Kuyunun dibi

  • Konuk / Cengizhan Gököz

    Konuk / Cengizhan Gököz Yazı Arşivi
    17 Aralık 2012 /   4185 Okunma

    Kuyunun dibi

              Değerli büyüğüm Hüseyin Avni BADAK'ın; Büyük Bestekar, Müzikolog, Devlet Sanatçısı, Değerli Hocam İsmail Baha SÜRELSAN'ın kendisine aktardığı bir değerlendirmeyi sizlerle paylaşmak istiyorum.

             Üstadımız Merhum Sürelsan Türk Musikisine günümüzde ilginin azalması ve seviyesinin düşmesi durumundan yakınırken bir kısım görüşleri şöyle eleştirmiş;

             Bir kısım insanlar Türk Musikisine ilgiyi çekebilmek gerekçesi ile halkın dinlemek istediği tarzda beste yapmak ve icra etmek gerektiğini, Abdülkadir Meragi ile başlayan ve Hafız Post, Hamamizade Dede, Buhurizade Mustafa Itri Efendi, Zekai Dede... gibi büyük bestekarların eserlerinin icra edildiği konserlere halkın rağbet etmediğini belirterek, halkın istediği düzeyde musiki yapılıp icra edilmesini ve Türk Musikisinin bu şekilde tanıtım ve sevdirilmesini tavsiye etmektedir.

             Bu düşüncenin son derece yanlış ve sakıncalı olduğunu belirten Hocamız;

             Musikide halkın seviyesine inilmesini savunan bu düşünce sahiplerine karşın merhum Sürelsan şu soruları sormaktadır;

             'Bir kişi kuyuya düşünce onu nasıl kurtarırsınız?

             Kuyuya ip sallayıp onu yukarı çekerek mi,

             Yoksa kuyunun dibine inip yukarı çıkarmaya çalışarak mı?

             Kuyunun dibine siz de indiğiniz takdirde;

             SİZİ KİM KURTARACAK ?

             Hocamız her zaman klasik Türk Musikisinin formlarından başta Kar, devamında Birinci Beste, İkinci Beste, Murabba, Ağır Semai, Yürük Semai, Şarkı formlarından oluşan aynı makamda Peşrev ile başlayıp Saz Semaisi ile sona eren konserler icra edilmesinden yana idi.

             Hatta Itri'nin 'Nevakar'ınında içinde bulunduğu bir konseri siyasi nedenlerle icra edememenin üzüntüsü içerisinde rahmete ulaştı.

             Bizlere 8 izleyiciye (sahnedeki sanatçı sayısının çok altında) verdiği konserden bahsederken, bu musikinin değerini bilen 8 kişinin, bilmeyen yüzlerce kişiden daha önemli olduğunu ve bu konserde seyirci sayısından şikayetçi olmadığını anlatmıştı.

             Bizlere hep Türk Musikisinin en iyi örneklerini vermemizi ve toplumu bu seviyeye çekmemizi vasiyet etmişti.

             Halkın seviyesine inmek adına Atalarımızın bu güne kadar taşıdığı kültür mirasımıza ihanet etmememizi defalarca anlatan Değerli Hocamızın bu anlamda bizleri bağışlamasını diliyorum.

             Bu anıyı anlatmamdaki sebep;

             Yani 'kıssadan hisse'

             Bugün halkın seviyesine inmek gerektiğini her fırsatta dile getirerek iktidara gelen bir zihniyet ülkeyi yönetmektedir.

             Atatürk'ün bize armağanı Türkiye Cumhuriyetinin o günün koşullarında savaştan çıkmış bir halkı muasır medeniyet seviyesine çıkarma çabalarını ve devrimlerini halka 'tepeden bakma','seçkincilik' olarak değerlendirerek halkın seviyesine cehalette dahil her ne şekilde olursa olsun inmeyi ve bu anlamda popülizmi halktan yana olmak şeklinde anlatmaya çabalamak son derece yanlış ve sakıncalıdır.

             Bu zihniyetin bize tavsiyesi kuyunun dibine inmektir.

             Şuanda toplum; ülkeyi ileri demokrasiye götürme ve bölgesinde lider ülke olma iddiası ile kuyunun dibine çekilmiştir.

             Ülkeyi yönetenlere soruyorum..

             Cumhuriyet zihniyetinin büyük bir savaştan çıkmış, yetişmiş insanını kaybetmiş, ordusu tasfiye edilmiş, tamamına yakını cahil, ekonomisi son derece kötü bulunan toplumu içine düştüğü kuyudan çıkarmak için yukarıdan ip atarak çekmeye çalışmayı tercih ettiği halde, siz seçkinci ve tepeden bakmacı olarak bu tavrı nitelediniz,

             Onun için halkın seviyesine inmek gerektiğini tavsiye ediyorsunuz,

             Bu durumda,

             Kuyunun dibinden sizi kim çıkaracak?

             Saygılarımla..


Yorum Yap