‘Geçim derdi hangi kadraja sığar?’

16. Uluslararası İşçi Filmleri Festivali’nin Antalya ayağı 16-31 Ekim 2021 tarihinde Antalya’nın çeşitli noktalarında başlıyor. Festival boyunca çok sayıda film gösterimi ve söyleşi yapılması planlanıyor

‘Geçim derdi hangi kadraja sığar?’

‘Geçim derdi hangi kadraja sığar?’

    Antalya 16. Uluslararası İşçi Filmleri Festivali (İFF), bu yıl ‘Geçim derdi hangi kadraja sığar?’ sloganıyla başlıyor. 16-31 Ekim 2021 tarihleri arasında BAKÜS Sahne, Eğitim-Sen Lokali, Bilgece Kültür Evi ve Art Plus Kitapevi Cafe’de yapılacak film gösterimleriyle sürecek olan festival boyunca 15 film izleyici ile buluşacak. Festival, KESK Antalya Şubeler Platformu, Antalya Tabip Odası, DİSK Akdeniz Şubesi ve Halkevleri’nin ortaklığında hayat bulacak. Basın duyurusuna KESK Akdeniz Şubeler Platformu Sözcüsü Nurettin Sönmez, Halkevleri yöneticisi Kutay Meriç, Antalya Tabip Odası Başkanı Nursel Şahin ve DİSK Akdeniz Şube Başkanı Vedat Küçük katıldı.

    Pandemi koşulları nedeniyle festivalin Türkiye açılışının 1-9 Mayıs tarihleri arasında “çevrimiçi” (online) olarak yapıldığını hatırlatan Antalya Tabip Odası Başkanı Nursel Şahin, “Geleneksel olarak İstanbul, Ankara, İzmir ve Diyarbakır’da Mayıs başında başlayan festivalimiz, yıl boyunca diğer kentleri de gezer ve her ilde o yerin emek ve demokrasi güçlerince düzenlenirdi. Ancak iki yıldır pandemi nedeniyle bu akışta aksamalar yaşanıyor” dedi.

İŞÇİLER KENDİ GERÇEKLİKLERİYLE YÜZLEŞMELİ

    Festivale dair ayrıntılı bilgiler paylaşan Başkan Şahin şu ifadeleri kullandı: “Antalya’da geçen yıl pandemi nedeniyle yapamadığımız festivalimizi, bu yıl mütevazi bir çalışmayla açık havada yapılacak olan açılış ve gösterimlerle gerçekleştireceğiz. Bu yıl 16’ncısını düzenlediğimiz Uluslararası İşçi Filmleri Festivali (İFF), dünyadan ve Türkiye’den emekçilerin, işsizlerin, kadınların, LGBTİQ+’ların, gençlerin mücadelesini anlatıyor ve yaşanılan haksızlık ve adaletsizlikler için “Hangi Kadraja Sığar” sorusunu yöneltiyor. 


    2006 yılında ilkini gerçekleştirdiğimiz festivalimizi birkaç yönden önemsiyoruz: Esas beklentimiz işçilerin hem ülke içinde hem de dışındaki kendi sınıfından insanlarıyla iletişim kurmalarını sağlamak. Zira ülkemizde işçiler neredeyse bütünüyle sınıf dışı ideolojiler tarafından esir alınmış durumda. 


    Hak arama mücadelelerinin bile imkansız hale getirildiği günümüzde toplumsal mücadeleyle birlikte oluşan "sınıf bilinci"nin "yokluğu veya zayıflığı işçi sınıfının bireysel ve toplumsal dejenerasyonunu hızlandırıyor. Böyle bir ortamda ülkemiz işçi sınıfının/işçilerinin kendi gerçeklikleriyle yüzleşmelerine yardımcı olmanın bu dejenerasyonun etkisizleştirilmesine kısmen de olsa katkı sunacağını düşündük.”

‘SOSYAL GERÇEKÇİLİK’ AKIMI GÜÇLENSİN DİYE…

    Bu festivali düzenlerken gerçekleşmesini istedikleri diğer bir konunun da sinema dünyasında “sosyal gerçekçilik” akımının yeniden değer bulmasına katkı sunmak olduğuna dikkat çeken Şahin şöyle devam etti: 


    “Türk sinemasına emek veren kıymetli sinema yönetmeni veya senaryo yazarlarının olduğunu biliyoruz. Bu yönetmenlere veya sinemaya gönül vermiş gençlere, sinema diliyle anlatabilecekleri gerçek bir hayatın varlığını göstermek istiyoruz. “Bakın burada gürül gürül akan bir hayat var” demek istiyoruz. Türkiye insanının/toplumunun kendi kendisiyle yüzleşmesine yardım edecek bir sinemacı kuşağının ortaya çıkmasını veya yetişmesini önemsiyoruz. Festivalimizin bu doğrultuda atılmış çok mütevazi bir adım olduğunu biliyoruz. Ama umut ediyoruz ki, bu yolun başka sevdalılarıyla birlikte daha güçlü ve etkili çalışmaları gerçekleştireceğiz.”


    2006 yılından beri sponsorsuz, yarışmasız ve ücretsiz düzenlenen festivalin Türkiye düzenleyicileri arasında DİSK / Birleşik Metal-İş, SİNE-SEN, Dev Sağlık-İş, Basın-İş, Türk-İş, TEZ-KOOP-İŞ, Tek Gıda-İş, KESK / SES, Türk Tabipleri Birliği, Halkevleri, Sendika.org yer alıyor. Antalya’da ise festival komitesi, DİSK-Akdeniz Bölge temsilciliği, KESK Antalya Şubeler Platformu, Antalya Tabip Odası ve Antalya Halkevi’nden oluşuyor.


    Özgür Cem Boynueğri


Yorum Yap