Doğal koruma alanlarının sonu!

Türkiye koronavirüs ile mücadele etmeye çalışırken, 16 Mart’ta yürürlüğe giren koruma alanlarına ilişkin yönetmelik değişikliği kafaları karıştırdı. Mimarlar Odası Antalya Şube Başkanı Serdar Aykurt, yapılan değişikliğin koruma alanlarının sonunu getirebileceğini söyledi.

Doğal koruma  alanlarının sonu!

Doğal koruma alanlarının sonu!

Türkiye koronavirüs ile mücadele etmeye çalışırken, 16 Mart’ta yürürlüğe giren koruma alanlarına ilişkin yönetmelik değişikliği kafaları karıştırdı. Mimarlar Odası Antalya Şube Başkanı Serdar Aykurt, yapılan değişikliğin koruma alanlarının sonunu getirebileceğini söyledi. 

SALDA’YA MADENCİLİK ÖRNEĞİ

Sit alanlarını turizme ve madenciliğe açan düzenlemeye tepki gösteren Serdar Aykurt Başkanlığı’ndaki Mimarlar Odası Antalya Şubesi yönetimi, “SİT alanlarında, kamu yararına aykırı olarak yapılan her türlü plan ve uygulamanın karşısındayız ve takipçisiyiz” diyerek, konuya dair açıklama yaptı. İlgili yönetmelikte yapılan değişiklikle bu alanlarda madencilik faaliyetine izin çıktığını kaydeden Mimarlar Odası Antalya Şube Başkanı Serdar Aykurt, “Kesin korunması gerekli alanlarda Salda Gölü örneğinde olduğu üzere madencilik yapılabileceği anlaşılmaktadır ki, bu da doğal koruma alanlarının sonu demektir” dedi.

TORUNLARIMIZIN EMANETİ

Oda tarafından yapılan açıklamada, “Jeolojik devirlere ait olup, ender bulunmaları nedeniyle olağanüstü özelliklere sahip yer üstünde, yeraltında veya su altında bulunan korunması gerekli alanların yanlış planlama ve insan baskısı ile yok edilmesine, inşaat yoğunluğu ne olursa olsun yapılaşmasına karşıyız. Ülke olarak küresel salgın ile mücadele ettiğimiz bu kritik ve zor süreçte, en büyük hassasiyetlerimizden biri olan, atalarımızdan miras değil, torunlarımızdan emanet aldığımız bu alanlarla ilgili alelacele alınan bu kararın, kamu yararına aykırı olduğunu bildiririz” denildi.

Mimarlar Odası Antalya Şubesi Başkanı Serdar Aykurt Başkanlığı’ndaki yönetim kurulu, 19.07.2012 tarih ve 28358 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren “Korunan Alanların tespit Tescil ve Onayına İlişkin Usul Ve Esaslara dair Yönetmelik”te yapılan değişikliğe dair açıklama yaptı.

YETKİ BAKANLIK’TAN KOMİSYONA

16 Mart 2020’de Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren değişikliği değerlendiren Mimarlar Odası Antalya Şubesi kaygılarını paylaştı. Yönetmelikte yapılan değişiklikle korunması gerekli tabiat varlıkları ve bunlara ait koruma alanları ile doğal sit alanlarında gerçekleştirilecek iş ve işlemler için yetkinin Bakanlık’tan alınarak Merkez Komisyonu tarafından belirlenecek Bölge Komisyonlarına devredildiğini aktaran oda yönetimi, bu alanlarda tek karar mercii olacak olan bu komisyonun niteliği ve niceliğinin şüphe uyandırdığı aktarıldı.

ALANLARDA YAPILAŞMA ARTIRILDI

Odanın yaptığı yazılı açıklama şöyle: “Değişiklik öncesi Doğal Koruma Alanlarında sadece örtü altı tarım ve kültür balıkçılığı dışında, tarım, balıkçılık ve alanla uyumlu çadırlı kamp alanı, bungalov ve günübirlik faaliyetler yapılabiliyordu. Yapılan değişiklikle bu faaliyetlere; tıbbi ve aromatik bitki uygulamaları, hayvancılık, balıkçı barınağı, iskele, doğal kaynak suyu kullanımına yönelik uygulamalar, içme suyu amaçlı baraj ve göletler, doğal göl ve denizler hariç kültür balıkçılığı faaliyetleri, zorunlu teknik altyapı eklenmesi suretiyle, alanlardaki yapılaşma arttırılmıştır. Özellikle hayvancılık, balıkçı barınağı, iskele gibi uygulamalar, doğal koruma alanlarının yok olmasına sebep olabilecek uygulamalardır.”

 

KORUMA ALANLARI TEHDİT ALTINDA

“Kesin korunacak hassas olanlar olan SİT alanlarında korumaya katkı sağlayacak, uyumlu ve düşük yoğunluklu turizm ve yerleşim alanları yapılabilmesi maddesi değiştirilerek SİT alanlarında entegre tesis niteliğinde turizm yapılarının yapılabilmesinin önü açılmış, doğal, tarihi, kentsel ve arkeolojik koruma alanları tehdit altında bırakılmıştır. İlgili yönetmelikte ‘Sürdürülebilir koruma ve kontrollü kullanım alanlarında bulunan madenlerin milli menfaatlere uygun olarak aranması, hangi şartlarda ve ölçülerde işletileceği, kapatılması ve alanın rehabilitasyonu ilke kararları doğrultusunda alınacak olan Bölge Komisyonlarının kararları doğrultusunda yapılır’ ifadesiyle yapılan değişiklikle bu alanlarda madencilik faaliyetine izin çıkmıştır. Kesin korunması gerekli alanlarda Salda Gölü örneğinde olduğu üzere madencilik yapılabileceği anlaşılmaktadır ki, bu da doğal koruma alanlarının sonu demektir.”

Haber Merkezi

 


Yorum Yap