Kabul etmiyoruz!

Dün manşetten verdiğimiz ‘intihar değil cinayet’ başlıklı davanın dünkü duruşmasında savcı tutuksuz yargılanan sanığın beraatini istedi. Karara itiraz eden Zehra Demir’in ailesi ve avukatına rağmen mahkeme heyeti de ‘beraat’ dedi. Duruşmayı izleyen sivil toplum örgütleri de karara tepki gösterdi.

Kabul etmiyoruz!

Kabul etmiyoruz!

BAŞKA CANLAR YANMASIN

Eski erkek arkadaşının baskı, tehdit, şantaj ve fiziksel şiddedi sonucu 28 Eylül 2018’de canına kıyan 19 yaşındaki Zehra Demir’in ailesi dün adalet beklediği karar duruşmasını gözü yaşlı izledi. Savcının mütalaasında beraat istenirken, mahkeme heyeti tutuksuz yargılanan sanık için ‘beraat’ dedi. Baba Hakim Demir ve anne Gülten Demir, ayakta durmakta zorlanırken, “Zaten baştan beri yanlış kararlar verildi. Sanık Zehra'ya karşı işlediği suçtan dolayı bir gün bile ceza almamıştır. Ben buradan hakim ve savcıya sesleniyorum; Vicdanları rahat mı? Empati yapsınlar. Ben adalet istiyorum. Zehra bir daha gelmez. Benim canım yandı, başkasının canı yanmasın" dedi.

Antalya 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen ve kadın örgütlerinin izlediği davada beklenen emsal karar çıkmadı. İntihara sevkederek ölüme neden olmadan cinayet suçlamasıyla yargılanması gereken sanık Süleyman Taruk, beraat etti. Karara Zehra Demir’in ailesi ve kadın dernekleri temsilcileri tepki gösterdi.

28 Eylül 2018’de gerçekleşen olayda Kepez ilçesine bağlı Ahatlı Mahallesi'nde yaşayan Zehra Demir, aynı mahallede oturan ve bir süre arkadaşlık edip ayrıldığı Süleyman Taruk’un elinde bıçakla evinin kapısına dayanması sonucu intihar etmişti. Uzun süre tehdit, şantaj ve baskıya maruz kalan Zehra’nın yaşadığı olaylar sonucu intiharının basit bir dava olarak görülememesi için Demir ailesi ve avukatları uzun bir mücadele verdi. Ancak dün duruşmada savcı sanığın beraatini istedi, Demir ailesi ve avukatları 'kişileri cebir veya tehdit kullanarak, intihara mecbur edenler kasten öldürmeden sorumlu tutulur' hükmünde cezalandırılmasını istedi. Mahkeme heyeti aradan sonra verdiği kararda ‘beraat’ dedi.

ADİL BİR KARAR İSTEDİLER

Tutuksuz sanık Süleyman Taruk’un katılmadığı davanın duruşmasına Zehra Demir'in annesi Gülten Demir, babası Hakim Demir, ablası ve taraf avukatları katıldı. Duruşmayı, kadın derneklerinin temsilcileri de takip etti. Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu ve Türk Üniversiteli Kadınlar adına davayı Songül Başkaya da izledi. Savcı mütalaasında, sanığın beraatını istedi. Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekili avukat Pelin Konur, mütalaaya katılmadıklarını belirterek, “Takdir indirimi de yapılmadan cezalandırılmasını talep ediyoruz" dedi.Zehra Demir'in annesi Gülten Demirve baba Hakim Demir mahkeme heyetinden adil bir karar beklediklerini söyledi.

MÜTALAA KABUL EDİLEMEZ

Demir Ailesi'nin avukatı Hadi Cin ise savcının duruşmada öğrendikleri mütalaasının kabul edilemez olduğunu vurgulayarak, “Sanığın maktulü darp etmesi, dışarı çıkarması, kafeyi basması, taksiyle giderken takip etmesi, Zehra'yı kaçıracağından bahsederek araba hazırlaması, Elmalı'ya kaçıracağını belirtmesi, maktulün kardeşiyle yaptığı görüşmede 'Sizin orada kıyamet kopacak' demesi, iffetini zor durumda bırakması ve bıçakla kapıya dayanarak TCK'nın 84-4 maddesindeki fiili tüm unsurlarıyla gerçekleştirdiği kanaatindeyiz" diye konuştu. Mahkeme heyeti ise suç unsurunun oluşmadığı gerekçesiyle Süleyman Taruk'u beraat ettirdi.

KARARA TEPKİ GÖSTERİLDİ

Zehra Demir'in ailesi, avukatları ve kadın dernekleri temsilcileri, duruşma sonrası adliye önünde açıklama yaptı. Mütalaanın duruşmada açıklandığını belirten avukat Hadi Cin, “Demek ki mütalaa sanığın beraati yönünde olduğu için bize gelmedi. Biz de duruşmada iddia makamının sanığın atılı suçtan beraatine yönelik mütalaasını öğrenmiş olduk. Bunu kabul etmedik. Gerekli açıklamaları yaptık. Şu anda Zehra'ya karşı hiçbir suç işlenmediği sonucuna varıldı. Bu kabul edilebilir bir şey değil. Kamu vicdanı bunu kabul etmez. Zehra'ya karşı yaptığı tüm fiiller cezasız kalmış oldu. Sonuna kadar gidilmesi gereken ve asla vazgeçilmemesi gereken işlerden birisi bu. Biz bir şekilde bu işten sonuç almayı umuyoruz. Çok üzgünüz. Sanık maalesef elini kolunu sallayarak geziyor. En azından 3-5 yıl hapis cezası verebilirdi. Yani şimdi Zehra'ya karşı hiç mi suç işlenmedi? Bu kararı vicdanen, hukuken kabul etmiyoruz. Maalesef kötü ve yanlış bir karar verilmiş oldu. O yüzden tepkiliyiz" dedi.

ADALET İSTİYORUM

“Zaten baştan beri yanlış kararlar verildi. Sanık Zehra'ya karşı işlediği suçtan dolayı bir gün bile ceza almamıştır. Ben buradan hakim ve savcıya sesleniyorum; Vicdanları rahat mı? Empati yapsınlar. Ben adalet istiyorum. Zehra bir daha gelmez. Benim canım yandı, başkasının canı yanmasın" diyen baba Hakim Demir ise sonuna kadar yargı mücadelesini sürdüreceklerini ifade etti.

Songül BAŞKAYA 


Yorum Yap