Kanser için, buğday çimi

  • Cengiz Savaşeri

    Cengiz Savaşeri Yazı Arşivi
    4 Haziran 2022 /   950 Okunma

    Kanser için, buğday çimi


    Bağışıklık sistemini güçlendirmek çok da zor değildir. Uzmanlara göre buğday çimi, bol klorofil maddesi ihtiva etmesi dışında 100 kadar vitamin, mineral ve besin maddesi içeriyor.

    Taze olarak kullanılan buğday çiminde, aynı orandaki portakaldan 60 kez daha fazla C vitamini ve aynı ağırlıktaki ıspanaktan 8 kat fazla demir bulunmakta. Buğdayın bir başka özelliği ise kandaki toksinleri yok edici maddeler içermesidir.
    Oksijenle dopdolu olan buğday çiminin faydalarının çok olduğu ileri sürülmekte. 
    Buğday çimi evde de üretile biliniyor.
    Buğday şırasının da üretilmesinin kolay olduğunu söyleyen gıda uzmanları, şıranın nasıl üretileceğini de tarif ediyor. Bu konuda İnternetten kısa bir araştırma yetecektir.

    LAETRİL

    Buğday çiminde ve şırasında bulunan Laetril maddesinin kanser tedavisinde etkili olduğunu belirten uzak doğu doktorları, elma çekirdeğinin de etkili olduğunu söylemekte. Acı badem ve kayısı çekirdeğinin de Leatril içerdiği öne sürülüyor. Ama maalesef Amerika'daki ilaç sanayi sektörü  'laetril' adlı ilacı yasaklatmayı başarmışlardır. Pakistan'a komşu küçük bir prenslik olan Hunzakut'ta şimdiye kadar hiç kanser olayına rastlanmamış. Hanzakut'un özelliği temel besinlerinin kayısı ve kayısı çekirdeği olmasıymış.

    Bağışıklık sistemi konusunda Alman doktor Joseph Issel, tüm bedene tedavi yapılmasını savunuyor. İssel’e göre vücutta sürekli olarak kanser hücreleri ürüyor fakat sağlıklı bir bağışıklık sistemi bu hücreleri hemen tahrip ediyor. Bu konuda hastadan alınan kana ozon oksijen birleşimi karıştırarak yeniden hastanın damarına enjekte edilmesinin, vücudun direncini arttırdığı iddia ediliyor.

    Yüzyıllardır, dünyanın önde gelen bilim adamları hastalıklara şifa bulmak için araştırmalar yapıyor. Gelişmiş ülkeler, uzun zamandır tabiatın bahşettiği bitkilerden üretilen takviye gıdalara yönelmiş durumda. Gıda uzmanları, bitkileri, bilimden uzak, laboratuvarlarda analizi yapılmamış şekilde kullanılmamasını öneriyor. Batı dünyası, bilimsel olarak üretilmiş takviye gıdalara 2-3 nesildir tüketiyor. Bu gıda takviyeleri konusunda, ülkemizde de yeni yeni ürünler ortaya çıkmaya başladı. Tanınmış birçok uzman profesörler bu konuya eğilmiş durumda. Üniversitelerimiz, gıda mühendislerini, diyetisyenleri mezun vermekte. Demek ki artık sağlıklı yaşamanın ve yaşlanmanın yolu açılıyor.

    Hoşça kalın, sağlıklı kalın


Yorum Yap