HİÇ ŞIK OLMADI

Mimar Osman Aydın, kentin simge eserleri arasında yer alan, Helenistik, Roma, Bizans, Beylikler, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerini yaşayan Kesik Minare’nin açık hava müzesi yerine cami yapılmasının şık olmadığını söyledi.

HİÇ ŞIK OLMADI

HİÇ ŞIK OLMADI

Aydın, “Kaleiçi’nde zaten oldukça fazla camii var. Onun bir açık hava müzesi gibi kalması hem Antalya’ya turist çekmek açısından hem de tarihin gelecek kuşaklara aktarılması için çok önemliydi.  Cami olması doğru olmadı” dedi.

Mimarlar Odası Antalya Şubesi’nin uzun dönem başkanlığını yapan Osman Aydın, Antalya’nın simge eserleri arasında yer alan Kesik Minare’nin cami yapılmasına karşı çıkarak, “Kesik Minare açık hava müzesi yapılmalıydı” dedi. Akdeniz GERÇEK’e konuşan Aydın, Kaleiçi’nde zaten oldukça fazla cami olduğunu hatırlatarak, “Kaleiçi çeşitli dönemlerde birçok uygarlığa ev sahipliği yapmış bir yerleşim alanı. Kesik Minare Camii de Helenistik, Roma, Bizans, Beylikler, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerini yaşamış, tapınak, bazilika, kilise ve cami olarak kullanılan bir mekandı. Burası cami yapılmadan önce çeşitli dönemlere ait katmanların hepsi izlenebiliyordu. Üzerinde ki karar da açık hava müzesine atıf yapan bir karardı. Kaleiçi’nde zaten oldukça fazla camii var. Onun bir açık hava müzesi gibi kalması hem Antalya’ya ve Kaleiçi’ne turist çekmek açısından hem de tarihin gelecek kuşaklara aktarılması için çok önemliydi.  Cami olması doğru olmadı” diye konuştu.

İNŞATA BİTMEK ÜZERE

Koruma Kurulu’ndan cami olmasına ret kararı çıktığını da hatırlatan Aydın, şöyle devam etti: “Konu Yüksek Anıtlar Kuruluna gitti. Yüksek Anıtlar Kurulu, cami olmasına karar verdi. Şehir Plancılar Odası ile  Mimarlar Odası ile birlikte dava açtık. Dava, İdare Mahkemesi’nde kazanıldı. Ancak Danıştay bozdu. Sanırım son süreci takip edemedim odada olmadığım için. Davanın da bittiğini zannetmiyorum. Ama Danıştay’dan öyle bir karar çıkınca projesini paylaştığım şekilde yapıldı. İnşaat başladı bitmek üzere.”

ARTIK İŞTEN GEÇTİ

“Bütün kentlilerden o tarihte ses çıkmıyordu. Bugün Kesik Minare’nin tepesine ‘külah şapka’ konulunca herkes birden sahip çıkmaya çalıştı ama artık işten geçti. Artık değiştirilemez.  Şuan kurtarılabilecek bir şey yok. Kilise de cami de korunmuş gibi bir hava var. Biraz kilise biraz cami gibi bir şey yapılmış. Benim koruma anlayışıma göre yeni taşlarla eski yapı yapmak çok doğru değil. Şık olmadı. Biraz temizlik yapılması ve onarım yapılması katmanların korunmasıyla bundan çok daha Antalya kent kimliği ve Kaleiçi kimliğine ne yararlı bir durumda kalırdı.” Kubilay ELDEMİRCİ

 

 

 

 


Yorum Yap