İntihar değil CİNAYET

Eski sevgilisinin baskı ve tehditleri sonucu intihar eden Zehra Demir’in davası bugün görülecek. Saat 14.00’te gerçekleşecek olan dava hakkında açıklama yapan Av. Hadi Cin, savcının mütalaa hazırlaması için ertelenen davada henüz mütalaayı göremediklerini belirtti. Bu davada Türkiye’ye örnek bir karar çıkması inancında olduğunu kaydeden Cin, “Benzer davalara emsal olmalı. Bu bir cinayet davasıdır” dedi.

İntihar değil CİNAYET

İntihar değil CİNAYET

SAVCININ MÜTALAASI HENÜZ ULAŞMADI

Tehdit aldığı eski sevgilisinin kapısına dayanması sonucu intihar eden Zehra Demir’in davasında 6 gün tutuklu kalıp salıverilen ve başka suçtan tutuklanan sanığın davasında gözler savcının mütalaasında. Dün akşam saatlerine kadar mütalaaya ulaşamayan Demir ailesinin avukatı Hadi Cin, “Biz dosyanın tamamlandığını düşünüyorduk. Bunu mahkemeye de anlattık ancak duruşma 25 Şubat'a ertelendi. Savcı mütalaası bize tebliğ edilmedi. Yarın neyle karşılaşacağımızı bilmiyoruz. Biz sanığın TCK'nın 84-4'üncü maddesinde yer alan 'kişileri cebir veya tehdit kullanarak, intihara mecbur edenler kasten öldürmeden sorumlu tutulur' hükmünde cezalandırılmasını istiyoruz" dedi.

19 Yaşındaki Zehra Demir’in uğradığı tehdit, şiddet ve baskı sonucu intiharının basit bir intihar davası olmadığını, ‘intihara mecbur bırakarak kasten öldürme’ suçundan sanığın cinayetten yargılanması gerektiğini kaydeden Zehra Demir’in avukatı Hadi Cin, bugün görülecek davanın duruşmasında kadın cinayetleri açısından örnek olacak bir karar çıkmasını beklediklerini söyledi.

BARO DA TAKİPTE

İntihara mecbur bırakarak kasten öldürme suçuyla yargılanan sanığın sadece 6 gün tutuklu kalıp daha sonra uyuşturucudan tutuklanması kamuoyunun ve ailenin yüreklerini sızlatırken, Türkiye’nin gözü bugün bu davada. Antalyalı kadın örgütleri de bu davayı yakından izliyor. Antalya Barosu’nun müdahilliğinin kabul edilmediği ama izlediği davayı Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı da izliyor.

ZEHRA DEMİR’E NASIL KIYILDI?

Kepez ilçesine bağlı Ahatlı Mahallesi'nde yaşayan Zehra Demir, aynı mahallede oturan Süleyman Taruk ile bir süre arkadaşlık etmişti. Zehra Demir, ilişkiyi bitirmesine rağmen Süleyman Taruk, peşini bırakmamış, sürekli telefonla aranyarak taciz etmiş, Demir bu yüzden 10 kez cep telefonu numarasını değiştirmişti. Taruk, en son 28 Eylül 2018'de Demir'i telefonla aramış ve yeniden birlikte olmadıkları takdirde yaşadıklarını ailesine anlatmakla tehdit etmişti. Taruk, akşam saatlerinde de Demir ailesinin kapısına gelmiş, kapıyı açan aile üyelerine Zehra Demir ile konuşmak istediğini söylemişti. Olay çıkmasından korkan aile üyeleri, baba Hakim Demir'in ‘Kim geldi?’ sorusuna, tanımadıkları birinin yanlışlıkla zile bastığı yönünde yanıt vermişti. Kapı zili tekrar çalınca da Zehra Demir'in 2 kardeşi, apartmanın önüne inmiş, elinde bıçakla kapıda bekleyen Taruk'u gitmesi yönünde uyarmıştı. Taraflar arasında çıkan tartışma sürerken Zehra Demir, 4'üncü kattaki evlerinin penceresinden atlamış ve olay yerinde yaşamını yitirmişti.

SADECE 6 GÜN TUTUKLU KALDI

Aynı gece gözaltına alınan Taruk, 'intihara yönlendirme' suçundan sevk edildiği adliyede çıkarıldığı mahkemece tutuklanmıştı. Taruk hakkında, Antalya 4'üncü Ağır Ceza Mahkemesi'nde ömür boyu hapis cezası istemiyle dava açılmış, ancak Ağır Ceza Mahkemesi, 4 Ekim 2019'da 'intihara yönlendirme' suçunun 4 yıldan 16 yıla kadar hapis cezası öngördüğünü, bu nedenle davanın Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülmesi gerektiğini bildirerek, 'görevsizlik' kararı vermişti. Taruk, tutukluluğunun 6'ncı gününde tahliye edilmişti.

ASLİYE’DEN AĞIR CEZA’YA UZUN YOL

Antalya 16'ncı Asliye Ceza Mahkemesi'nde başlayan yargılamanın ilk duruşmasında Demir ailesinin avukatı Hadi Cin, davanın ağır cezada görülmesi talebinde bulunmuş, talebi yerinde bulan mahkeme heyeti, 'görevsizlik' kararı vermişti. Uyuşmazlık üzerine dosya, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3'üncü Ceza Dairesi'ne gönderilmiş, daire, sanığın ‘telefonu aç, yoksa sizin evin orada kıyamet kopacak’ dediğini, cebir kullanarak, eve girmeye çalışması nedeniyle ölenin 4'üncü kattan atladığını anlattığı kararında; TCK'nın 84-4'üncü maddesinde yer alan 'kişileri cebir veya tehdit kullanarak, intihara mecbur edenler kasten öldürmeden sorumlu tutulur' hükmünü dikkate alıp, davanın ağır cezada görülmesine hükmetmişti. Antalya 4'üncü Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen üçüncü duruşmaya 'uyuşturucu ticareti'nden Diyarbakır'daki cezaevinde tutuklu bulunan Süleyman Taruk ile Zehra'nın annesi Gülten Demir, babası Hakim Demir ailesi ve taraf avukatları katılmıştı. Taruk, duruşmaya SEGBİS ile katılmıştı.

Bugün yapılacak davanın duruşmasına çok sayıda kadın örgütü temsilcisinin katılması bekleniyor.

Songül BAŞKAYA 


Yorum Yap