‘Boyun eğmeyeceğiz’

TMMOB Antalya İl Koordinasyon Kurulu’nca yapılan açıklamada, “Meslek alanımızı, meslektaşlarımızı ve meslek örgütlülüğümüzü hedef alan saldırılar karşısında sessiz kalmayacağız. Bu ülkenin onurlu ve direngen mühendis, mimar ve şehir plancıları vardır ve yaşanan bu haksızlıklara, bu saldırganlığa asla boyun eğmeyecektir” denildi.

‘Boyun eğmeyeceğiz’

‘Boyun eğmeyeceğiz’

TMMOB Antalya İl Koordinasyon Kurulu’nca yapılan açıklamada, “Meslek alanımızı, meslektaşlarımızı ve meslek örgütlülüğümüzü hedef alan saldırılar karşısında sessiz kalmayacağız. Bu ülkenin onurlu ve direngen mühendis, mimar ve şehir plancıları vardır ve yaşanan bu haksızlıklara, bu saldırganlığa asla boyun eğmeyecektir” denildi.


19 Eylül TMMOB Mühendis, Mimar ve Şehir Plancıları Dayanışma Günü nedeniyle TMMOB Antalya İl Koordinasyon Kurulu Sekreteri Mimarlar Odası Antalya Şube Başkanı Özge Köksal’ın ev sahipliğinde etkinlik düzenlendi. Yapılan ortak basın açıklamasında, “Meslek alanımızı, meslektaşlarımızı ve meslek örgütlülüğümüzü hedef alan saldırılar karşısında sessiz kalmayacağız. Bu ülkenin onurlu ve direngen mühendis, mimar ve şehir plancıları vardır ve yaşanan bu haksızlıklara, bu saldırganlığa asla boyun eğmeyecektir” denildi.

Mimarlar Odası Antalya Şubesi’nde İnşaat Mühendisleri Odası Antalya Şube Başkanı Mustafa Balcı, Harita ve Kadastro Mühendisleri Odası Antalya Şube Başkanı Ufuk Aydın ile diğer oda temsilcilerinin katılımı ile yapılan toplantıda basın açıklamasını İl Koordinasyon Kurulu Sekreteri ve Mimarlar Odası Antalya Şube Başkanı Özge Köksal yaptı.

Özge Köksal,  “19 Eylül 1979 tarihinde TMMOB’nin çağrısıyla Türkiye’nin 55 farklı ilinde, 740 işyerinde gerçekleştirilen iş bırakma eyleminin otuz dokuzuncu yıldönümü. Mühendis, mimar ve şehir plancılarının hayatın her alanında, üretimin her aşamasında önemli bir yer tuttuğunu gösteren bu eylem, TMMOB’nin mücadele tarihinde önemli bir yer tutmaktadır” dedi..

Köksal, şunları söyledi : “İşsizlik, hayat pahalılığı, düşük ücretler, güvencesizlik, özlük hakları ve örgütlenme sorunları ülkemizde çalışan mühendis, mimar ve şehir plancılarının öncelikli sorunları olmaya devam etmektedir. İçinde bulunduğumuz derin ekonomik kriz, tüm halkımızın olduğu gibi emeğiyle geçinen mühendis, mimar ve şehir plancılarının da hayatlarını zorlaştırmaktadır. Bugün içinde bulunduğumuz krizin nedeni, üretim yerine ranta, sanayileşme yerine inşaata, teknoloji yerine betona, planlı kalkınma yerine sıcak para akışına dayalı bir ekonomik yapı kurulmasıdır. Yanlış ekonomi politikaları sonucu ortaya çıkan bu krizin bedelini, emeğiyle geçirenler değil, bu krizi ortaya çıkaranlar ödemelidir”

EMEĞİMİZ DEĞERSİZLEŞİYOR

“Ülkemizdeki mühendis, mimar ve şehir plancılarının bugün karşı karşıya olduğu sorunlar sadece ekonomik sıkıntılar değildir. Kontrolsüz yetkilerle donatılmış tek adam rejimi altında emeğimiz değersizleşirken, özlük haklarımız da giderek budanmaktadır” diyen Özge Köksal, “Mayıs ayında çıkartılan İmar Affı yasasında yer alan bir madde ile “teknik öğretmen, tekniker ve teknisyenlerin” Yardımcı Kontrol Elemanı adı atında yapı denetim sistemine eklenerek, mühendislik mesleğinin uygulama alanlarından birisi daha farklı meslek gruplarına açılmıştır. Yapı Denetim sistemi teknikerlere açılırken, KHK’lar ile hukuksuz biçimde kamudan ihraç edilen mühendis, mimar ve şehir plancılarının yapı denetim şirketlerinde görev yapmaları engellenerek bu arkadaşlarımızın yaşadıkları mağduriyet daha da artırılmıştır. Meslek alanımıza ilişkin saldırıların son örneklerinden birisi de, yapı ruhsatlarındaki proje müelliflerinin imza gerekliliğinin kaldırılması olmuştur” dedi.Köksal,şunları söyledi ;: Tüm bu düzenlemeler, sadece meslek alanlarımızı hedef almakla kalmıyor, halkın iyi ve güvenli mühendislik, mimarlık, şehir plancılığı hizmeti almasını da engelliyor.

ÇARPIK KENTLEŞME GÜVENSİZ YAPILAR

 Bu durumun toplumumuza maliyeti, daha güvensiz yapılar, daha fazla yıkım, daha çarpık bir kentleşme olarak yansımaktadır. Bilimi, tekniği ve yaratıcı fikirleri sistematik olarak değersizleştiren bu politikalar sadece teknik elemanların yaşamlarını değil, ülkemizin geleceğini de tehdit etmektedir. Mühendis, mimar ve şehir plancılarının mesleki hak ve çıkarlarını korumak aslında tüm toplumun geleceğini korumak demektir. Çünkü bizim meslek alanımız, toplumun ortak yaşamının üretimini ve devamlılığını sağlamaktadır. Bizler bu anlayışlar, mesleğimize ve meslektaşlarımıza sahip çıkarken, ülkemizin ve toplumumuzun ortak geleceğine de sahip çıkıyoruz. Meslek alanımızı, meslektaşlarımızı ve meslek örgütlülüğümüzü hedef alan bu saldırılar karşısında sessiz kalmayacağız. 19 Eylül 1979’un 39. yılında bir kez da hatırlatmak isteriz ki, bu ülkenin onurlu ve direngen mühendis, mimar ve şehir plancıları vardır ve yaşanan bu haksızlıklara, bu saldırganlığa asla boyun eğmeyecektir.”(İbrahim AKKAYA)

 

 

 


Yorum Yap