‘Çoban Ateşi’nden manifesto !..

  • İbrahim Akkaya

    İbrahim Akkaya Yazı Arşivi
    22 Temmuz 2019 /   464 Okunma

    ‘Çoban Ateşi’nden manifesto !..

    Aralarında Antalyalı deneyimli siyasetçilerin bulunduğu ‘Çoban Ateşi Hareketi’nin merkez sağda yeni bir parti kurma girişimi hızlandı..

    ‘Çoban Ateşi Hareketi’nin daha önce Antalya’da da gerçekleştirilen istişare toplantılarının sonuncusu İstanbul’da yapıldı, bu toplantının ardından çok ses getirecek olan manifesto hazırlandı ve kamuoyu ile paylaşıldı..

    Çoban Ateşi Hareketi’nin İstanbul toplantısına Antalya’da ‘Efsane İl Başkanı’ olarak bilinen DYP Antalya İl eski Başkanı Orhan Altınay, Merkez Sağın önemli siyasetçilerinden İbrahim Özcan(Hurmalı İbo) DYP Antalya eski Milletvekili Ali Karataş,  DYP Antalya eski Milletvekili Hasan Namal’ın kızı Ebru Namal’la birlikte Antalya’da siyaset yapan merkez sağın önemli isimleri katıldı..

    İstanbul’daki toplantıya  katılan isimler arasında Hareketin Koordinatörlüğünü yürüten Eski Bakanlardan Rıfat Serdaroğlu, Hareketin Sözcülüğünü üstlenen Murat Uysal ve Gürkan Çakıroğlu’nun yanı sıra eski bakanlar Mehmet Gazioğlu, Tınaz Titiz, Nurhan Tekinel, DYP eski Kayseri Milletvekili ve Demokrat Parti (DP) Genel Başkan Yardımcısı Osman Çilsal da bulunuyor.

    ‘Çoban Ateşi Hareketi’nin çok ses getirmesi beklenen manifestosunda şu görüşlere yer veriliyor :

    Biz binlerce yıllık tarihe bu vatanda, o tarihi parçalamak isteyenlerin karşısına dikilen bu toprakların çocuklarıyız.

    -Bu toprakların her karışının sahibi, çocuklarına bu toprakları sağ salim teslim etmek isteyenleriz.

     -Biz hiç kimseyiz, Biz Türkiye’yiz” 

    - Ulus Devlet modeli esastır.

    Her ne ad adı altında olursa olsun, yerel özerklik ya da federasyon benzeri yapılanmalar kabul edilemez.

    - Özel alanda herkes istediği dili konuşma ve özel eğitim kurumlarında istediği dili öğrenme ve  öğretme hakkında sahiptir ancak devletimizin resmi dili tektir, o da Türkçedir.

    - Laiklik vazgeçilmez ilkedir.

    -İnanç özgürlüğü devletin teminatı altındadır ve Diyabet de bu esasta yeniden yapılandırılmalıdır.

    - Millet Meclisi 400 vekilden oluşmalı ve 100’ü dar bölge geri kalanı ise nispi çoğunluk yöntemi ile seçilmelidir.

    -Ayrıca 100 üyeden oluşacak bir Yürütme Meclisi kurulmalıdır.

    - Siyasi Partiler Kanunu değişmeli ve seçim barajı yüzde 5 veya altına çekilmelidir.

    - Yargının bağımsızlığı mutlaka sağlanmalıdır. Hakimlik teminatı sonuna kadar savunulmalı ancak yargı mensupları, kararlarından ötürü şahsi sorumluluğa tabi tutulmalı ve rücu mekanizması işletilmelidir.

    - Tam bir mutabakat ile yeni bir Anayasa yapılmalı.

    - Fırsat eşitliğine  ayalı yeni bir eğitim sistemi kurulmalı ve YÖK kapatılmalı.

    - Piyasa mekanizması güçlendirilmeli ancak istihdama ve yüksek teknolojiye dayalı bir üretim ekonomisi modeline geçilmelidir.

    - Mülakat sisteminin sona erdirilerek liyakata dayalı sistemin kurulması şarttır.

    - Medya bağımsızlığı sağlanmalı ve özgür yayıncılığın önü açılmalı.

    - Kadınların önündeki tüm engeller kaldırılmalı ve kadına yönelik her türlü şiddet en ağır şekilde cezalandırılmalıdır.

    - “Yurtta Barış, Dünyada Barış” şiarını benimseyen bir dış politika uygulanmalıdır.

    - Gıda güvenliği milli güvenlik politikasının temel unsurlarından biri olarak ele alınmalıdır.

    - Tarım faaliyetlerine katılım yeniden cazip hale getirilmelidir.

    - Doğanın işleyişini bozmadan insan ile birlikte tüm canlıların yaşam haklarına sonuna kadar uyacak, çevre bilincine  uygun devlet politikası geliştirmek zorunludur.

    ‘Çoban Ateşi Hareketi’nin merkez sağda yeni bir parti kurma girişimleri diğer kentlerde olduğu gibi Antalya’da heyecan yarattı..

    Siyasetin deneyimli isimleri, AKP’den ayrılan Ali Babacan ile eski Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün parti kurma girişimlerinin Antalya’da sayıları bir hayli fazla olan ve ‘aksaçlılar’ olarak bilinen eski siyasetçileri de heyecanlandırmış görünüyor..

    Siyaset kulislerinde aksaçlıların bir bölümünün Çoban Ateşi Hareketi’nde ısrarcı olduğu, bir bölümünün ise  AKP’den kurtulmak için Babacan-Gül ikilisinin kurmayı planladıkları partide siyaset yapılması gerektiği görüşünü benimsedikleri konuşuluyor.

     

     

     

     

     

     

     

     


Yorum Yap