26. YIL KUTLAMASI

13 Mayıs 1994 tarihli TMMOB Genel Kurulu'nda Peyzaj Mimarları Odası`nın( PMO) kurulumunun onaylanmasıyla Oda çatısı altında örgütlenmesine başlayan peyzaj mimarları, 26. yıl kutlamasına hazırlanıyor. Yarın PMO Antalya Şubesi, Atatürk Anıtı'na çelenk sunarak, kutlamalarını yapacak.

26. YIL KUTLAMASI

26. YIL KUTLAMASI

Peyzaj Mimarları Odası Antalya Şube Başkanı Teoman Akçalı, Ulusal Peyzaj Mimarlığı Günü dolayısıyla açıklama yaptı. 1967 yılında Peyzaj Mimarisi Derneği çatısı altında örgütlenmeye başlayan peyzaj mimarlarının, 13 Mayıs 1994 tarihli TMMOB Genel Kurulu'nda Peyzaj Mimarları Odası'nın kurulma kararının alınmasıyla oda çatısı altında örgütlendiğini belirten PMO Antalya Şube Başkanı Akçalı, 26. yıla dair görüşlerini, önerilerini paylaştı. 


RANT UĞRUNA KOPARILAN DOĞAL ALANLAR 


PMO Şube Başkanı Akçalı açıklamasında ilk olarak  Covid-19 salgınına değindi ve "Dünyanın neresinde olursak olalım bizleri evlerine kapatmış ve gelişen, dönüşen dünyada bir sistem problemi olduğunu ortaya koymuştur. Başta nüfus yoğunluğunun yaşadığı kentler olmak üzere, tüm insan yerleşimlerinde yanlış peyzaj politikaları uygulandığı küresel COVID-19 salgını ile daha da fark edilir olmuştur. Fiziki mesafenin korunamadığı kalabalık kentler, güneş ve temiz hava ihtiyacının karşılanmasında yetersiz olan açık yeşil alanlar kentlerimizin içerisinden rant uğruna kopartılan doğal alanlar nedeniyle virüs kentlerde hızla yayılmış ve faturası tüm toplumlar için çok ağır olmuştur. Böyle bir durumda kent peyzajının toplum sağlığı ile doğrudan ve dolaylı olarak ekonomiye etkileri yadsınamayacaktır. Buna rağmen Peyzaj Mimarlığının ve meslektaşlarımızın tanınırlığının sınırlı olması hem kamu yararı hem de mesleği icra edenler açısından kaygı vericidir" dedi. 


İKLİM KRİZİNE DİKKAT 


Başkan Akçalı, "COVID-19 salgınını umuyoruz ki en kısa sürede atlatacağız fakat önümüzde en önemli başka bir tehdit olarak duran İklim Kriz bizi beklemektedir. Yeni bir küresel ve toplumsal krize mahal vermemek ve hazırlıksız yakalanmamak için Peyzaj Mimarlığı meslek disiplininden en üst düzeyde yararlanılması ve meslektaşlarımızın mutlaka kentlerin yeniden yaratımı sürecine dahil edilmeleri gerekmektedir. Çünkü planlamadan tasarıma, korumadan onarıma ve peyzaj yönetimine kadar uzanan geniş yelpazede katkısı ve başarısı ispatlanmış bir meslek disiplininin ekolojiye, biyoçeşitliliğe olan katkıları ileride hepimizin en temel ihtiyaçları olan konforlu açık alanlar, içilebilir su, solunabilir hava ve güvenli gıda olarak geri dönecektir. Sadece bu sebepler dahi Peyzaj Mimarlığının ne derece önemli bir bilim alanı olduğunu ortaya koymaktadır" dedi. 


Akçalı'nın açıklaması şöyle: "Tüm alışkanlık ve yaşam şeklimizi yeniden gözden geçirdiğimiz bu günlerde; doğal, kültürel ve tarihi peyzajlar hakkında karar alınırken konunun doğrudan muhatabı ve kamu kurumu niteliğinde tek kuruluşu olan TMMOB Peyzaj Mimarları Odası’nın görüş ve talepleri göz ardı edilmeyerek, yaşanan sıkıntılar daha da derinleşip içerisinden çıkılmaz bir hal almasına izin verilmemelidir. Bu amaçla Avrupa Peyzaj Sözleşmesinin tarafı ve imzacısı olan bir ülke olarak Peyzaj Mimarlığı mesleğine ait yasal ve yönetsel düzenlemeler derhal tamamlayarak hayata geçirilmelidir."


ÜZÜNTÜ VE KAYGI DUYUYORUZ 


"Her geçen gün giderek artan sosyal, kültürel, eğitsel, çevresel, kentsel, ekonomik sorunlara; bütüncül, akılcı, işlevsel ve sürdürülebilir planlama yaklaşımlarıyla çözümler bulmak yerine taraflı bakış açılarıyla doğal, kültürel, tarihi peyzaj alanlarının yok olmasına seyirci kalınmasından dolayı derin üzüntü ve kaygı duyuyoruz. Peyzaj Mimarları Odası olarak 26. yaşımızda diyoruz ki ülke geleceği açısından riskler barındıran meslek alanlarımızı da yakından ilgilendiren; başta Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu, İmar Kanunu, Yapı Denetim Kanunu, Kıyı Kanunu, Mera Kanunu, Büyükşehir Belediye Kanunu olmak üzere doğal, kültürel, tarihi peyzajlara yönelik tüm yasa ve uygulamaları kamu yararı doğrultusunda yeniden gözden geçirilmelidir."


KALICI, SÜRDÜRLEBİLİR, KİMLİKLİ KENT


"Ülkemizdeki imar faaliyetleri ve yapı üretim sürecinin, kentlerimizin planlı ve sağlıklı gelişimi, kentsel yaşamın niteliğinin yükseltilmesi, kültürel, tarihî ve doğal varlıklarımızın planlı gelişimi ve varlıklarının idamesine izin verilmelidir. Mekânsal yozlaşmalar, toplumsal ve kültürel erozyonlar karşısında 'kalıcı, sürdürülebilir, kimlikli ve çağdaş' bir çevrenin temel imar ve kentleşme hedefi olması yönünde peyzaj mimarları mutlaka görevde olmalıdır. 

Kentlerimiz rantlara göre şekillendirilmekte, plansızlık egemen kılınmaktadır. Çalışma yaşamı, peyzaj mimarlığı bilimlerinin uygulandığı, insanca barınma hakkının ve deprem gerçeğinin gerektirdiği, yapı denetimi, enerji, tarım, orman, su kaynakları ve kentlerin yönetimi gibi alanlarda, mesleğimiz ilke ve esasları doğrultusunda mesleki denetim ve bilimsel-teknik kriterler devre dışı bırakılmadan planlamaların yapılması, Peyzaj Mimarlığı disiplininin gerekleri olmaksızın planlama kriterleri oluşturulmaması için bugün bir kez daha "Kamuda İstihdam Şart" diyerek Peyzaj Mimarı istihdamının ivedilikle gerçekleştirilmesi gerekliliğini kamuoyu önünde bir kez daha paylaşırız."


"TMMOB Peyzaj Mimarları Odası, gücünü ilkelerinden, üyesinin ülkesine, halkına, meslek alanlarına ve mesleğine sahip çıkan mücadelesinden almaktadır. Odamızın 26. kuruluş yıldönümü olan, 13 Mayıs 2020 Çarşamba günü, "Ulusal Peyzaj Mimarlığı Günümüzü ülke genelinde kutluyor, kamuda, kendi işyerinde, ücretli ve akademilerde çalışan meslektaşlarımız ve öğrencilerimizle birlikte yıllardır yinelediğimiz sloganımızı geliştirerek "CANLI, CANSIZ TÜM VARLIKLARIN BULUNDUĞU HER YERDE BİZ VARIZ!" diyor ve ülkemizin doğal, kültürel ve tarihi peyzaj varlıklarına sahip çıkacağımızı deklare ediyoruz."


Haber Merkezi


Yorum Yap