‘KESİK MİNARE’ olarak kalmalıydı

Harita ve Kadastro Mühendisleri Odası Antalya Şube Başkanı Ufuk Aydın ve Antalya Sanayici ve İş İnsanları Derneği (ANSİAD) Başkanı Akın Akay Akıncı, kentin sembol yapısı olan ‘kesik minare’nin eski haliyle kalması gerektiğini belirtti.

‘KESİK MİNARE’  olarak kalmalıydı

‘KESİK MİNARE’ olarak kalmalıydı

Antalya'nın ilk camilerinden olan, 1896 yılında çıkan yangın sonrası kullanılmayan ve halkın 'kesik minare' olarak tanıdığı Şehzade Korkut Camii, külahının yerine takılması sonrası hizmete açılacağı günü bekliyor. Ancak kentin iki önemli sivil toplum kuruluşunun başkanı, ‘kesik minare’nin uğradığı bu değişimin kent kimliği açısından iyi olmadığı görüşünde.

KENTİN SEMBOL YAPISIYDI

Harita ve Kadastro Mühendisleri Odası Antalya Şube Başkanı Ufuk Aydın ve Antalya Sanayici ve İş İnsanları Derneği (ANSİAD) Başkanı Akın Akay Akıncı, sosyal medyadan yaptıkları paylaşımlarda kentin sembol yapısı olan ‘kesik minare’nin eski haliyle kalması gerektiği yönünde fikir beyan ettiler.



AYDIN: BİZİM PİSA KULE’MİZDİ

“Kesik minare Bizim Pisa Kule’mizdi” vurgusu yapan Harita ve Kadastro Mühendisleri Odası Antalya Şube Başkanı Ufuk Aydın, şu görüşleri paylaştı: “Kesik Minare, bizimdi. Antalya’nındı. Tüm dünyadan bize örnek gösterilen, o şehirleri ayrıcalıklı kılan sembol tarihi yapılar gibi bizim memleketimize, kentimize özel, farkımızdı. Bizim Pisa Kule’mizdi. Kaleiçi kentinin, en sağlam ‘point of interest’iydi (ilgi konusu). Antalya çocuklarının, yolunu, rotasını belirlerdi.”

ARTIK HER MİNARE GİBİ

“Kesik olması bir eksiklik değil, tam tersine onu bize özel yapan, bizi de çok havalı yapan bir semboldü. Gelip görenlerin neden bu halde diye merak edip, kentin tarihini okuyup, anlayıp, öğrendiği bir nevi anıttı. Artık her minare gibi.”




AKINCI: BENCE OLMADI!

“Bence olmadı” diyen Antalya Sanayici ve İş İnsanları Derneği (ANSİAD) Başkanı Akın Akay Akıncı ise şu duygusal paylaşımı yaptı: “Antalya’nın artık bir kesik minaresi yok. Bazen ‘aslına uygun yaptık’ dersiniz ama belki de asıl olan mevcut halidir. Çünkü yerleşik duygular, anılar, tarifler, simgeler, hafızalar orada saklıdır. Bence olmadı.” Kubilay ELDEMİRCİ

 

 

 


Yorum Yap