Düz mantık

  • Konuk / Cengizhan Gököz

    Konuk / Cengizhan Gököz Yazı Arşivi
    12 Haziran 2012 /   3882 Okunma

    Düz mantık

    Sayın Başbakan, geçen haftalarda anlamsız bir tartışmanın öncülüğünü yaptı.

    Sayın Başbakan'a göre, kürtaj bir yasa ile yasaklanmalı...

    Zira,  kürtaj bir cinayet !

    Tabii ki her cinayet bir katliam...

    Uludere olayı da bir katliam olarak değerlendirildiğinde, Sonuç;

    Her kürtaj=Uludere

    Bu durum bize çocukluğumuzda sıkça kullandığımız bir düz mantık oyununu hatırlattı.

    Hayat acıdır...

    Biberde acıdır. (özellikle biber gazı..)

    O halde hayat biber veya biber gazından ibarettir.

    Tartışma, bu kadar anlamsız bir mantıkla kamuoyunun önüne getirildi.

    Başbakan bunu yaparda muhalefet durur mu?

    Hayır, kürtaj bir haktır.

    Kürtaj zorunludur.

    Nerede ise, kürtaj çok olumlu bir harekettir.

    Sonuçta işe Diyanet İşleri Başkanlığı da karıştırıldı.

    İktidarın görüşü doğrultusunda fetva alındı.

    Kürtaj günahtır.

    Meseleye insani, hukuki, tıbbi, dini hangi açıdan bakarsanız bakın, anne rahminde bir çocuğun hayatının sonlandırılması savunulabilecek bir hal değildir.

    Kürtaj insani açıdan değerlendirildiğinde, insanın yaşam hakkına son derece aykırı bir durumdur.

    Hukuki açıdan baktığınızda, medeni yasada düzenlemesini bulan 'cenin sağ doğmak şartı ile medeni haklara ehil olur.'

    Kuralını da ihlal eden bu davranış hukuki hakların (başta miras olmak üzere, kişilik ..vb.) önlenmesi sonucunu doğurur.

    Tıbbi açıdan baktığınızda, her kürtaj anne için son derece sağlıksız sonuçlar doğuran bir işlemdir.

    Dini açıdan da bakıldığında, tüm dinler öldürmeyi yasaklamaktadır.

    10 emrin birincisi öldürmeyin şeklindedir.

    Bunların hepsi Başbakan tarafından da muhalifler tarafından da bilinir.

    Kürtaj konusunda ülkemizde yeterli düzenleme bulunmaktadır.

    Kürtaj, ülkemizde zaten serbest yapılabilen bir tıbbi uygulama değildir.

    Hangi zamanda, hangi şartlarda (sağlık, sosyal, psikolojik ve hukuki) kürtaj yaptırılabileceği yasalarımızda gelişmiş Avrupa ülkelerinden çok daha iyi düzenlemelerle ortaya konmuştur.

    Bu yasal düzenlemeler, kürtajın tamamen yasaklandığı 'cahiliye' dönemlerinde ortaya çıkan olumsuzluklar gözetilerek yapılmıştır.

    Ortada kürtajın tamamen yasaklanmasını gerektirecek bir durumda söz konusu değildir.

    O halde karşı çıkılması gereken husus;

    Kürtajın cinayet olduğu, hatta katliam olarak algılanacağı, sonuçta başta yaşam hakkı olmak üzere insan haklarına aykırı olduğu yönündeki düşünceler değil,

    Siyasal iktidarın gittikçe arttırdığı baskıcı tavrının ne kadar ileri gittiği ve insanın özel yaşamına ne kadar büyük boyutlarda müdahale ettiği hususları olmalıdır.

    Laik demokrasilerde, hiç olmaması gerektiği şekilde, toplumu din kuralları ile (tıp, hukuk ..vb. kurallar dışında) hareket etmeye ve yönlendirmeye kararlı (dindar nesil yetiştirme ideolojisi ile ) iktidarın bu tavrının sorgulanması gerekirken, nerede ise kürtajı savunur duruma düşmek herhalde en büyük yanılgı olsa gerektir.

    Kürtaj dahil her konuda tepkisini dile getirmeye çalışan insanlara cop ve biber gazı ile sonuçta şiddet ile karşılık veren siyasal iktidarın gerçek niyetini sorgulamadan ve o konularda tümü ile karşı çıkmadan her konuya ayrı tepki vermek bazen bizleri haklı olduğumuz konularda dahi haksız duruma düşürebilir.

    Bu tepkinin en iyi verileceği yer ve zaman sandık başı seçim zamanıdır.

    Saygılarımla...


Yorum Yap