İYİ Parti: 'Antalya'da birinci parti olacağız'

İYİ Parti Antalya İl başkanlığı, kentte 2021 yılında hızlı başladığı siyasi faaliyetlerine yeni bir ivme kattı. Bu kapsamda pandemi sürecinde ülkenin ve Antalya’nın yaşadığı sorunların anlatıldığı toplantılar düzenleyen İYİ Parti, ülkenin içine düşürüldüğü dar boğazdan çıkmak için çözümler ortaya koydu

İYİ Parti: 'Antalya'da birinci parti olacağız'

İYİ Parti: 'Antalya'da birinci parti olacağız'

İYİ Parti, Antalya İl Başkanı Mehmet Başaran’ın ev sahipliğinde tarımdan turizme, siyasetten koronavirüs aşısına kadar değerlendirmelerde bulundu. Programlara Antalya Milletvekilleri Hasan Subaşı ve Feridun Bahşi de katılarak, Antalya’nın geleceği ile ilgili konularda hakkında katkı koydular.


İYİ PARTİ'DEN 'İKTİDAR OLACAĞIZ' ÇIKIŞI

Kentte çeşitli sivil toplum kuruluşlarını ziyaret ederek ekonomi politikalarını anlatan İYİ Parti heyeti, ilçe başkanları, yönetimleri ve ardından basın mensuplarıyla bir araya geldi. 

Antalya’nın seçimlerini tamamlayarak kurumsal yapıya kavuştuğuna dikkat çeken İyi Parti Antalya İl Başkanı Mehmet Başaran, “Antalya’da önce ilçe kongrelerimizi tamamladık. 1 Eylül’de il kongremizi yaparak İyi Parti olarak kurumsal yapıyı sağladık. 16 binlerde aldığımız üye kaydımızı bugün 19 binlere taşıdık. Gece gündüz durmadan istişare halinde çalışıyoruz. İnşallah önce 25 bin, sonra da Antalya’da 50 bin üyeye ulaşacağız. İlk gün dediğimiz gibi ‘Antalya’nın dağlarına taşlarına ‘İYİ PARTİ’ yazacağız”. Antalya’da birinci parti olacağız. Genel Başkanımız Sayın Meral Akşener’i Cumhurbaşkanı yapacağız. Aynı inançla hep beraber yola devam ediyoruz. Allah’ın izniyle hep beraber bu işi başaracağız. Antalya’da birinci parti olacağız, iktidar olacağız. Belki de Türkiye birinci olacağız” diye konuştu.


YASAKLI TÜRKİYE VURGUSU


İYİ Parti TBMM Grup Başkanı Prof. Dr. İsmail Tatlıoğlu, İyi Parti’nin “Türkiye kötü yönetiliyor ve Türkiye savruluyor, tarihin gerisine düşüyor, bu da Türk halkına yakışmıyor” diyen bir hareket olduğunu söyledi. 

Tatlıoğlu, şöyle konuştu:

 “Bugün Antalya’nın misafiriyiz. Sayın Mehmet Başaran’ın da ifade ettiği gibi bir Antalya bulduğumuzu belirtmek istiyorum. Hepinize teşekkür ediyorum. Bugünkü siyasetle, bu ortamın çok anlamlı olduğunu, neye denk geldiğini anlamak mümkün değil. Ürünü ortaya çıktığında anlamamız mümkün. Türk siyasi hayatının ilk partisi 1889’da kurulan İttihadi Osmani’dir. Türkiye o zaman bu tarafa siyasetinde çok ciddi sıkıntılar ve daralmalar görmüştür. 

Ama hiçbir tanesi son 10 yılda karşılaştıklarımıza eş değer değildir. 1980’de Türkiye’de bir darbe olmuştur. Generaller Cumhurbaşkanı olmuştur. Her söylediği kanun olan generaller, ‘siyasete geçeceğiz’ dediklerinde siyaseti dizayn etmişlerdir. Siyaseti istememelerine rağmen Turgut Özal’ın televizyona çıkmasını engellememişlerdir. Tek televizyon, devletin televizyonuyken bunu yapmamışlardır. 

O nedenle Türkiye, Özallı ve Anavatan Partili dönemleri yaşamıştır. Recep Tayyip Erdoğan, 14 Ağustos 2001’de Bilkent Otel’de partiyi kurduğu gün, konuşmasını bitirdikten sonra dört farklı kanalda canlı yayına çıkmıştı. Ardından Abdullah Gül, sonra Bülent Arınç da çıkmıştır. 

Ve biz o günlere ‘Yasaklı Türkiye’ diyorduk hatırlıyorsanız. Ve yasaklar var, yoksulluk var, yolsuzluk var diye siyasal iklim değişti. Biz de hepimiz 25 Ekim 2017’de Genel Başkanımız Sayın Meral Akşener önderliğinde bir parti kurduk. 5 ay sonra Genel Başkanımızın fotoğrafını onlarca televizyon arasından bir tanesinde gösterebilme imkanına sahip olduk. Böyle bir dönemde “Türkiye kötü yönetiliyor ve Türkiye savruluyor, tarihin gerisine düşüyor, bu da Türk halkına yakışmıyor” diyen bir hareket, bir iktidar yürüyüşü başlattık. 

Sonra tabelaya döndü ‘İYİ Parti’ oldu. İnanın bu kuruluş dönemlerinde tabelasının altında başını gözünü saklamadan geçenlere bile müteşekkiriz. Tarih, Türkiye’nin savrulmasını engelleyen kadroları not edecek. Bugün en çok üzerinde konuşulan, orada mı, burada mı, şurada mı deyip bir yerlere kondurulmaya çalışılan, önce itelenen sonra ‘gel kardeşim’ bir siyasi partiyiz. Neden? Çünkü temel siyasetin konforu bozuldu.

 İyi Parti, AKP’yi iktidarda sürekli olarak kalmasını bozan bir partidir. İyi Parti’nin kuruluşunun temel esası, Türkiye’nin önünü açmaktır. Şu an Türkiye’nin önünü tıkayan bir atmosfer vardır. Demokrasinin olmadığı, yargının yerlere düştüğü bir ülkede ekonomi olmaz. 

Gençlerin yüzde 78’i ‘Ben bu ülkede yaşamak istemiyorum’ dediği, yaşlıların da ‘Bu can başıma bela’ dediği bir ülke olmamalıyız. Türkiye’nin hiçbir yapısı buna müsait değil. Türkiye güçlü bir ülke olmak için herşeye sahip bir ülke. Toprağı vatan yapan özgürlüktür, hürriyettir. Hürriyetlerimiz kısıtlandığında ‘bir dakika’ ‘hayır’ deyip ayağa kalkan bir partidir İyi Parti."


HALKIN SESİ OLMAYA DEVAM EDECEĞİZ

"Türkiye’yi yönetmek için iktidar olmak gerekiyor. Antalya’da birinci parti olmak gerekiyor. Milletvekillerinin çoğunu almak gerekiyor" diyen İsmail Tatlıoğlu, İYİ Parti olarak tüm belediyeleri alma hedefinde olmaları gerektiğinin altını çizdi.


TURİZMİN KÜÇÜK İŞLETMELERE FAYDASI YOK

İYİ Parti Kalkınma Politikaları Başkanı Prof. Dr. Ümit Özlale, Antalya’da tarım ve turizm sektöründe yaşanan sorunlara değindi. Özlale, “Turizmin bütün kent ekonomisine katkı verdiğini söylemek çok güç. Buruda 5 yıldızlı herşey dahil zihniyetinin Antalya’daki orta ölçekli ve küçük işletmelere hiçbir faydası yok. Böylece plansız bir turizm politikası sonucunda Antalya, potansiyelinin çok altında.


ANTALYA’NIN ANALİZİNİ YAPTI

Prof. Dr. Ümit Özlale şu tespitlerde bulundu:

"Antalya 2011 ve 2017 yıllarında gelişmişlik sıralamasında 5. sıradaki yerini korumuştur. Antalya 2017 yılında Türkiye’nin en yaşanabilir kenti olmuştur. Antalya’da 5 bin 326 doktora, 29bin 524 yüksek lisans ve 341 bin üniversite mezunu kişi var. Antalya’nın %12 göç hızıyla  göç alan il statüsündedir. 

2019 yılında 100 bin göç almış, 68 bin göç vermiştir. Antalya’ya göç eden 100 bin kişinin sadece 19 binini üniversite mezunları oluşturmaktadır.  Antalya’dan ise 22 bin lise mezunu, 14 bin üniversite mezunu Antalya’dan göç etmiştir. Antalya’ya göç eden 100 bin kişinin yaklaşık yarısını 20-34 yaş arası gençler oluşturmaktadır. 

Antalya’dan göç edenlerin çoğunluğunu ise 15-24 yaş arası gençler oluşturmaktadır. Bunun en büyük sebeplerinden biri diğer illere üniversite okumaya giden öğrencilerdir. Antalya’nın kişi başına düşen GSYH tutarı Türkiye’nin üzerinde yer almakta olup, yıllar itibariyle Türkiye ile arasındaki fark azalmıştır. 

Antalya’nın ana ihracat pazarı Almanya ve Rusya’dır. En fazla ihracat ise yaş meyve ve sebze ile madencilik ürünleri sektöründe gerçekleştirilmektedir. 2019 yılında Antalya’da işlenen toplam tarım alanı 3,617,969 dekar olup 128.959 kayıtlı çiftçi bulunmaktadır. 

Türkiye’deki örtü altı tarımın %38’i Antalya’da yapılmaktadır. Cam sera alanının %83’ü ve plastik sera alanının %53’ü Antalya’da yapılmaktadır. Antalya her yıl yaklaşık 450 milyon dolar değerinde ihracat yapmasına rağmen sadece100 milyon lira tarımsal destek alabilmektedir. Bu destekler arasında genç çiftçilere yapılan desteklerin veya kırsal kalkınma ekonomik yatırım desteklerinin miktarı sıfırdır. 

Avokadonun %81’i, Çarliston Biberin %74’ü, Adaçayının %72’si, Mantarın %53’ü, Domatesin %29’u Antalya’da üretilmektedir. Tüm bu üretime rağmen mevcut durumda Antalya’daki verim artışları potansiyelinin altındadır. Antalya’da katma değeri yüksek ürün çeşitlemesine ve kalite artışına gitmek gerekmektedir. 

2019 yılında Türkiye’ye gelen 51 milyon ziyaretçinin 14 milyonu Antalya’yı ziyaret etmiştir. Türkiye dünyada en çok ziyaret edilen 6. ülke olmasına rağmen dünyadaki 1,245 milyar dolarlık turizm gelirinin yalnızca %2,3’ü Türkiye’ye kalmaktadır. 

Antalya turizmindeki önemli sorunlar mevsimsellik, zengin turist oranının düşüklüğü, coğrafi yığılmalardır. Antalya’nın, kredilerin büyük çoğunluğu turizm sektöründe kullanılıyor. 

Antalya, kredilerin geri ödenmeme oranı bakımından Türkiye ortalamasının üstündedir. Antalya’da karşılıksız çek tutarı Türkiye geneline kıyasla oldukça fazla olduğu dikkat çekiyor."

HABER MERKEZİ


Yorum Yap