10 TEMMUZ KANDIRMACASI

  • Cengizhan Gököz

    Cengizhan Gököz Yazı Arşivi
    29 Haziran 2016 /   1527 Okunma

    10 TEMMUZ KANDIRMACASI

    MHP Genel Merkezi; MHP’ de Seçimli Olağanüstü Kongre talebine karşı, bugüne kadar elinden gelen her türlü engellemeyi sürdürüyor.

                       Bilindiği gibi; muhaliflerin Genel Merkeze yaptıkları Olağanüstü Seçimli Genel Kurul talebini Mahkemeye gitmelerini önererek reddeden Genel Kurul, bu süreçte iktidarın yargı üzerindeki baskı ve etkisini de yanına alarak, yargı sürecini boşa çıkarmayı başaramadı.

                       Tosya ve Generek yargı skandallarına rağmen, Yargıtay tarafından da onanan karar doğrultusunda, tüzük kongresi gerçekleştirilerek tüzüğün 60.maddesinde Seçimli Olağanüstü  Kongreye imkan veren değişiklikler yapıldı.

                       Yargı Kararı doğrultusunda yapılacak kongreyi geciktiren, ancak engelleyemeyen Genel Merkez, bu kez Seçimli Kongreyi  10 Temmuzda kendilerinin yapacağını açıkladı.

                       Genel Başkan, Genel Merkez ve hukukçuları da çok iyi biliyordu ki, MHP’ de tüzük değiştirilmeden Seçimli Genel Kurul yapılamazdı.

                       Öte yandan ,Genel Merkezin 10 Temmuzda hem tüzüğü değiştiririz, hem de seçim yaparız fikir ve açıklamaları da her türlü hukuksal dayanaktan yoksundu.

                       Ancak; asıl dikkat çeken bu durum, muhaliflerce bilinmesine rağmen, Sayın Meral Akşener dışında diğer muhalif Genel Başkan Adayları ve Delegeler Genel Merkezin 10 Temmuz çağrısına uyacaklarını ve Genel Merkezin Kongresine katılacaklarını açıkladılar.

                       Şahsım dahil, pek çok hukukçu 10 Temmuz tarihinde tüzük değişikliği gerçekleşmeden, Seçimli Kongre yapılamayacağı görüşünü belirtmemize rağmen, Genel Merkezin ve bir kısım muhaliflerin 10 Temmuzda, birlikte Kongre yapma yolundaki iyi niyetli düşünceleri Seçim Kurulunun açıklaması ile hayal kırıklığına dönüştü.

                       Burada en dikkat çekici olan;

                       Bilge, dürüst, lider vasıfları ile tanınan bir kişinin başında bulunduğu büyük bir camiayı 10 Temmuz ile aldatması idi.

                       Şuandan itibaren, hangi neden ve gerekçe ile olursa olsun, Seçimli Genel Kurulun, Genel Merkezin isteğinde ve kontrolünde yapılması mümkün ve akılcı değildir.

                       Kendilerini hain, Fetocu, paralelci, ipleri başkasının elinde, MHP’ yi yok etmek üzere ele geçirmek isteyenler olarak ilan eden zihniyet ile birlikte kongre yapmak, bizatihi kendilerini ve yapmak istediklerini inkar etme anlamına gelecektir.

                       Çözüm;

                       19 Haziran kongresi ile ilgili yargı süreci sonunda, Genel Merkezi Seçimli Olağanüstü Kongre yapmaya davet etmek, kabul edilmediği takdirde; yine yargı eli ile çağrı heyeti tarafından Seçim Kurulu huzurunda kongreyi gerçekleştirmekten geçer.

                       Genel Merkez, önceden korsan ve hukuksuz ilan ettiği kongreye gelsin veya gelmesin bu yol en hukuki ve geçerli yoldur.

                       Genel Merkezin, 7 Haziran sonrası ve kongre sürecinde takındığı tavır, MHP’ nin AKP’ nin arka bahçesi ve koltuk değneği olmasından öte, AKPlileştirldiği ve sonuçta baraj altında kalarak yok edildiği;

                       Sonuç olarakta, ülkede Cumhurbaşkanının ve emrindekilerinin gerçekleştirmek için yanıp tutuştukları Başkanlık Sisteminin bir parçası olan iki partili (AKP,CHP), sisteme geçişin yolunu açtığı bir tavır olarak tarihe geçecektir.

                       Uzun sözün kısası,

                       MHP Genel Başkanının bu mevkii koruması ve Genel Başkanlıkta ısrarı , MHP’ nin sonu anlamına gelecektir.

                       Ancak; Türk Milliyetçiliği ve Ülkücülük ebediyen yaşayacaktır.

                       Saygılarımla…

                      


Yorum Yap