reklam

Aklınızı başınıza alın

Eğitim İş Genel Başkanı Mehmet Balık, memurun taşeronlaştırılacağı uyarısında bulunarak, “Bu girişimler toplumsal olarak huzursuzlukların artmasına neden olacaktır. Aynı gemide olduğumuzu düşürsek, toplumsal çatışmaların arttığı ortam hepimizin zararınadır. Tüm iktidar sahiplerine sesleniyorum; Aklınızı başınıza alın” dedi.

Aklınızı başınıza alın

Aklınızı başınıza alın

Eğitim İş Genel Başkanı Mehmet Balık, memurun taşeronlaştırılacağı uyarısında bulunarak, “Bu girişimler toplumsal olarak huzursuzlukların artmasına neden olacaktır. Aynı gemide olduğumuzu düşürsek, toplumsal çatışmaların arttığı ortam hepimizin zararınadır. Tüm iktidar sahiplerine sesleniyorum; Aklınızı başınıza alın” dedi.

 

Eğitim ve Bilim İşgörenleri Sendikası (Eğitim İş) Genel Başkanı Mehmet Balık, tarihimizin en kritik referandumunun 16 Nisan tarihinde gerçekleştiğini belirterek, “Türkiye, anayasa değişikliği konusunda sandığa gidip iradesini beyan etti” dedi.

 

TOPLUMUN YARISI ‘HAYIR’ DEDİ

Siyasi iktidarın olağanüstü hal koşulları altında ülkeyi herhangi bir uzlaşma aramaksızın referanduma sürüklediğini hatırlatan Balık, “Her ortamda tekrar edildiği gibi anayasalar bir uzlaşma metnidir ama sandığa götürülen referandum toplumsal uzlaşmanın çok ama çok uzağındadır. Halkoylaması kampanya evresinde devletin tüm imkânlarını ‘evet’ kampanyası için seferber edilmiş ‘hayır’ diyenler ‘terörist’, ‘vatan haini’ ilan edilmiştir. Kaymakamı, valisi, askeri, polisi, bürokratı ‘evet’ için çalışmıştır. Miting yapılacak illerde okullar tatil edilmiş, öğrenciler iradeleri dışında miting alanlarına taşınmıştır.  Hatta iş ‘evet vermek farzdır’,  ‘eğer hayır derseniz cehenneme gidersiniz’ deme noktasına kadar getirilmiştir. Ancak eşit olmayan koşullarda gerçekleştirilen ve aylardır siyasi iktidarın devletin bütün olanaklarını kullanarak ‘evet’ propagandası yaptığı referandumda, toplumun ancak yüzde 51’ini ikna edilmiş görülmektedir. Bu sonuçta mühürsüz oy pusulaları nedeniyle şaibelidir. Toplumun yarısının ‘hayır’ dediği bir değişikle toplum yönetilemez, toplumsal kargaşa günden güne artar” dedi.

 

KİMSENİN UMUDU KIRILMASIN

Şaibeli bir sonuçla referandumdan ‘evet’ çıkmasının kimsenin umudunu kırmamasını isteyen Balık, “Ülkenin emekçilerinin, aydınlarının yoğun olarak ikamet ettiği İstanbul, Ankara, İzmir, Adana, İzmir ve Diyarbakır’ında içinde bulunduğu 17 Büyükşehir bu değişikliğe ‘hayır’ demiştir. 16 Nisan sonrası Ipsos Seçmen Anketi verileri de ülkemiz adına umudumuzu artırıcıdır. Anket sonucuna göre geleceğimiz olan 18-24 arası genç kuşağında ‘hayır’ oyları yüzde 54 ile öndedir. Ayrıca eğitim seviyesi arttıkça ‘hayır’ oyu verenlerin oranı artmaktadır. Lise mezunlarında ‘hayır’ oranı yüzde 58 iken, üniversite mezunların da oran yüzde 61’e çıkmaktadır. Bu süreçte biz cumhuriyet öğretmenlerine düşen görevi daha da artırmaktadır. Daha nitelikli eğitim vermek için çalışmak öğretmenlerin boynunun borcudur. Geçmişte nasıl Saffet Arıkan, Mustafa Necati, Hasan Ali Yücel, İsmail Hakkı Tonguç ve Fakir Baykurt bu ülkeye eğitim adına ışık saçtıysa biz cumhuriyet öğretmenleri de düşen görevde onların açtığı ışıklı yoldan yürümeye devam etmektir” diye konuştu.

 

ŞİMDİ ÖRGÜTLENME ZAMANI

“Halkoylamasından önce kamuoyunda paylaştığımız eğer bu halkoylamasından evet çıkarsa kıdem tazminatı ve 657 sayılı devlet memurlarını kanunu üzerinden emeğin hakkına saldırının artacağına dair söylediklerimiz, yazdıklarımız daha ilk günden gerçekleşmeye başlamıştır” diyen Balık sözlerini şöyle sürdürdü: “Kıdem tazminatının fona devredilmesi ilk iş olarak gündeme gelmiştir. Bundan sonra izlenecek olan ise 657 sayılı devlet memurları kanunun değiştirilerek, memurun iş güvencesinin elinden alınması yani taşeronlaştırılmasıdır. Kıdem tazminatı ve 657 sayılı devlet memurları kanunu tüm emekçilerin kırmızı çizgisidir. Aldığınız şaibeli yüzde 51 oyla bu kırmızı çizgimize dokunmak akıl karı değildir. Bu girişimler toplumsal olarak huzursuzlukların artmasına neden olacaktır. Aynı gemide olduğumuzu düşürsek, toplumsal çatışmaların arttığı ortam hepimizin zararınadır. Tüm iktidar sahiplerine sesleniyorum; Aklınızı başınıza alın. Geminin batmaması için emekçilerin haklarına saldırıları bir yana bırakın. Tüm emekçiler gün enseyi karartma günü değildir. Gün haklarımıza, cumhuriyetimize çıkmak için örgütlenme günüdür.” Adnan YILDIRIM


Yorum Yap