‘Camide bulaşmayan virüs lokantada neden bulaşsın?’

Antalyalı turizm ve kafe-bar çalışanları, pandeminin yükünün emekçilere yüklendiğini belirterek şöyle sordu: ‘Binlerce kişinin 30 gün boyunca camide toplanmasıyla virüs bulaşmayacaksa 20 kişinin yemek yediği bir yerde neden virüs bulaşsın?’

‘Camide bulaşmayan virüs lokantada neden bulaşsın?’

‘Camide bulaşmayan virüs lokantada neden bulaşsın?’

    Kafe ve Bar Çalışanları Dayanışması, Turizm İşçileri Dayanışması, Otel ve Turizm İşçileri Sendikası ve Kent Emekçileri Dayanışması’nın çağrısıyla bir araya gelen Antalyalı hizmet sektörü çalışanları, ücretsiz izin ödeneğinin ve işten çıkarma yasağının sona ermesine tepki gösterirken, ekonomik destek olmayacaksa iş yerlerinin kapatılmaması gerektiğine işaret ettiler.


    Pandeminin ilk görüldüğü 10 Mart 2020’den itibaren bir kez 76 gün bir kez de 102 gün olmak üzere tüm kafe, kıraathane ve lokantaların kapatıldığını aktaran turizm ve hizmet çalışanları, ‘koca bir sektörün dengesi bozuldu, düzeni bozuldu, pandeminin büyük yükü esnaf ve çalışanlara yüklendi’ diye seslendiler.

 

‘HER GÜN ONLARCA DÜKKAN KAPANIYOR’


    Antalyalı çalışanlar adına konuşan Kent Emekçileri Dayanışması Sözcüsü Cafer Yelsalı, çalışanlara 1500 TL ve SGK primleri desteği sözü verildiğini ancak bu konuda henüz bir adım atılmadığını aktardı. Yelsalı şu açıklamalarda bulundu:


    “Sektörümüzde maalesef sigortasız çalışmak zorunda kalan arkadaşlarımız fazla. Bu sebeple bu destek bizlere ulaşmayacak. Faturalarımızı, kiramızı ödeyebilmek, mutfağımızda aşımızı kaynatabilmek istiyoruz! İş yerlerinin açık olmasının anlamı bizim için budur!


    İktidar ve Bilim Kurulu bu yoksulluğu, bu açlığı görmezden geliyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bazı dostlarımız kapanan dükkanlar var diyor, yok öyle bir şey” demişti. Ama Ticaret Bakanlığı 2020 yılında 99 bin 588 esnafın iş yerini kapattığını açıkladı. Her gün onlarca dükkan kapanıyor. Yüz binlerce çalışan arkadaşımızı işsizlik ve açlık bekliyor.”

 

‘EN TEHLİKELİ GÜNLERDE AKP KONGRELERİ YAPILDI’

    Virüsün lokantada ve kafede bulaşıp AKP kongrelerinde nasıl olup da bulaşmadığına yanıt aradıklarını belirten Yelsalı, “AKP, Rize’de, Trabzon’da Ordu’da koronavirüs vakalarının en yoğun görüldüğü haftada, sağlık açısından en tehlikeli günlerde kongrelerini yaptı” dedi. Yelsalı şöyle devam etti:


    “Binlerce kişiyle kongre yapmak serbest, ama sosyal hayatın devamlılığının sağlandığı bir çok işletmede, sosyal mesafe kuralı uygulansa bile oturmak yasak. Sağlık Bakanı diyor k, ‘Saat 21’den sonra sokağa çıkma yasağı başlayacak ama teravih namazlarına gidilebilir, camiler açık kalacak.’


    Soruyoruz, binlerce kişinin 30 gün boyunca camide bir arada namaz kılmasıyla virüs bulaşmayacaksa 20 kişinin oturup yemek yediği bir yerde neden virüs bulaşsın?”

 

‘KİTLESEL İŞSİZLİKLE KARŞI KARŞIYAYIZ’


    Ramazan’da herkesin dini vecibelerini yerine getirmeye hakkının olduğunu, ancak günlük yaşamın dinsel hassasiyetlere göre düzenlemeyeceğine vurgu yapan Yelsalı, iş yerlerini sadece Ramazan ayında kapatmanın ideolojik bir yaklaşım olduğuna dikkat çekti.


    Yelsalı şu ifadeleri kullandı:


    “Barlar ve gece kulüpleri 1 yılı aşkın zamandır kapalı. AKP iktidarı alkol tüketimini kamusal alandan, açık mekanlardan silip evlere kapatmak istiyor. ‘İçen içsin ama gizli gizli evinde içsin’ deniliyor.


    İş yerlerimizi kapatmaktan vazgeçin! Sektörümüz için kısa çalışma ödeneğini ve ücretsiz izin nakdi desteğini yıl sonuna kadar uzatın! İşten çıkarma yasağını sektörümüz açısından yıl sonuna kadar uzatın. Biz çalışanlar kitlesel bir işsizlikle karşı karşıyayız!”

 

Özgür Cem Boynueğri


Yorum Yap