19 MAYIS'IN 1919'UNDAN 2020'SİNE

  • İbrahim Uysal

    İbrahim Uysal Yazı Arşivi
    17 Mayıs 2020 /   1188 Okunma

    19 MAYIS'IN 1919'UNDAN 2020'SİNE

    Kitaplarda okur, filmlerde görürdüm ama, bu kez Koronavirüs sayesinde sanırım hidayete erdim ve DİRİLİŞ dizisi ve versiyonlarına rastlamadığım kanal kalmadı. İyi de oldu.
    --Öncelikle, tv'lerde oynayan dizilerin isimlerine bir bakalım.
    --Diriliş Ertuğrul (TRT1/09.45), SKY360 (Seksenler/10.00), Zeynep (Kanal7/09.20), Kuruluş Osman (ATV/10.50), FOX (Şefkat Yerimdar/11.45), DİRİLİŞ ERTUĞRUL (SKY360/14.00-BEYAZTV/19.30- SKY360/20.00- ......) diye gidiyor.
    --Çocuk ve Genç iken, pek tarihi ve mecera kitapları okumadım. Daha sonra okuduğum tarihi romanlar, tarih kitapları, biyoğrafiler, tv dizileri, filmler, belgeseller derken baya tarih hatmettim.
    --Devlet yönetimi de, öyle bağdaş kurup bir koltuğa oturup birilerine emirler vererek yapılacak bir iş değildir, değil-miş!..
    --Kardeşler, amcalar, hısım akraba, başka sülalelerden, soydan boydan memleketlerden, milletlerden herkes meğer yönetimde olanlar ile bir iktidar mücadelesine girerler ve kan bile çıkarmış.
    --Osmanlı Devleti'nin kuruluşunda da, I.Murat'tan başla II.Murat'a, Fatih Sultan Mehmet'ten başla Yavuz Sultan Selim'e uzayıp giden kardeş katliamlarını görüyoruz.
    --İktidardan düşmemek ya da iktidarı düşürmek için devlet, millet, kilise, havra, cami cemaati ne var ise herkes kendi iktidarları için bir savaş içersindedirler.
    --Anlayacağınız tarih, tarih kitaplarında yazıldığı gibi öyle masum değil. İktidar olmak için de, kalmak için de, kan akıtmak, kan dökmek gerekmiş.Öyle paşa paşa oturarak iktidarda kalınmıyormuş
    --Türkiye Cumhuriyeti tarihine bir göz atacak olur isek de, herkes kendi meşrebine uygun bir hikaye anlatsa da, ortada gerçek bir durum var.
    --O da, Mustafa Kemal ve arkadaşlarının boğazdaki İngiliz gemilerinin arasından geçerek Samsun'a yol almaları ile başlar.
    --Samsun'a varamamaları için de, yerli-yabancı herkes bir dümen peşinde. Eeee yani yola çıkanlar da, nereye gittiklerini, nasıl gittiklerini ve kimlerin bu yolculuğu istediğini, kimlerin istemediğini de çok iyi biliyorlar ve gerekli önlemleri ala ala yola devam ediyorlar
    --Samsun, Amasya, Erzurum, Sivas ve en sonunda da ANKARA.
    --Güzel şeyler, öyle kadar da kolay elede edilemiyor. Ettirmiyorlar. Kişisel olarak bir idealin, bir siyasi ideolojin olacak. olmalı.
    --Devleti yönetmek ciddiyet ister.
    --Gerçi, ne yaptığınızı da, niyetinizi de halk hariç yerli yabancı herkes bilir de, sevgili halkım uyur, umurunda olmaz.
    --Ülkemizde bulunan Konsolosluklar, Elçilik ve Büyük Elçilikler yıllardır memleketlerine ne raporlar gönderiyorlardır ne raporlar.
    --Tamam iktidarın, ülkenin kuruluş tarihine, felsefesine pek sıcak bakmadığı, selam verdikleri Fesli Kadir'den tutunda, Orta Doğu ve arap kökenli, İngiliz Muhipler Camiyeti bağlantılı onlardan belli.
    --Ülkenin kurtarıcı ve kurucu lideri Mustafa Kemal ATATÜRK'ün adı bile parça parca gerektiğince kullanılır. Anılır!...
    --İşlerine gelince MUSTAFA, işlerine gelince MUSTAFA KEMAL, İşlerine gelince GAZİ, yine işlerine gelince de ATATÜRK.
    --Gazi Mustafa Kemal Atatürk ise, çok ama çok özel bir durum olacak da, söylenecekttir.
    --Çünkü, "keşke Yunan kazansaydı", "lozan başarı değil, hezimet", "Çanakkele Savaşını Beyaz kefen giymiş Ulular kazandı" gibi Yunan'lı, İngiliz, Fransız'ın bile uyduramayacağı onlarca hayali yalanları araka arakaya dizenler için tarih bölüm bölümdür.
    --Örneğin, Osmanlı İmparatorluğuna savaşmadan en çok toprak kaybettiren, Balkanlar başta olmak üzere çeşitli bölgelerde çıkan isyanları bastıramayan, Rusya İmparatorluğu'na karşı 93 Harbi'ni kaybeden, imzaladığı ve kuruluşuna destek verdiği Düyun-u Umumiye ile İmparatorluğun çöküş sürecinde devlette mutlak hakimiyet sağlayan 34. padişahı olan II. Abdülhamid bile Fatih'ten, Kanuni'den hatta Devletin kurucusu Osman Gazi'den bile muteberdir.
    --Osmanlı-Türkiye Cumhuriyeti'nin yaklaşık 250 bin şehit verdiği savaşı yok sayamadıkları için, mahçup mahçup, Mustafa Kemal Atatürk'ü, sadece savaşı kazanan asker olarak MUSTAFA KEMAL olarak görürler.
    --"Düşman"ı kuvularak, yıkılan devlet yerine Osmanlı Meclis-i Mebusan'ın bazı Vekilleri ve Anadolu ve Rumeli Mudafa-ı Hukuk Cemiyetleri temsilcileri ile kurulan Genç Cumhuriyete bir şey diyemedikleri için sadece GAZİ, GAZİ MUSTAF KEMAL vardır.
    --Bazen kerhen ATATÜRK, GAZİ MUSTAFA KEMAL ATATÜRK derler ama, o da zorunluluktan, inanmaya inanmaya söylenir.
    --İşte bu yüzdendir Cumhuriyet ve değerlerine sahip çıkanlar ile, Cumhuriyet ve değerleri ile hasabı olanların gizliden gizliye ya da açıktan mücadelesi de bu yüzdendir.
    --"19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı"nın yaklaştığı bu günlerde, Koronavirüs'ün bahane edilerek kutlamaların sıradanlaştırılmaya çalışılması doğru değildir.
    --Olağanüsütü bir dönem "eyvllah" ama, bu devlet'de daha da olağanüstü şartlarda kuruldu.
    --İktidar partisi ve iktidar bileşeni partilere sözün var da yok, ama muhaletet partileri ve belediyeleri bu bir kaş günü bayram havasına döndürebilirler.
    --Ben Türkiye Cumhuriyet'ine, Devrimlerine, Kurucusu Atatürk ve ilkelerine inanmış yurttaşların gerek sanal ortamlarda, gerekse de evlerinin pencere ve balkonlarından çokşularını görmekteyim.
    --Artık muhalefet'in tüm olanakları ile güçbirliği içinde, bu ATATÜRK'Ü ANMA, GENÇLİK ve SPOR BAYARAMINA sarılmaları, ülkemizin geleceği açısında da, yurttaşlarımızın geleceği açısından da oldukça önemlidir.
    --Bu yerel'de Atatürk ve Cumhuriyet düşmanlarına,
    --Dışarıda da, Türkiye Cumhuriyeti'nin varlığını içine sindiremeyenlere büyük bir cevap olacaktır.
    --YAŞASIN 19 MAYIS ATATÜRK'Ü ANMA, GENÇLİK ve SPOR BAYRAMIMIZ. HEPİMİZE KUTLU OLSUN!..

Yorum Yap