Rekabet ve husumet

  • Konuk / Cengizhan Gököz

    Konuk / Cengizhan Gököz Yazı Arşivi
    8 Aralık 2015 /   1971 Okunma

    Rekabet ve husumet

    Bestekarlığı ve ünlü bestesi ‘eski dostlar’ ile tanıdığımız ama yaşamında sporcu yönü çok önde olan ve spor alanında devlette en üst makamlarda görev almış saygıdeğer büyüğüm Gültekin Çeki'nin ısrarla üzerinde durduğu rekabet ve husumet üzerine bir şeyler yazmak istiyorum.

    Son yıllarda bu iki kavram adeta birbiri ile karıştırılmıştır. Aslında birbiri ile tam zıt olan bu kavramlardan , kelime anlamı ile ‘rekabet’ aynı amacı taşıyan kişiler arasında süren bir ‘yarış’ olup dostluk ve kardeşliğe dayanırken ‘husumet’ ise ‘düşmanca’ duygular taşımak , düşmanlık olarak tanımlanır.

    Bu kavramların yanlış kullanılmasının tesadüfi olmadığını düşünüyorum.

    13 yıldır ülkeyi yöneten zihniyet bilinçli olarak ülke insanını bölme ve kutuplaştırma düşüncesinde bu kavramların anlamını değiştirdi. En belirgin örneğini siyasi rekabette (yarışta) gördüğümüz kutuplaşmanın ve husumetin her alana yayıldığını üzülerek görmekteyiz.

    Tabi ki her alanda rekabet belli hukuki ve etik kurallara göre yapılmalıdır.

    Nitekim ticarette rekabet yasal düzenlemelerle kurala bağlanmış ve haksız rekabet yaptırıma bağlanmıştır.

    Bu konuda en ilginç gelişme ise sporda karşımıza çıkmaktadır.

    Bir spor müsabakasına katılan sporcular birbirleri ile hasım değil rakiptir. Rekabet o spor dalının tabi olduğu kural ve kaidelere göre gerçekleşeceği gibi yazılı olmayan ‘FairPlay’ diye tanımlanan kurallarda geçerlidir.

    Ancak her alanda olduğu gibi sporda rekabette husumete dönüştürülmüştür.

    Sporcu kendisine rakip olan meslektaşını hasım olarak görüp onu sahadan attırmak veya sakatlamak veya seyirci karşısında küçük düşürmek için her türlü etik ve kural dışı hareket edebilmektedir.

    Bir spor Kulübünün rakip olan kulübü hasım görüp yöneticilerinin basında verdiği demeçler düşmanlığın taraftarlara geçmesini sağladığı günleri yaşıyoruz .

    Bu yolla taraftar ,bu yolla siyasi parti seçmeni ve sonuçta ülke insanı birbirine düşman ediliyor.

    Son günlerde Milli maç veya lig maçlarında seyirci davranışlarına yansıyan bu düşünce rakip sahaya rakip takımın seyircisinin alınmaması sonucunu ortaya çıkarıyor.

    Ülke yönetiminin en üst noktasında bulunan kişiden başlamak üzere bu hususun hassasiyetle dikkate alınması ve ülkede kurala dayalı onurlu bir rekabetin gerçekleşmesi sağlanarak rakipler hasım olmadıklarını anlatılması gerekir.

    Saygılarımla Av Cengizhan Gököz

Yorum Yap