YILBAŞI KUTLAMANIN BEDELİ…

  • Konuk / Cengizhan Gököz

    Konuk / Cengizhan Gököz Yazı Arşivi
    3 Ocak 2017 /   1862 Okunma

    YILBAŞI KUTLAMANIN BEDELİ…

     

    Yılbaşı kutlamaları yıllardır ülkemizde bir tartışmanın konusu olmaktadır.

    Yılbaşı kutlamak caiz mi?

    Yılbaşında Hz.İsa’nın doğum günü mü kutlanıyor?

    Mekke’nin fethi olan 1 Ocak’ta fethi kutlamak yerine niçin Hristiyanların peygamberinin doğum gününü kutluyoruz?

    Tartışmanın vardırıldığı sonuç batı taklitçiliği ve gavur hayranlığı…

    Oysa;

    Hz.İsa’nın doğum gününün 31 Aralık değil 24 Aralık olduğu,

    Mekke’nin fethi’nin 1 Ocak değil 11 Ocak olduğu,bu tarihin de Hicri olup sürekli değiştiği…Ayrıca  bu tarihte Peygamberimizin Mekke’ye fetih için değil Kabe’yi ziyaret için geldiği ve yanındaki Müslümanlar ile birlikte Kabe’yi ziyaretine yöneticiler tarafından izin verildiği…

    Yılbaşı kutlamalarının eski Türk geleneklerinde de var olduğu yeni bir yıla girerken,o yıla neşe ve ümit ile girilmesi yönünde gerçekleştirilen bir toplumsal tavır olduğu,bu insanlara yıllar yılı anlatılmaya çalışılmıştır.

             Ancak;

             Her konuda olduğu gibi bu konuda da cahil bırakılan yobaz zihniyetin dindarlık ve kindarlık adına özünde medeniyet ve çağdaşlığa karşı yetiştirdiği sorgulamayan,araştırmayan ve okumayan nesle yılbaşı kutlamanın affedilmez bir günah olduğu fikri adeta yerleştirilmiştir.

             İstanbul’da meydana gelen ve 39 kişinin hayatını kaybettiği olayın gerçekleşmesinde bu tespitin çok önemli bir rolü vardır.

             Tabi ki terör uluslararası boyutu olan bir olgudur,planlayıp sahneye koyanlar genellikle emperyalist güçlerdir.

             Ancak terör için kullandıkları tetikçiler ve canlı bombalar bu ülkenin kandırılmış evlatlarıdır.

             Siz sürekli yılbaşı kutlaması günah,bunu yapanlar batı taklitçisi birer kafirdir diye eğitim sisteminizde sürekli beyin yıkarsanız, emperyalistler de ülkede din adına sorgulamadan ve acımasızca insan öldürecek pek çok terörist namzedi bulacaklardır.

             Sonuçta ülke insanını da dindar ve dindar olmayan şeklinde ayrıştırırak birbirlerine kırdırılabilecektir.

             Sonuç olarak yılın ilk günü gerçekleşen terör olayında hayatını kaybeden 39 insanın ve yaralanan 65 insanın vebali ve sorumluluğu ülkeyi bu hale getiren siyasal iktidarındır.

             İşin içine bir de istihbarat ve güvenlik zafiyeti konduğunda bu ülkede yarına güvenli girmenin hiçbir garantisi bulunamamaktadır.

             Aynı kesimin görüşüne göre başkanlık sistemi denilen diktatörlükte bu işi çözemeyeceği gibi toplumsal çatışmayı iç savaşa götürecek kadar vahim kaygılar içermektedir.

    Umarım  yanılırım…Saygılarımla             

     

     

     

     


Yorum Yap