Hem çılgınlık hem hovardalık..

  • İbrahim Akkaya

    İbrahim Akkaya Yazı Arşivi
    5 Eylül 2019 /   384 Okunma

    Hem çılgınlık hem hovardalık..


    Boğaçayı’na yolunuz düştü mü ?

    Bugüne kadar gitmediyseniz, böyle bir yanılgıya düşmeyin..

    Çünkü AKP’li eski Başkan Menderes Türel’in ‘Kanal İstanbul kadar önemli, benim çılgın proje, Antalya’yı uçuracak’ dediği Boğaçayı’nın şimdiki hali seçim kampanyasındaki afiş görüntülerinden çok uzak, bataklık halinde, çevreye koku yaymaya başlayan ve sivrisinek besleyen bir ucubeyi andırıyor.

    Büyükşehir Belediye Başkan Danışmanı ve Sözcüsü Cem Oğuz’un çılgın proje ile ilgili açıklamaları dehşet verici..

    Boğaçayı Projesi için sadece çılgınca davranılmamış, Antalya’nın parası hovardaca harcarmış..

    Tam 130 milyon 862 bin 630 lira çıkmış Antalyalının cebinden bugüne kadar.

    Boğaçayı’nın 8 aydaki temizlik, peyzaj, güvenlik gibi işletme giderinin de 1 milyon 400 bin lira

    Olayın teknik boyutuna girmek bizi biraz aşar..

    Bu nedenle mesleğinin uzmanı olan Dr. Cem Oğuz’un açıklamalarına itibar etmek gerekli..

    Tehlike büyük..

    Boğaçayı Antalya’yı ciddi anlamda tehdit ediyor..

    Bir kere Antalya’nın içme suyunun temin edildiği 5 kuyu Boğaçayı bölgesinde bulunuyor..

    Yani  AKP’li Büyükşehir yönetimi,çılgın proje için Antalya’nın içme suyu kaynaklarının kirlenme tehlikesini görmezden gelmiş..

    Süslü püslü sözlerle, “uçacak, uçuracak, dünya bizi alkışlayacak” türünden bilindik sözlerle Boğaçayı Projesi’ni översek Antalyalı bize inanır, projeye karşı çıkanları da –onlar her şeye karşı, bizi kıskanıyorlar- diyerek bildiğimiz okuruz” diye düşünmüş arkadaşlar bugün de aynı düşünceyi paylaştıkları gündemde kalmak için yaptıkları sosyal medya paylaşımlarından anlaşılıyor.

    Ancak gerçekleri de gözardı etmek olanaksız..

    Bir kere kıyı erozyonu ve taşkın tehdidi söz konusu.

    İkincisi eğer önlem alınmaz, gölet Dr. Cem Oğuz ve uzmanların söylediği gibi kendi haline bırakılmaz, eski Başkan Türel’in projesine devam edilirse dünyaca ünlü Konyaaltı sahilini de kıyı erozyonu ile kaybedebiliriz.

    Antalya şimdi hayati bir karar vermek durumunda..

    Bakınız Cem Oğuz, ne diyor :

    “Antalyalılar Konyaaltı Sahili’ni mi Boğaçayı göletini mi istiyor bir karar verecek. Ya Konyaaltı Sahilimizi koruyacağız ya da yok edeceğiz. Bir gölet için Dünyaca ünlü sahilimizi yok etmemeliyiz”

    Elbette su kaynakları önemli..

    Antalyalı içme suyu ihtiyacını başka kaynaklardan temin edebilir..

    Ancak dünyaca ünlü Konyaaltı sahilinden vazgeçemeyiz..

    Birileri çılgınlık yapacak diye sahili feda edemeyiz..

    Bu noktada Cem Oğuz’a kulak verelim..

    Oğuz, Konyaaltı Sahili’nde 1975-2016 yılları arasında yer yer 86 metreye varan kıyı erozyonu olduğunun tespit edildiğini vurguladı.

    Dahası 2016 yılından bugüne de 2 metreye varan gerilemelerin kaydedildiğini söyledi.

    İşte can alıcı nokta:

    Cem Oğuz, Boğaçayı’nda 90’lı yıllarda DSİ tarafından 260 metre olarak belirlenen yatak genişliğinin, Antalya Büyükşehir Belediyesi Meclisi’nin 19 Temmuz 2016 tarihli kararı ile onaylanan planda 205 metreye kadar düşürüldüğünü söyledi.

    Genişliğin düşürülmesinin mahzurlu olmadığı da DSİ ile sözlü olarak yapılan görüşmelerde ifade edildiği belediyenin yazılı kaynaklarında bulunuyor.

    Koca Antalya Büyükşehir Belediyesi, en önemli konunun cevabını sözlü olarak öğrenmiş..

    Cem Oğuz, çok önemli bir taşkın alanı olan Boğaçayı’nda 1960, 1994, 2003, 2009 ve 2015 yıllarda büyük taşkınlar yaşandığını hatırlattı.

     Oğuz, 2003 yılındaki 1900 metreküp/saniye debili taşkında köprünün yıkıldığını sözlerine ekledi.

    Durum bu artık karar Antalyalıların..

    Ya ucube gölet, ya da Konyaaltı sahili..

     


Yorum Yap