Yeni Anayasa Kimin İçin?

  • Konuk / Cengizhan Gököz

    Konuk / Cengizhan Gököz Yazı Arşivi
    8 Ocak 2013 /   2944 Okunma

    Yeni Anayasa Kimin İçin?

    İktidar partisi ve lideri tarafından atanmış Meclis Başkanı, yeni Anayasa çalışmalarının hızlandırılması için çok yoğun çalışma içine girdi. Bu çalışmaların hızlandırılması yönündeki çaba ve açıklamalar iktidarın süre konusunda panik içinde olduğunu gösteriyor.

             Muhalefetin uzlaşmaması halinde Anayasa çalışmalarının iktidar tarafından tek başına yeni bir Anayasa yapılması söz konusu.

             Uzlaşma teriminin anlamına aykırı olarak dayatma bir biçimde Anayasa yapmak ne kadar demokratik olur bilinmez.

             Bilinen; iktidarın tek başına hazırladığı bir Anayasa metnini tüm ülkeye kabul ettirmek düşüncesidir.

             Zaten söylenen de: “Muhalefet ister uzlaşsın ister uzlaşmasın biz ülkeyi vesayetçi darbe Anayasalarından kurtarıp sivil ve demokratik Anayasayı çıkaracağız, bizim dışımızdakiler bu sürece katılır veya katılmaz, sonuçta vesayetten ve darbeden yana olanlar ile ileri (!) demokrasiden yana olanlar bu Anayasa çalışmasında ortaya çıkacaktır.”  şeklindedir.

             Gerçek odur ki; bu iktidarın gerçek demokrasi ile ilgili herhangi bir kaygısı olamaz. Demokrasiyi araç olarak gören bir zihniyetten başka bir şey beklenemez. Şu anda yapılan da demokrasinin kendisinden yararlanıp demokrasiyi yok etme çabalarıdır.

             Vesayetçi ve darbeci ilân edilen 12 Eylül Anayasasının düzenlemelerinden YÖK, RTÜK başta olmak üzere pek çok müessesesine sahip çıkan siyasal iktidarın; parlamenter sistemin olmazsa olmazı ve hukuk devletinin temeli olan “kuvvetler ayrılığı sistemi” ne yönelik düşüncesi, başkanlık sistemi düşünce ve çalışmaları bizlere çok açık ipuçları vermekte.

             Kendi partisinin iç düzenlemelerine ve tüzüğüne göre milletvekili seçilmesi ve dolayısıyla Başbakan olması mümkün görünmeyen Sayın Recep Tayyip Erdoğan için iki seçenek bulunmakta;

             Bunlardan birincisi Başbakanımızın kendi koyduğu kurala kendisinin uymayarak yeniden milletvekili seçileceği yeni bir düzenleme yapılması,

             İkincisi ise biraz zor ve zahmetli görünmekle birlikte en sağlam biçimde ve gitmemek üzere kendisini Anayasal  bir zemine dayayıp Devlet Başkanı seçtirecek Anayasal düzenlemenin yapılması.

             İkinci durumda, AKP rozetini hiçbir zaman değiştiremeyen Sayın Cumhurbaşkanımız ile Sayın Başbakanımız arasındaki muhtemel referandum sonucu ne çıkarsa çıksın konu Anayasal düzenlemede Sayın Başbakan lehine olacak şekilde gözükmektedir.

             Sözün kısası, vesayetten arınmış sivil ve demokratik Anayasa yapıyoruz aldatmacası ile “tek adama” yönelik bir Anayasa yapımı ile karşı karşıyayız.

             Sayın Başbakan bu statüye gelebilsin diye ülkenin üniter yapısını da tehlikeye atacak şekilde ülkemiz içerisinde; federasyon, konfederasyon ve bağımsız bir devlet kurulmasının yollarını açacak Anayasanın iktidar tarafından “ideolojik” bulunan maddeleri de değiştirilerek “ideolojisiz” bir Anayasa düşüncesi hayata geçecektir.

             Son olarak, geçen hafta sürdürülen  göz altına alma serisinde eski Genelkurmay Başkanlarından Org. İsmail Hakkı Karadayı’ nın ifade için alınması siyasal iktidarın bu düşünceleri hayata geçirmede kendilerine engel olacaklarını düşündüklerine gözdağı verme hareketlerinin sürdüğünü söyleyebiliriz. PKK’lı teröristlerin şahitlik yaptığı davalarda onlarla mücadele eden meşru silahlı kuvvetler mensuplarının iktidara darbe yapmayı düşündükleri gerekçesi ile hapse atılmasının mantıklı bir açıklaması görülmemektedir.

             İktidarın sivil ve demokratik Anayasa çalışmaları yapıyoruz söylemlerine söylenecek son söz

             “Atma Recep din kardeşiyiz” deyiminin Türkçe karşılığıdır.

    Saygılarımla…


Yorum Yap