BAKAN'IN ADI YERİNE PAKDİL!

Cumhuriyet Eğitim Devrimi'nin Milli Eğitim Bakanı Mustafa Necati'nin adı Ankara'daki “Mustafa Necati Kültür Evi”nden kaldırıldı. Karar tepki çekti. Kültür Evi’ne ‘Yaşasın şeriat’ sloganı atan İslamcı yazar Nuri Pakdil’in adı verildi. Pakdil, Cumhuriyet düşmanlığıyla bilinen bir yazardı ve geçtiğimiz yıl vefat etmişti.

BAKAN'IN ADI YERİNE PAKDİL!

BAKAN'IN ADI YERİNE PAKDİL!

Yeni Kuşak Köy Enstitüler Derneği (YKKED) Cumhuriyet Eğitim Devrimi'nin izlerini yok etmeye yönelik adıma tepki göstererek açıklama yaptı ve imza kampanyası başlatıldı. Kampanyaya YYED Antalya Şubesi de destek verdi. 


YKKED adına yapılan basın açıklaması şöyle “Memlekette Okul Bulamayan Çocuk Bırakmayacağım” diyen Cumhuriyet Eğitim Devrimi'nin 6. Devrimci-Aydınlık Milli Eğitim Bakanı Mustafa Necati onurumuzdur. Ankara’da “Mustafa Necati Kültür Evi” tabelasından Mustafa Necati adı asla silinemez. Mustafa Kemal’in Milli Eğitim Bakanı Mustafa Necati, bakanlığın çatısını kuran, öğretmenlik meslek onurunu öne çıkaran, Gazi Eğitim Enstitüsü, Millet Mektepleri, Köy Enstitüleri'ne giden deneysel pedagojik çalışmalar olan Denizli-Kayseri Zencidere Köy Muallim Mekteplerini kuran, Yücel’i, Tonguç’u ve diğer aydınları müsteşarı Nafi Atuf Kansu aracılığıyla bakanlıkta toplayan, iş okulu anlayışını çalışmalarına katan, Talim Terbiye Kurulu'nu kuran, karma eğitimi hayata geçiren, yurt dışına öğrenciler gönderen, ışık saçan milli eğitim bakanıdır."

İTİRAZ EDİYORUZ

"1926 -1929 döneminin Milli Eğitim Bakanı Mustafa Necati’nin Ankara’da kültür evinden adının silinmesini kabul etmiyoruz… İtiraz ediyoruz. Siyasal iktidar Ankara Mithatpaşa Caddesi üzerindeki tarihi “Mustafa Necati Kültür Evi” ni daha önce de bir yiyecek firmasını vermeyi gündeme getirmiş, tepkiler üzerine bu kararını geri almak durumunda kalmıştı. Kültür Bakanlığı bu kez de Mustafa Necati Kültür Evi binasına Cumhuriyet Eğitim Devrimi karşıtı bir yazarın ismini vererek “Kültür ve Turizm Bakanlığı Nuri Pakdil Edebiyat Müzesi” tabelası asmıştır. Yapılan iş Cumhuriyetin aydınlık Milli Eğitim Bakanı, Ulusal Kurtuluş Savaşı kahramanı Mustafa Necati’nin anısına, emeğine saygısızlıktır. Yeni Kuşak Köy Enstitüler Derneği (YKKED) olarak Cumhuriyet Eğitim Devrimi'nin izlerini yok etmeye yönelik bu işleme itiraz ediyoruz. Aşağıda imzaları olan YKKED üyeleri ve dostları olarak işlemin geri alınmasını talep ediyoruz."

İLK İMZACILAR 

Prof. Dr. Kemal Kocabaş, Prof. Dr. Ethem Duygulu, Prof. Dr. İzge Günal, Prof. Dr. Nevzat Kavcar, Prof. Dr. Doğan Göçmen, Prof.Dr.Osman Demircan, Prof. Dr. Süleyman Bozdemir, Prof. Dr. Ayfer Kocabaş, Doç. Dr. Güzel Yücel Gier, Doç. Dr. Nilsen Gökçen, Dr.Alper Akçam, Dr. Semiha Günal, Dr. Selahattin Beyaz, Rıfat Güler, Hüseyin Bozdağ, Av. Gökhan Bal, Av.Şahap Cesur, Fulya Çetik, Hamit Demirhan, Emin Öztürk, Ali Umut Tokcan, Seçil İpek, Neşe Kayhan, Asya Işık, Doğan Albayrak, Serpil Bal, İnci Cesur, Gönül Ulutaş Bakşi, Turhan Tuncer, Osman Güner, Özgün Utku, Melahat Yıldırım, Gülsen Gökçen Esel, Bihter Bilir, Hafize Tosun, Mualla Orman, Günsel Solak, Cengiz Öksüz, Zübeyit Çelik, Av.Ali Gönen, Sadi Öncü, Mevlüt Kaplan, Özgür Kaplan, Jülide Akköprü, Ayhan Türkseven, Ayşegül Odabaşıoğlu, Halil Gül, Yavuz Ali Sakarya, Muzaffer Koçak.


Haber Merkezi


yorum-resim

Dr. Sadık Özen 2 Ağustos 2020

Sayın Yavuz Ali Sakarya'ya bu çok değerli yazılarından dolayı sonsuz teşekkürlerimi ve saygılarımı sunuyorum. Bu üzücü haber duyulduktan sonra, Mustafa Necati'nin Darendeli hemşehrileri, Türkiye'nin ilk kurulan Kültür Derneği olan "Darende Kültür Derneği" etrafında tek yumruk olarak birleştiler ve bu haksız tasarrufa karşı ortak bir mücadele başlattılar. Bugün Dernek Başkanımız Sayın Ömer Şevket Soylu'dan aldığım habere göre Kültür Bakanlığı tarafından "Mustafa Necati Kültür Evi"nin eski statüsünde kalması gerçekleşmiş. Cumhuriyeti Devrimimizin Çoban Yıldızı Mustafa Necati aynı ihtişamıyla parlamakta devam edecek. Darendeliler olarak bugün iki bayramı birlikte kutluyor, bu konuda hayırlı karar alınmasında emeği geçenleri gönülden kutluyoruz. Çalışmalarımız boşa çıkmamış, kazanılmış bir hak tescil edilmiştir. Büyük mutluluk içindeyiz. Saygılarımla...

yorum-resim

Yavuz Ali Sakarya 15 Haziran 2020

56 dk. ·
Songül Hanım, öncelikle paylaşımınız için çok teşekkür ederim. yorum olarak bir başka arkadaşımın paylaşınımı öncelikle göndermek istiyorum.
"Düne Bakma Durağı'nda Banu Mertyürek Güler arkadaşımın Mustafa Necati ve Ankara Mustafa Necati Kültürevi'nin tabelasının değişimine yönelik yazısı.

"Ağrı sızı içinde kendisini atmıştı Ulus’taki Maarif Vekaleti’nin olduğu binaya Cengiz Öğretmen. Zar zor çökmüştü kapının önündeki tahta sıraya. Böbrekleri ağrıyordu hem de ne ağrı. Tam o sırada bir araba yanaştı kapıya. İki kişi indi içinden. İri yarı, esmer olanı, “Siz kimsiniz ?” diye sordu Şarkışla İstiklal İlkokulu Başöğretmeni Cengiz Bey’e. “Muallimim” diye cevap verdi Cengiz öğretmen, derken de ayağa kalkmaya çabaladı. “Muallim burada oturmaz. Hem de hasta muallim” diyip koluna girdi Cengiz öğretmenin iri yarı adam. Odasına götürüp koltuğuna oturttu. Türkiye Cumhuriyeti Milli Eğitim Bakanı Mustafa Necati’nin koltuğunda oturuyordu şimdi Cengiz öğretmen. Aceleyle saymanlığı aradı Mustafa Necati, öğretmen “param var” diyecek oldu. Eliyle, dur işareti yapıp “biliyorum” dedi bakan. Sonra da bir tren bileti ayarlayıp doğruca İstanbul’a yolladı öğretmenini. Aceleyle ameliyata aldılar Cengiz öğretmeni. Bir böbreğini yitirmişti. Zamanında müdahale edilmese neredeyse ölecekti. Ertesi gün gözünü açtığında Başhekim elinde Maarif Vekili Mustafa Necati’nin telgrafıyla başucundaydı. Öğretmenleri çok kıymetliydi onlar için. Kimine “yavrum” diye mektuplar yazıyordu kimine “meslektaşım” diyerek. Bir de “Beyaz Zambaklar Ülkesi”nde kitabını koyuyordu mektup zarflarının içine.“Yılmak” yoktu kitabında, yorulmak da. Hasıydı devrimcinin…Dilinden düşürmediği bir sözcüktü, “Kardeş”. Öfkesi de parlaktı, sevinci de. “Efe”ydi çünkü. Bir yandan da Dağıstan’ın o sert ve kararlı kişiliğiyle yoğrulmuştu genleri. Mustafa Kemal’in “Devrim Neferi”ydi Mustafa Necati. Latin harflerini öğretmek için karış karış ülkeyi gezerken, “yeni hafler gelince Kur-ân kalkalacak” diyenlerle savaşmıştı cesurca. Neferdi nefer olmasına ama körü körüne de bağlı değildi. Gözünü budaktan, sözünü meclisten esirgemeyen adamdı Mustafa Necati. Öyle olduğu için de “Şu Meclis’te en çok ondan çektim” demişti Mustafa Kemal; ama en çok da ondan beklemişti devrimin yıldızını parlatmasını. Öldüğü gece ağlamıştı, “ne evlattı o” diye diye hem de. İlişikteki haber 5 Ocak 1929 tarihli Milliyet Gazetesi’nden, Gazi Mustafa Kemal’in, Mustafa Necati’nin ölümü sonrası verdiği ilan. Ona verdiği değerin göstergesi gibi.
Gencecikti, 35 yaşında öldü Mustafa Necati. Ankara'da yıllarca “Mustafa Necati Kültür Evi” olarak kullanılan binanın birkaç gün önce tabelası değiştirildi. Bina artık Nuri Pakdil Edebiyat Müzesi. Adı silindi Mustafa Necati'nin binadan.
Öğretmenleri gittikleri heryeri ışıtacak birer yıldızdı onun için. Mustafa Necati ise çoban yıldızıydı devrimin. Hani gün doğumlarında gökyüzünde parlak bir yıldız belirir ya oydu işte…Mümkün mü güneşte bile görünen bir yıldızın ışığını söndürmek?" Banu hanıma bir kez daha teşekkür ediyoruz. Mustafa Necati gerçek bir yıldız'dı. O yıldızı söndürmeyeceğiz.

Yorum Yap