Saltanat ve Hilafet Üzerine

  • Konuk / Cengizhan Gököz

    Konuk / Cengizhan Gököz Yazı Arşivi
    20 Ocak 2017 /   1810 Okunma

    Saltanat ve Hilafet Üzerine

     

     

                    Tek adam sitemine dayalı ve adına bazılarının’’partili Cumhurbaşkanlığı’’bazılarının da ‘’Türk tipi başkanlık’’ dediği Anayasa çalışmalarının toplumda yansımaları yavaş yavaş ortaya çıkıyor.

                       Birileri çıkıp sosyal medyada bu Anayasa çalışmalarını ’’100 yıllık işgalin sonlandırılması’’olarak nitelendiriyor.

                       Bir diğeri ise Ulu önder Atatürk’ün o günün şartlarına göre hilafetin kaldırılmasının bir zorunluluk olması nedeniyle kaldırmak zorunda kaldığını ancak şimdi Türkiye’nin içinde bulunduğu bölgenin yapısı da dikkate alınarak hilafetin getirilmesinin tartışılması gerektiğini yorum olarak açıkça yazabiliyor.

                       Birileri de bu ülkenin geçmiş yönetimlerinin ortak özelliğinin ‘’kağan’’,’’hakan’’,’’sultan’’ ve ‘’padişah’’ olduğunu dolayısı ile unvanı ne olursa olsun tek adam yönetiminin bizim yönetim yapımıza en uygun olduğunu açıklayabiliyor. Açıklamalarına Göktürk,Uygur,Oğuz ,Selçuklu ve Osmanlı yönetimlerini gösteriyor.

                       Tüm bu açıklamalar mevcut Anayasa henüz değiştirilmemiş ve yürürlükte iken eş zamanlı olarak yapılıyor.

                       Bu tavır ve açıklamalardan şu anda ki gelişmelerin Cumhuriyetin ilanı sırasında hilafet ve saltanattan yana görüşün 100 yıl sonra hortladığı ve zombi ordusu gibi ülkeyi karanlık bir noktaya götürmek istediği açıkça anlaşılmaktadır.

                       Bu tespitle yapılan işin bir Anayasa değişikliğinden çok çağdaşlaşma ve aydınlanma yoluna giren Laik Cumhuriyeti ortadan kaldırılarak 100 yıl öncesinin karanlık ve yobaz yapısına dönüşü sağlamak olduğu açıkça görülmektedir.

                       Bu anlamda mücadele AKP,CHP,MHP,HDP gibi partilerin siyasi mücadelesinden çok çağdaş Laik Cumhuriyet’ten ve Demokrasiden yana olanlar ile cehaletin ve yobazlığın egemen olduğu bir yönetim şekline dönüştürmek isteyenler arasındaki mücadele olarak görmek daha doğrudur.

                       Özellikle bu değişikliği isteyenler meseleyi siyasi partiler arası bir mücadele olarak göstermeye çalışmakta, hayır diyecek olanları HDP,PKK ve CHAPE ile birlikte hareket ediyor göstermeye çalışmaktadırlar.

                       Oysa AKAPE içerisinde de MHP içerisinde de bu Anayasaya HAYIR diyecek pek çok Atatürkçü Vatansever bulunmaktadır.

                       Mesele AKAPE ve MHP seçmeninin,kendilerine haksız olarak dayatılan bu metin karşısında  sürü psikoloji ile hareket edip etmeyecekleridir.

                       Biz bu konuda hangi partide olursa olsun Atatürk’ün kurduğu Çağdaş Cumhuriyeti savunan tüm insanları,hayır demeye davet etmeye devam edeceğiz.

                       Saygılarımla…


Yorum Yap