Sağlıkçılar Şehir hastanesindeki devasa israfın ayrıntılarını açıkladı!

Antalya’nın Kepez İlçesi’ne yapılan ve hem konumu hem de AKP’ye yakın şirketlere rantiye olarak görülmesi ile eleştirilen Şehir Hastanesi’nde yaşanan kaynak ve emek israfının ayrıntıları açıklandı

Sağlıkçılar Şehir hastanesindeki devasa israfın ayrıntılarını açıkladı!

Sağlıkçılar Şehir hastanesindeki devasa israfın ayrıntılarını açıkladı!

    Antalya Tabip Odası, 1 milyar 350 milyon 970 TL yaklaşık maliyeti belirlenen Antalya 1000 yataklı Şehir Hastanesi yapım işinin ihalesinin 990 milyon TL'ye Kolin İnşaat ve Pekerler İş ortaklığına verildiğini, 18 Mart'ta Kepez Göçerler Mahallesi'nde inşaatına başlanan projenin Nisan 2023'te tamamlanmasının beklendiğini hatırlatarak, pandemi döneminde AKP’ye yakın şirketlere aktarılan büyük kaynağın ve emek israfının detaylarını kamuoyuyla paylaştı.


    Basın açıklamasına Antalya Tabip Odası yönetiminden Naci İşoğlu, önceki dönem Tabip Odası Başkanı Dr. Adnan İş, Sağlık Emekçileri Sendikası yöneticilerinden Dr. Kaan Taşer ve sağlıkçılar katılım gösterdi.


    Konuyla ilgili dikkat çekici açıklamalarda bulunan Tabip Odası Başkanı Nursel Şahin, Sağlık Bakanlığı’nın 2020 yılında müteahhitlik şirketlerine 8,7 milyar TL kira ve hizmet bedeli ödediğini ve 2021 yılı için Sağlık Bakanlığı bütçesinden 16,4 milyar TL ödenek ayrıldığını belirterek, “Bu bedelle yani bir yılda ödenen kira ve hizmet bedelleri ile 1000 yataklı 8 şehir hastanesi yapılabilmektedir” dedi.

 

BİLİNDİK FİRMALARA ‘GİZLİ KAPAKLI’ İHALE!

    Başkan Şahin’in ses getirecek açıklamaları şöyle:


    “Antalya Şehir Hastanesi ihalesi de gizli kapaklı, o çok bilindik inşaat  firmasına rekabete açık olmayan pazarlık usulüyle verilmiştir. Türkiye'deki Şehir hastaneleri, kamu-özel sermaye ortaklığı ile genellikle şehir dışına yapılan, içinde otel, alışveriş merkezi gibi ticari alanlar da bulunan çok yataklı hastanelerdir. Devletin ücretsiz olarak verdiği kamu arazisi üzerinde özel sermaye tarafından çok yüksek bedellerle yapılıyor ve ileri teknoloji ile donatılıyorlar.


    Yatırım bedelini karşılamak üzere devlet özel sektöre 25 yıl boyunca kira ödemeyi taahhüt ediyor. Ayrıca doğrudan sağlık hizmeti dışında kalan görüntüleme, laboratuvar, bilgi işlem, güvenlik, temizlik, yemekhane gibi tüm ek hizmetler yine bu şirketlere bırakılmakta.


    Dünya Bankası'nın tavsiye ettiği bu model sadece büyük uluslararası şirketleri zengin etmeye yönelik olup, ulusal kaynakların israfına ve sağlık risklerine yol açmaktadır.”

 

İHTİYAÇ MI RANTİYE Mİ?

    Şehir Hastaneleri’nde sağlık hizmetinin insanların ayağına götürülmediğini, hem şehir içi ulaşım açısından hem de hastanenin kapsadığı alanın büyüklüğü açısından ulaşımın güçleştiğine vurgu yapan Başkan Şahin, “Bu hastanelere ulaşım için yapılan yol, tramvay vb. yapımı da hem kaynak israfı hem de kamudan kaynak aktarımı olarak kullanılmaktadır” dedi.


    Şahin sözlerine şöyle devam etti:


    “Sağlık Bakanlığı'nın 2020'de yayınladığı “Sağlık İstatistikleri Yıllığına göre Antalya'da 50'ye yakın hastane var. İstanbul, Ankara ve İzmir'den sonra 4. sırada. Toplam hasta yatağı sayısı 7.172. Nitelikli yatak sayısı 4.937 ve 1.161 adet yoğun bakım yatağı mevcut. 10 bin kişiye düşen yatak sayısı 29.6 olarak belirlenmiş.

    Yıllık istatistiklerde Antalya'da bir yılda yatan hasta sayısı 486 bin ve hastane doluluk oranı yüzde 64.2. Pandemiyle geçirdiğimiz bir yıl boyunca da Antalya sağlık hizmetleri kapasitesi çok büyük sorunlarla karşılaşmamıştır. Sağlık hizmetlerini. koruyucu ve önleyici olmaktan çıkararak tedaviye endeksleyen özelleştirme politikalarının geldiği nokta daha çok hasta, daha çok hastane, daha çok yataktır. Bu 21 b usulüyle yapılan her Şehir Hastanesi ihalesi KÖO ile yapılan, geleceğimizi 25 yıl ipotek alına alan önceki Şehir Hastanelerinin vermiş olduğu zararın itirafıdır.”

 

‘AİLE SAĞLIĞI MERKEZLERİNE YATIRIM YAPILMALI’

    Antalya'nın böylesi büyük bir hastaneye ihtiyacı olmadığını ifade eden Antalya Tabip Odası Başkanı Nursel Şahin, “Devasa hastanelere ayrılan ödeneklerden çok daha azı ile aile sağlığı merkezlerimizin binalarını kamusal mekanlara dönüştürebilir, donanımlarını sağlayabiliriz” dedi.

 

    Halktan gizlenen sözleşmelerle müteahhit firmalarına milyarlar kazandırıldığını, salgında insanüstü emek ve gayret gösteren sağlık çalışanlarının özlük haklarının ve ek ödemelerin ödenmediğini anlatan Şahin, “Yoksulluk ve eşitsizliklerin ürkütücü boyutlara geldiği bu günlerde şaibeli ihalelere, kamu zararlarına, yanlış yatırımlara tahammülümüz yok” diyerek yetkililere seslendi.

 

Özgür Cem Boynueğri


Yorum Yap