Yoğun bakımları aşısızlar doldurdu!

Marmara Üniversitesi profesörlerinin koordinatörlüğünde Türkiye'deki pek çok yoğun bakımlarda aynı anda yapılan nokta prevalans çalışması ile Türk Toraks Derneği’nin Covid-19 yoğun bakımlarda gerçekleştirdiği ayrı bir araştırmadan çıkan sonuçlar, aşının önemini bir kez daha ortaya çıkardı. Yaklaşık 2 bin vakanın değerlendirildiği araştırmalarda, vakaların genelinin aşısız olduğu, aşılı olup ek rahatsızlıklarla yoğun bakıma yatan hastaların, kısa sürede servise çıktığı gözlendi

Yoğun bakımları aşısızlar doldurdu!

Yoğun bakımları aşısızlar doldurdu!

    Türkiye’de korona virüs ile mücadelede en büyük silahın aşı olduğu, son yapılan iki araştırmayla bir kez daha ortaya çıktı. Marmara Üniversitesi yoğun bakım hocalarının koordinatörlüğünde Türkiye'deki pek çok yoğun bakımda aynı anda yapılan nokta prevalans çalışması ve Türk Toraks Derneği’nin gerçekleştirdiği ayrı bir araştırmada, 2 bine yakın vaka incelendi. Araştırmalarda, yoğun bakımdaki vakaların aşılı olup olmadıkları, aşılı ve aşısızların yoğun bakımdaki hastalık şiddet ile süreçleri gözlemlendi. Çıkan sonuçlar ise aşının virüs üzerindeki etkisini gözler önüne serdi.

HASTALIĞIN AĞIRLIĞI AŞIYLA AZALIYOR

   Türk Toraks Derneği ve Türkiye’deki tüm yoğun bakımların katıldığı iki ayrı bilimsel araştırmaya Kepez Devlet Hastanesi Göğüs Hastalıkları bölümünden Uzm. Dr. Ayhan Varol ile birlikte katıldığını belirten Gümüş, buradan çıkan sonuçların aşının koruyuculuğuna işaret ettiğini açıkladı. Gümüş, şunları söyledi:  

  “Türk Toraks Derneği, hastanemizin göğüs hastalıklarından Dr. Ayhan bey onunla birlikte bir aşı çalışmasına katıldık ve çok yüksek oranda hasta değerlendirdik. Sonuçlar yayınlanmak üzere olduğu için tam verileri veremesem de istatistik olarak kesinlikle aşı yapıldığında yoğun bakımda kalış süresi, hastalığın ağırlığı ve şiddeti kesinlikle azalıyor. Örneğin, 80 yaşında evinde oksijen kullanan KOAH hastası bir vakam, 2 doz aşılı olarak geldi ve bu hastayı 4 gün içerisinde servise çıkardım. Fakat bana 33 yaşında, 40 yaşında, 50 yaşında aşısız pek çok hasta geldi. Ek hastalıkları bile yok, ben bu hastaları servise çıkaramadım ve kaybettim. 

    Diğer ikinci çalışma olan Türkiye’deki bütün yoğun bakımların katıldığı tek günlük bir çalışmaydı. Yoğun bakımlarda bulunan korona virüs hastalarının ne kadarının aşılı ya da aşısız olduğu, aşılıysa kaç doz olduğu ve vakalardaki hastalığın şiddeti yönünde bir çalışmaydı. Bu hastalara baktığımızda da, kesinlikle gözümüzün önünde bir gerçek var. Eğer hasta aşılıysa, hastalığın şiddeti düşüyor. Hasta aşısız ise hastanın PaO2/FiO2 oranı çok düşüyor.  Bunun sebebi, aşılı olan vakada vücut daha önceden ne yapması gerektiğini ezbere alıyor ve yıkılmıyor. Savaşacak silahlarını önceden hazırladığı için çok çabuk atlatıyor. Ama birden bire hiç tanımadığı bir virüsle aniden karşılaştığında, vücut aniden çökebiliyor.”

‘AŞI ÖCÜ DEĞİL!’

    Aşının önemine işaret eden Dr. Ayça Gümüş, “Bu aşı öcü değil, insanları felç yapmaz, kısırlaştırmaz. Bu aşı sadece insanları korur. Gördük ki bu aşı işe yarıyor. İnsanların üşenmemesini ve aşının işe yaradığına inanmasını istiyorum” dedi.

‘BİZ ETTİK, SİZ ETMEYİN’

    Gümüş, yoğun bakımdaki aşısız vakalarla olan diyaloglarına da değinerek, “Aşısız olup da yoğun bakımda yatanlara, ‘niye aşı olmadın’ dediğimizde,  ‘biz ettik, siz etmeyin’ diyorlar. İnsanlar bunu görmüyor. İnsan hayatı, hepsine aynı davranıyoruz ama lütfen yoğun bakıma girmeden önce aşı olsunlar” diye konuştu.

‘AŞI ARTIK VATANİ GÖREV’

   Kepez Devlet Hastanesi Başhekimi Op. Dr. Ramazan Gürkan, delta varyantıyla birlikte vaka sayısındaki artışa değindi. Artış nedeniyle de yoğun bakım ve servislerdeki doluluk oranının artığına işaret eden Gürkan, bu hastaların çok yüksek oranda aşısız vatandaşlar olduğunu ifade etti. Gürkan, aşının önemine vurgu yaparak şöyle konuştu: 

    “Aşısız olan kişilerin yoğun bakıma düşme oranı yüksek. Çok nadir de olsa aşılı olduğu halde vefat eden olabiliyor ancak bunlar yaşlı ve ek hastalığı olan kişiler. Ama aşısı olup da ek hastalığı olmadan yoğun bakıma düşen hastamız hemen hemen yok gibi bir şey. Bu net bir şekilde gözüküyor. Aşı çok önemli, bu ölümcül hastalığa karşı bu pandemi sürecinde aşı inkarına, aşı olunmamasına akıl sır erdirebilmek mümkün değil gerçekten. Elimizde böyle güzel imkan varken, böyle güzel bir silah varken bunu kullanmamamız akıl alır gibi değil. Aşılı hastalarımızın yoğun bakıma düşmesi çok çok nadir oluyor. Kronik hastalıkları ve yandaş hastalıkları yoksa yoğun bakıma düşmüyor ve hafif bir şekilde atlatıyorlar, tedavilerini olup taburcu oluyorlar. 


    Artık bu pandemi sürecinde Covid hastalığı kişisel bir sağlık sorunu değil, toplumsal bir sağlık sorunu. Kendimizi düşünmesek bile sevdiklerimizi, ailemizi düşünmemiz lazım. Hepimizin birimize karşı sorumluluklarımız var. Aşı bence artık bir vatani görev gibi bir şey. Yani bizim için nasıl askerlik kutsalsa vatani görevse aşının da öyle olması lazım. Çünkü herkesin birbirine karşı sorumluluğu var.  Can kaybını önleyen böyle bir silahımız varken bundan faydalanmamamız gerçekten içler acısı bir durum. Bu yüzden ben bütün vatandaşlarımızı aşı olmaya davet ediyorum.”

    (İHA)


Yorum Yap