Ceza yargılamasında sakıncalı düzenlemeler

  • Konuk / Cengizhan Gököz

    Konuk / Cengizhan Gököz Yazı Arşivi
    29 Aralık 2016 /   1711 Okunma

    Ceza yargılamasında sakıncalı düzenlemeler

                            Çoğumuz hukukçu olmadığımızdan yasalarda ;özellikle hak ve özgürlüklerimize ilişkin düzenlemeler ile ilgili bilgi sahibi değiliz…

                            Dolayısıyla bu düzenlemelerin bir kısmının hak ve özgürlüklerimiz üzerinde ne denli olumsuz sonuçlar doğurduğunun farkında olamıyoruz…

                            Yazıda bunlardan iki örneği bilgilerinize sunup değerlendirmenizi ve bu düzenlemelerin yeniden değerlendirilerek düzeltilmesi için değişik şekillerde baskı oluşturmanızı teklif ediyorum…

                            Özellikle iktidar partisine mensup yönetici ve milletvekillerine yapılacak uyarılar sonuç almaya yardımcı olacaktır…

                            Bunlardan birincisi;Ceza yargılamasında onama kararlarının muhataplarına tebliğ zorunluluğunun olmayışıdır.

                            Hakkında mahkumiyet kararı verilen bir kişi kararı temyiz ettiğinde temyiz makamının kararı onaması halinde bu karar kendisine veya vekiline tebliğ edilmediği için haberdar olamayacak ..

                            Herhangi bir önleme aramasında hakkında düzenlenen infaz davetiyesi veya yakalama emrinden haberi olmadığı için doğrudan cezaevine gönderilecektir.

                            Oysa onama kararı kendisine tebliğ edilse;İade-i muhakeme yolunu onama tarihinden itibaren 6 ay içerisinde kullanabilecek veya en önemlisi infazın ertelenmesi talebinde bulunarak müsait olduğu bir zaman da cezasını çekme hakkından istifade edebilecektir.

     

                            Bunlardan ikincisi ise;İstinaf talebinde bulunan sanığın ilk duruşmaya gelmemesi halinde talebinin reddedileceği düzenlemesidir.

     

                            Bu durum özellikle sanığın müdafii’ne yapılan tebligat üzerine duruşmaya katılması halinde dahi uygulanacak bir düzenleme olması nedeniyle kişinin istinaf  hakkının kullanılamaz hale getirilmesi sonucunu doğurmaktadır.

                            Özellikle Bölge Adliye Mahkemelerinin istinaf talebinde bulunan sanığın bulunduğu dışında olması gerçeği karşısında;

                            Ekonomik açıdan başka bir İle gidecek parası olmayan kişilerin bir Yasal hakkını kullanmasının önüne geçilip imkansız hale getirilmesi gerçeği ile  karşı karşıya kalınacaktır.

                            Dileğimiz bu iki önemli konuda Yasa koyucunun derhal bu sakıncaları giderecek düzenlemeleri,Yani;

                            *Onama Kararlarının sonuç doğurabilmesi için hükümlüye tebliğini

    *İstinaf duruşmasına müdafii veya vekilin katılması halinde ve

    sanığın mazereti de gözetilerek istinaf hakkının elinden alınmamasına dair önerimizin hayata geçirilmesini talep etmekteyiz.

                            Sizlere yararlı olması ümidi ile…

                            Saygılarımla…

                         

                           


Yorum Yap