MEB uzaktan eğitime de yüz yüze de hazırlıksız!

Eğitim Sen Antalya Şubesi, bugün saat 13:00’da basın açıklaması yaptı. Yapılan basın açıklamasında Uzaktan Eğitim döneminin dezavantajları ve eğitim sistemi için gerekli öneriler konuşuldu.

MEB uzaktan eğitime de  yüz yüze de hazırlıksız!

MEB uzaktan eğitime de yüz yüze de hazırlıksız!

 Eğitim Sen Antalya Şubesi basın açıklaması, Eğitim Sen Antalya Şube binasında yapılan açıklamada Eğitim Sen Antalya Şube Başkanı Nurettin Sönmez ve Eğitim Sen Merkez Yönetme Kurulu Üyesi Derya Yolcu konuşma yaptı.

SÜRECİN OLUMSUZ ETKİLERİ VAR

Eğitim Sen Antalya Şube Başkanı Nurettin Sönmez, “Kovid-19 salgını dünyada ve ülkemizde bütün hızıyla yayılmaya devam ederken, sağlık, eğitim ve çalışma yaşamı başta olmak üzere toplumsal yaşamın bütün alanlarını olumsuz etkilemektedir. Dünya genelinde bütün eğitim kademelerinde bir buçuk milyarın üzerinde öğrencinin eğitim yaşantısı Pandemiden kaynaklı olağan akışının dışına çıkmış, eğitim alanında da bir kriz yaşanmaya başlanmış, geleneksel yüz yüze eğitim ortamlarından zorunlu olarak uzaklaşılmıştır.”

“2020-2021 eğitim öğretim yılında okul öncesi ve birinci sınıf öğrencileri için yüz yüze gerçekleşecek eğitim seyreltilmiş olarak 21 Eylül tarihinde başlayacaktır. Diğer kademelerdeki eğitim ‘uzaktan eğitim’ yolu ile sürdürülecektir. Eğitim sürecinde yaşanan zorunlu boşluk ‘uzaktan eğitim’ uygulamaları ile kapatılmaya çalışılsa da yaşanan sürecin eğitim emekçileri, öğrenciler ve veliler üzerindeki olumsuz etkileri artarak sürmektedir.”

VAR OLAN EŞİTSİZLİKLER DERİNLEŞECEK

“Eğitim Sen olarak sürecin başından itibaren eğitimin yüz yüze devam etmesi gerektiğini ısrarla vurgularken, uzaktan eğitimin var olan eşitsizlikleri daha da derinleştireceğini belirtmekteyiz. Yüz yüze eğitime geçilmesi için salgının belirli oranda bastırılması, okullarda sağlık riski oluşmasını engelleyecek gerekli tüm önlemlerin alınmasını ve okulların güvenli olarak açılması gerektiğini ısrarla vurgulamaktayız. MEB, yaptığımız tüm uyarılara rağmen yüz yüze eğitim için de uzaktan eğitim için de gerekli hazırlıkları yapmamıştır.”

Başkan Sönmez, bu süreçte sendika olarak önerilerini şöyle sıraladı:

1-     Öğrencilerin eğitim ve yaşam hakkı bir bütündür. Öğrencilerin eğitim ve bilim emekçilerinin sağlığın, yaşamını güvenceye almadan eğitim hakkının güvenceye alınması mümkün değildir.

2-     Öğrencilerin okula gelip giderken kullandıkları ulaşım araçları önemli oranda sağlık riski oluşturmaktadır. Bu riski ortadan kaldırmak için öğrencilerimiz ve eğitim emekçilerine ücretsiz servis olanağı sağlanmalıdır.

3-     Okullar açılmadan önce fiziksel mesafe ve hijyen planlaması yapılmalıdır. Okullarda bir sınıfta en fazla 12 öğrenci olacak şekilde düzenleme yapılmalıdır.

4-     Taşımalı eğitime son verilerek, köy okulları yeniden eğitime açılmalıdır.

5-     Atıl kamu binalarında düzenleme yapılarak buralardan derslikler oluşturulmalıdır.

6-     Okulların çoğunda temizlik ve hijyen sorunu yaşanmaktadır. İktidarın bu durumu ortandan kaldırmak için kaynak ayırmaması ve okulların da kendi bütçesi olmadığı için bu konuda sorunlar yaşanması kaçınılmazdır. Eğitimin ihtiyaçlarının karşılanması için bir bütçe oluşturulmadan atılacak her adımın riski daha da büyütmekten başka bir sonuç vermeyeceği bilinmelidir. Eğitim kurumlarının bütün ihtiyaçları salgın koşullarına göre yeniden güncellenmeli ve bu ihtiyaçların giderilmesi için ek bütçe oluşturulmalıdır.

7-     Bütün eğitim kurumlarında sağlık birimleri oluşturulmalı, yeterli sayıda doktor ve hemşire görevlendirilmelidir. Bütün eğitim kurumlarının maske, dezenfekten, temizlik ve hijyen malzemeleri! karşılanmalıdır.

8-     Okullarda temizlik ve hijyen işlerinde çalışacak personel açıkları kadrolu atama ile karşılanmalı, hijyen ve salgınla mücadele konusunda eğitim almaları sağlanmalı ve salgına karşı gerekli ekipmanla donatılmaları sağlanmalıdır.

9-     Bilim insanlarının önerileri doğrultusunda okulların yüz yüze eğitime açılmasına karar verilmesi durumunda eğitim emekçilerine ve öğrencilere ücretsiz test ve aşı yapılmadır.

10-  Uygun koşullar sağlandığında yüz yüze eğitim için önemli oranda öğretmen ihtiyacı olacaktır. Yeterli sayıda öğretmen ataması kadrolu, güvenceli olarak yapılmalıdır.

11-  Öğrencilerimize ve öğretmenlere uzaktan eğitim için gerekli internet, teknik destek veya tablet ücretsiz olarak verilmelidir.

 SÜRECİN SONU ÇOCUK YAŞTA EVLENDİRME VE ÇALIŞTIRMA

Eğitim Sen Merkez Yönetme Kurulu Üyesi Derya Yolcu, “Bir pandemi süreciyle karşı karşıyayız bilindiği üzere. Bu süreç içine Eğitimde var olan sorunları çok daha derinleştirdi. Eşitsizlikler daha çok artış gösterdi özellikle çalışmak zorunda olan yoksul çocuklar ve ana dili Türkçe olmayan çocuklar için süreç çocukları işçileştirme ve hatta çocuk yaşta evlendirme ile sonuçlanacak bir duruma evrildi. Özel Okullar öğrenci ve kaynak bulmakta hiçbir sıkıntı yaşamıyorlar ama Devlet Okulları ek bütçe bulunmadığı için açılamıyor. Veliler inanılmaz derecede kaygılı sorumluluklar tamamen velilere ve öğretmenlere bırakılmış durumda.”

EĞİTİMDE ÖZELLEŞTİRME OLMAMALI

“Milli Eğitim esas sorumludur Sosyal Devlet İlkesi gereğince bütün ihtiyaçlar karşılanmalıdır dediğimiz bu dönemde sorumluluklarından kaçan ve bu durumu da ört pas etmeye çalışan bir yönetim söz konusu. Bu durum siyasi iradenin bir tercihidir. Devlet okullarından yana politikalar üretmek yerine özel okullardan yana politikalar üretilmektedir. Biz özelleştirmelere karşıyız.”

ANTİ DEMOKRATİK UYGULAMALARA ŞAHİT OLDUK

“Eğitim ve sağlık temel insan haklarıdır. Parasız eğitim için bir mücadele yürütüyoruz. Bunun hakkımız olduğunu düşünüyoruz. Pandemi sürecinde birçok anti demokratik uygulamaya da şahit olduk. İstanbul Sözleşmesi’nin tartışıldığı, 6284 yasalı kanunu koruyan yasanın kısıtlandığı bir süreçten geçtik. Belediyelere kayyum atandı. İnfaz yasası uygulandı ama taciz, tecavüzcüler dışarıya çıkarıldı ama düşüncesinden dolayı gazeteciler içeride tutulduğu bir sürece tanık olduk.”

PİYASACI EĞİTİM SİSTEMİ 

“Biz Eğitim Sen olarak eğitim sisteminin cinsiyetçi, milliyetçi, muhafazakar ve piyasacı bir sistem olduğunu hep ifade etmeye çalıştık. Uzaktan eğitim süreci durumun aslında hep bizim ifade ettiğimiz gibi olduğunu şeffaf bir şekilde göstermiş oldu. Çocuklarımız ayrımcı, ötekileştirici hatta yer yer ırkçı ifadeler ile hep karşı karşıya kalıyorlardı. Bu noktada biz demokratik bir eğitim için mücadele ediyoruz. Müfredatın daha evrensel olması için taleplerimizi iletiyoruz.”

Ziya Nur SEZEN


Yorum Yap