Kİ BİR BEDELİ OLACAKTIR.

  • Bekir Bülend Özsoy

    Bekir Bülend Özsoy Yazı Arşivi
    9 Ekim 2020 /   765 Okunma

    NE OLDUĞUMUZUN VE NE OLACAĞIMIZIN …. İLLA Kİ BİR BEDELİ OLACAKTIR.


    Ancak bazı coğrafyalarda bu bedel ödenmeden mevki makam sahibi olan birtakım tipler var. İş o kadar ucuzlayınca da toplumlar genellikle karakterli olmayı değil, -karakter yoksunluğunu- önemli bir halt sayıyorlar…. Dikkat edin kötü karakterli bile demiyorum, tavşanın güney tarafından çıkan şey gibi bir şeyi kasıt ediyorum. Karaktersizliği!!!

    Nerede mi?

     Papua Yeni Gine de mesela…

    Şimdi birkaç haftadan beri başta elinizde tuttuğunuz gazetenin harekete geçirdiği ve toplumsal güvenimizi sarsan bir olay anlatılıyor.

    Neydi bu olay?

     Kısaca hatırlayalım: Akdeniz Üniversitesine ilerde yurt yapsınlar diye tahsis edilen araziler önce bir kamu kurumu olan TOKİ ye oradan da -nasılsa- bir özel firmaya 500 dairelik ‘LÖKÜS’ konut yapsınlar diye devir ediliyor.

    E, haklı olarak da soruyoruz ‘hop usta! ne diyorsun bu hususta !!’ diye.

     Öyle ya Akdeniz Üniversitesi bir kamu eğitim kurumu, yani oraya sarf edilen her kuruş milletin cebinden çıkıyor.  O zaman tarikat evlerinde çürümeye terk edilen çocuklarımıza yurt yapılması için tahsis edilen arazi nasıl ve neden özel bir firmaya resmen peşkeş çekilir.

    Şimdi gelelim zurnanın zırt dediği yere…

    İlgili makamlar cevap verirse iyi olur.

    Şimdi varsayalım ki bir inşaat işiniz var, ilk iş ne yaparsınız gider arazi bulur pazarlık yaparsınız

    Bu ilk adım

    İkinci adım; ilgili ve yetkili bir resmi kuruma giderek bu inşaat işi ile ilgili resmi muameleyi başlatırsınız.

     Örneğimizde bu resmi kurum yanılıyorsam düzeltin; Konyaaltı belediyesi oluyor…

    E, bir kamu kurumu olarak kime sorumlu?  Halka.

     Ne yapacak?

    Gidip bakacak;

     o arazinin durumu ne,

     mesela su kaynakları üstünde mi?

     Mesela ormanlık mı,

    Mesela öğrenciler için yurt sahası mı

    Sonunda onay verecek.. Usta ve çok saygın bir müteahhide sordum bu işler ne kadar zaman alır diye

    ‘Projenin büyüklüğüne bağlı’ dedi

    ‘Yahu anlayabileceğim bir ölçü ver’ dedim

    ‘Mesela’ dedi, ‘70-80 dairelik bir iş için üç ay beklediğimiz çok olmuştur.’

    Şimdi basitin basiti bir soru;

    Bu 500 LÖKÜS dairelik inşaat işi için gerekli kanuni formalite ne kadar sürmüştür?????

    Öyle ya inşaat başlamış bile…

    Bu meseleyi konuştuğumuz bazı kişiler ‘yahu iş başlamış bile sonuç çıkmaz!’ dediler

    Doğru zaten derdimiz sonuç çıkarmak değil, kostak-kostak dolaşanları açıklamak.


Yorum Yap