İdam cezası tartışmaları

  • Konuk / Cengizhan Gököz

    Konuk / Cengizhan Gököz Yazı Arşivi
    19 Kasım 2012 /   3354 Okunma

    İdam cezası tartışmaları

          Her konuda gündem yaratmakla ünlü Başbakanımız geçtiğimiz günlerde idam cezalarının yeniden ceza kanunlarına getirilmesi gerektiğini, "kelle" diye nitelendirdiği şehitlerimizin ailelerinin duygularını da etkileyecek gerekçelerle dillendirdi.

         En zor kaldığı zamanlarda siyasal iktidara "koltuk değneği" olmayı itiyat haline getiren muhalefet partisinin lideri de Başbakanın bu açıklamalarına "mal bulmuş  mağribi" tavrıyla destek vermekten kaçınmadı.

         Yine koşulsuz olarak siyasal iktidarı ve başbakanı desteklemekten sorumlu yandaş ve yalaka sözde basın mensupları televizyon programlarında ve gazetelerde Başbakanın bu sözlerinin hayata geçirilmek için söylenmediğini ve siyaseten bu açıklamaların yapıldığını, idam cezasına kendilerinin de karşı olduğunu ve yasalarımıza tekrar idam cezasının getirilmesinin AB ülkelerince de  kabul edilmeyeceğini ve Avrupa Birliği'ne bu nedenle kabul edilmeyeceğimizi "bilgiç" ve "bilge" bir kişi edasıyla bizlere anlattılar ve ikna ettiler.

         Sizlere somut örnekler verip idam cezası tartışmalarında takdiri izanınıza bırakacağım...

         Son zamanların en ünlü davalarına bir göz atın.

         Yakalamalar, gözaltılar, tutuklamalar, yargılama süreleri, yargıda görülen her türlü olumsuzluk bırakın muhataplarını bu uygulamalara neden olan siyasal iktidarı dahi rahatsız etmekte...

         Son olarak Deniz Feneri davası olarak tanımlanan malum davada soruşturmayı yürüten savcılar hakkında "evrakta sahtecilik ve görevi kötüye kullanma" suçlamalarıyla ilgili açılan davada Yargıtay 11. Ceza Dairesi tüm savcılar hakkında "BERAAT" kararı verdi.

         Öte yandan bu davada tutuklu yargılanan ve davanın Almanya ayağında suçlu oldukları kararda belirtilen kişiler salıverildi veya aklandı...

         Bunların içinde siyasal iktidarın yanlısı RTÜK başkanı da bulunmakta.

        

    Yine bu iktidar tarafından kurulan ve yine bu iktidar tarafından kaldırılan ancak her nasılsa mevcut davalara bakmaya devam eden özel yetkili mahkemelerin sanıklar lehine araştırma yapan veya tahliye kararı veren hakim ve savcıları ya tayin edildi ya görevden alındı.

    Bunca somut gösterge ortada iken bu ülkenin yargısına idam cezası düzenlemesini yeniden getirmek nasıl bir sonuç doğurabilir.

    Yargıya bu kadar hakim olmak isteyen bir siyasal iktidarın başının idam cezasının geri getirilmesini dillendirmesi ve bunu savunması nasıl algılanacaktır?

    Öncelikle belirtmek gerekirse bu beyan siyasi muhalifleri için önemli bir tehdit unsuru oluşturur.

    Kendi yandaşları için yukarıda belirttiğimiz şekilde yargılamalar ortaya çıkaran, ancak "henüz elde edemediği için" istediği sonuç  Yargıtay'dan dönen bir zihniyetin bu yargılamaların bir an için özel yetkili mahkemelerde yapıldığı düşünüldüğünde nasıl bir sonuç elde etmek isteyeceğini bir an için düşünmek yeterlidir.

         Anlaşılıyor ki, amaç idam cezasını geri getirmek değildir.

         Amaç, kafalarındaki yönetim anlayışını uygulamalarına karşı çıkacakları sindirmeye yönelik bir bilinçli tavır ve gözdağıdır.

         Saygılarımla...

     


Yorum Yap