TÜKÜRDÜKLERİNİ YALAYANLAR

  • Konuk / Cengizhan Gököz

    Konuk / Cengizhan Gököz Yazı Arşivi
    30 Haziran 2016 /   1469 Okunma

    TÜKÜRDÜKLERİNİ YALAYANLAR

                       Asrın liderimiz AKP’ li Cumhurbaşkanı, hem İsrail hem de Rusya’ dan özür diledi.

                       Bu durumu değerlendireceğiz.

                       Ancak öncelikle söylememiz gereken, her konuda olduğu gibi ona biat eden % 49 buçuk bu tavrı coşku ile kutladı ve alkışladı.

                       Hatırlayacağınız gibi, İsrail ile yaşanan one minute’s (anlatıldığı gibi one minute dahi diyemedi, İngilizcede ‘s eki kelimeleri çoğul yapmak amacı ile sonuna konur, yani tekil olan one için ‘s kullanılmaz) ve Gazze’ ye giden Mavi Marmara olayları, Rusya ile yaşanan uçak düşürme krizlerinden sonra da, bu durum aynı kesim tarafından şuursuzca alkışlanmıştı.

                       Bir toplumun; birbirini nakzeden konuların her ikisini de doğru bulup, desteklemesi ve coşku ile alkışlaması sosyo patolojik bir olaydır.

                       İzahı; ancak büyü, hipnoz, beyin yıkama ve illizyon velhasıl, bugünkü tabiri ile algı yönetimi kavramı kapsamında yapılabilir.

                       AKP’li Cumhurbaşkanının, her iki tavrının ülkeye maliyeti çok ağırdır.

                       Her iki tavırda düşünülmeden, hesaplanmadan gerçekleştirilmiş, devlet yönetme sorumluluğu anlamında sorumsuzca anlık ve siyasi ranta dönük davranışlardır.

                       Nitekim; geri adım atmayız, özür dilemeyiz ilişkilerimiz bundan böyle düzelmez açıklamalarından sonra, geri adım atılması bu düşüncelerimizi teyit etmektedir.

                       Her ne kadar Rusya’ dan özür dilemedik, üzüntülerimizi bildirdik, Rusya’ya tazminat ödemeyeceğiz dese de,

                       Rusya’ nın açıklamalarından özür dilendiği, Başbakanın açıklamalarından da tazminat ödeneceği çok net anlaşılmaktadır.

                       En trajikomik olanı; Rusya ile ilişkilerin bozulmasına neden olan uçak düşürme olayında sorumluluğun pilota yüklenmesidir.

                       Öte yandan; İsrail’ in Gazze’ye ablukayı kaldırmayı kabul ettiği açıklaması, muhataplarca doğrulanmadığı gibi, Mavi Marmara’da ölenlere 20 milyon USD tazminat ödenmesi söz konusudur.

                       Bu insanların ölümüne sebep olan İsrail’ in, koordinatlarını belirttiği bölgeye girecek, askeri ve sivil her türlü deniz aracını vuracağını açıkça uluslararası kamuoyuna beyan etmesine rağmen, Mavi Marmara Gemisini oraya gönderenlerdir.

                       Her iki olay, ülkemizde ekonomiyi çökerttiği gibi, ayrılıkçı ve bölücü terörüde azdırmıştır.

                       Asrın liderimizin, Suriye’ de yaratılan bölünme sürecinde, rejim muhaliflerinin yanına geçip, rejime karşı olan başta; PYD-YPG, Işid, El-Nusra, Müslüman Kardeşler…gibi terör örgütlerine verdiği maddi ve manevi destek, bugünkü manzaranın oluşmasını en önemli nedenlerinden biridir.

                       Bu durumdan kendisine Başkanlık dahil, her türlü siyasi çıkar beklemek, bu ülkeye yapılabilecek en büyük kötülüktür.

                       Tüm bunları; Yeni Osmanlıcılık, Müslümanlığın Lideri olma gibi gerekçelere bağlayıp, insanları bu kavramlarla aldatmak ise, kabul edilemez bir durumdur.

                       Atatürk’ ün  ve Cumhuriyet döneminin, Yurtta Sulh Cihanda Sulh dış politikasını pasif ve edilgen göstererek, ülkeyi bu hale düşürmek tek kelime ile yönetme aczi, kültür ve yeteneksizliğidir.          

                       Saygılarımla..

     

                      

                      

     


Yorum Yap