GÜZELLİKLERİN FARKINDA MIYIZ?

  • İbrahim Uysal

    İbrahim Uysal Yazı Arşivi
    31 Ağustos 2021 /   769 Okunma

    GÜZELLİKLERİN FARKINDA MIYIZ?

    Yazın bir bölümü için geldiğim Marmaris'de, güzellikler ile birlikte, orman yangınları, iklim değişikliği gibi sıcaklar, bir de ülkenin öbür ucunda sel baskınları gibi şokları yaşamaktan bıktım desem yeridir.

     

    Artık Ağustos da böyle geçer derken, değerli dostum Umur Özlüer'den gelen bir whatsapp iletisi, günümün rengini değiştirdi.

     

    Akşam üstü(24 Ağustos) Marmaris-İçmeler Atatürk Eğitim ve Kültür Parkında, (muhteşem düşünülmüş, planlanmış eğitici ve herkes için eğlendirici bir çocuk parkı, park), Marmaris Filarmoni Derneği Promenad (yürüyüş, gezinti yolu) Orkestrasının, yanan ormanlarımız anısına, ORMANA SAYGI KONSERİ vardı.

     

    Hepsi gönüllü, ya buralarda yaşıyor ya da dönem dönem gelen sanatçıların özverili çabalarına, Marmaris Belediyesi de çocuk parkını konser yeri olarak tahsis edince, Bach, Handel, Mozart'tan Sezen Aksu, Zülfü Livaneli ve müzisyenlerin muhteşem kendi bestelerinden oluşan program ile güzel  bir akşam üstü olup çıktı.

     

    Oturağını alan, boş bulduğu uygun olan duvarın kenarına ilişen, nitelikli oldukları her tavır ve davranışlarından belli izleyiciler ile birlikte, muhteşem bir konser ve akşam üstü idi.

     

    Ben yıllarımı, görevi kültür, sanat ve turizm olan bir bakanlığın, bu gibi organizasyonlara her türlü desteği sağlayan bir biriminde yönetici olarak geçirdim. Ardından da, ülkenin birlik ve beraberliği dahil her şeyini temsil eden ve yöneten bir numaralı yerde çalıştım.

     

    Bakanlara, Cumhurbaşkanlarına sanat ve konser davetleri gelince, hiç çekinmeden ilk seçenekleri, bu  nitelikli konser etkinlikleri olurdu

     

    Mutlaka hem Muğla Büyükşehir, hem de Marmaris Belediye Başkanlarına konser davetiyesi/çağrısı gitmiş ve mutlaka  haberleri vardır. Keşke bir saat yol, iki saat de konser ve sonrasına zaman ayırıp bu güzel ve anlamlı organizasyonda olabilselerdi.

     

    Başkanların bu olayların farkında olmamalarını anlarım da, yakın yönetim ekibinin bu konuları öncelikli saymamalarını bir teknik program hatası sayalım.

     

    Günümüz dünyası çok farklı bir yere savruluyor. Bazıları yaşananların doğal bir sonucu olarak, bazıları da, birilerinin planladıkları bir dünya için. Ama hepsi çok acı.

     

    Çok üzgünüm ki ulusal devletler, uluslararası organizasyonların ve şirketlerin hedefi olmuş, yok edilecek. 1800'lü yıllar sonrası ve birinci dünya savaşı ile Osmanlı, Alman, Avusturya-Macaristan ve Rusya İmparatorluklarının yok edildiği gibi.

     

    O yüzden, devletlerin kurumsal yapıları, "hantal devlet" gerekçesi ile  tek tek yok ediliyor ve denetlenmeyen süreçler ile yönetiliyor. Bunlar, hoş gelişmeler değildir. Tek tek insanlar olarak da, ülkelerin yurttaşları olarak da, bunun farkına varmamız gerek. Yarın çok geç olacak.

     

    İngiltere'de yaşayan İmmünoloji Profesörü ve Sistemler ve Sentetik İmmünoloji Laboratuvarının baş araştırmacısı Dr Sai Reddy, 'COVID-22' olarak adlandırdığı yeni bir varyantın dünyaya hakim olan Delta'dan daha ölümcül olabileceği konusunda tüm dünyayı uyarıyor ve Alfa, Beta, Delta ve Gama gibi daha bulaşıcı ve ölümcül varyantların birkaçının birleşmesiyle bir "süper varyant"ın ortaya çıkabileceğini ve coronavirus varyantının yüzde 35'lik ölüm oranına sahip olan MERS kadar ölümcül olabileceğinin altını çiziyor.

     

    O yüzden, sivil toplumun ve sıradan yurttaşların, sahip oldukları devlet dahil her şeye iki elle sarılmalarının vakti gelmiş de geçmek üzere.

     

    Dünyamızda sahip olduğumuz kültür, sanat, yönetim, sağlık dahil her şeye biraz daha duyalı ve ilgili olsak mı ne?

     

    Bizim gideceğimiz ne başka bir dünya var, ne de Nazım Hikmet'in dediği gibi "Güzel günler göreceğiz çocuklar/ Motorları maviliklere süreceğiz/ Çocuklar inanın inanın çocuklar/ Güzel günler göreceğiz güneşli günler".

     

    Farkında mıyız?


Yorum Yap