Eğitim deneme tahtası değildir

Eğitim ve Bilim İşgörenleri Sendikası (Eğitim İş) Antalya Şube Başkanı Fatin Iltar, Temel Eğitimden Ortaöğretime Geçiş (TEOG) yerine getirilen Liseye Geçiş Sınavı (LGS) ile öğrencilerin yine hüsrana uğradığını iddia etti. Iltar, eğitimin deneme yanılma yolu ile yürümeyeceğini belirterek, “Akıl ve bilimin olmadığı bir eğitim sistemi olamaz. Daha geriye gider dünya sıralamalarında liseler ve üniversitelerde sonunculuğu kazanmaya devam ederiz” dedi.

Eğitim deneme  tahtası değildir

Eğitim deneme tahtası değildir

Eğitim ve Bilim İşgörenleri Sendikası (Eğitim İş) Antalya Şube Başkanı Fatin Iltar, Eğitim İş Antalya Şubesi’nde İl düzenlediği basın toplantısında yine eğitimdeki aksaklıklara değindi. Eğitimde başarısızlığa yeni adımlar atıldığını iddia eden Iltar, şöyle konuştu: “LGS’ye göre yüzde 10’luk öğrencinin ‘nitelikli’ diye belirtilen sınavla öğrenci alan okullara yerleşirken (bu Antalya’da yüzde 7’lerde kaldı) diğer yerleşemeyen yüzde 93’lük bölümdeki öğrenciler istemedikleri okullara zorunlu olarak yerleştirildi. İlimizde bu yüzde 10’luk dilimin dışında kalan öğrenciler sınav puanı dikkate alınmayarak 450 puan alan ile 200 puan alan öğrenciler adrese dayalı sisteme göre aynı okul ve aynı sınıfa yerleştirildiler. Bu durumda eğitim ortamında uygunsuzluk ve seviye farkı ortaya çıkacak, eğitim veren öğretmenleri de zorda bırakacaktır. Geçmişi ile ve bulunduğu konum ile adını Antalya’da başarılara yazdırarak kaliteli eğitim veren birçok okul kurum çok büyük sıkıntı içerisine gireceklerdir. Yerleştirmelerde tercih dengesiz ve istek dışı zorlamalarla açılan İmam Hatip Liselerine talep az olunca bu kurumlar feda edilerek ikili öğretim yapacak duruma getirilerek başarısızlığa yeni adımlar atıldığı görülmektedir.”

GÜNLÜK 8 SAAT DERSİN OLDUĞU

OKULDA İKİLİ EĞİTİME GEÇİLEMEZ

21 Temmuz tarihi itibarıyla Antalya Muratpaşa İlçesi Metin Nuran Çakallıklı Anadolu Lisesi, Konyaaltı Muhittin Mustafa Böcek Anadolu Lisesi ve Kepez Nevzat Saygan Anadolu Lisesi’nin ikili öğretime geçtiğini öğrendiklerini hatırlatan Iltar, “Haftalık 40 saat günlük 8 saat dersinin olduğu bir okulda ikili eğitime geçilemez. Çünkü bu sistemde okuyan öğrenciler sabah saat 07.00’de eğitim öğretime başlamaları için saat 06.00’da yataktan kalkmaları gerekmektedir. Saat 06.00’da kalkan öğrenci, sabah 07:00’de okula gelecek bu durum bu yaştaki öğrenciler için olumsuzluk arz etmektedir. Bunun yanında 11. ve 12. sınıf öğrencilerimiz hayatlarının geleceğini belirleyecek üniversite sınavlarına hazırlanmaları için eksiklerini tamamlamak için başka eğitim kurumlarına gidiyorlar. Bu da yine öğrenci ve velilere ekonomik bir yük getirmektedir” dedi.

ÖĞRENCİLER İÇİN SIKINTI YARATIR

Öğleden sonra eğitim öğretime başlayacak olan öğrencilerin öğleden sonra saat 14:00’te derse başlayacaklarını ve çıkış saatlerinin 20:30 olacağını hatırlatan Iltar, bu durumun çocuklar üzerinde beslenme, yorgunluk ve dersleri tekrar etme konusunda bir olumsuzluk teşkil edeceğini ileri sürdü.

Iltar, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu okulların dışında bulunan bazı okullar örneğin Yavuz Selim Lisesi normal kontenjanından yüzde 50 daha az öğrenci almıştır. Bunun yanında meslek lisesi yine alması gereken öğrenci sayısından yüzde 50 daha az öğrenci almıştır. Bakanlıkta çalışan arkadaşlar, ‘neden bu okullara yüzde 50 öğrenci müracaat etti araştırmıyorlar’ diyorlar ki bu okulları isteyen öğrenci sayısı çok olduğundan dolayı siz ikili eğitime geçin sorun yok diyorlar. Sadece Lise 1’e geçen öğrenci velilerini memnun etmek ama bunun dışında bulunan 10, 11 ve 12 sınıfları düşünen yok. Bu karar her yönüyle yanlış bir karardır geri alınması gerekir.”

EĞİTİM, DENEME YANILMA

YOLU İLE YÜRÜMEZ

“Eğitim iş Sendikası olarak yine tekrar ediyoruz. Eğitim, deneme yanılma yolu ile yürümez. Akıl ve bilimin olmadığı bir eğitim sistemi olamaz. Daha geriye gider dünya sıralamalarında liseler ve üniversitelerde sonunculuğu kazanmaya devam ederiz. Sonra da faturayı eğitim çalışanları ve Cumhuriyet döneminin çağdaş, laik, bilimsel eğitimine keseriz olur biter. Nasılsa sizi destekleyecek belli kadroları işgal eden yandaşlarınız olacaktır. Eğitim programları eğitimde marka olan ülkelerde olduğu gibi eğitim çalışanlarına yazdırılarak, Cumhuriyet döneminin örnek eğitimci yetiştirdiği Köy Enstitülerinin felsefesi ile başarıya ulaşacaktır. Programlama ve planlama ihtiyaca göre ve çağa uydurularak bilimsel ve akılcı olmalıdır. Dolayısı ile plansız ve günü kurtaracak çalışmalara asla izin verilmeyerek ikili öğretim yapan okullardan derhal dönülerek normal eğitime geçilmelidir.” Kubilay ELDEMİRCİ

 


Yorum Yap