'Ana dilde' ibadet

  • Konuk / Cengizhan Gököz

    Konuk / Cengizhan Gököz Yazı Arşivi
    25 Şubat 2013 /   3456 Okunma

    'Ana dilde' ibadet

    Geçen hafta Diyanet İşleri Başkanlığınca Doğu ve Güneydoğuda yaşayan Kürt kökenli yurttaşlarımız için, ana dilde eğitim ve savunmadan sonra ibadetini ana dilde yapma konusunda uygulamaya geçileceği medyada haber olarak yer aldı.

    Buna göre, ibadethanelerde Kürtçe vaaz verilebilecek, hutbe okunabilecek ve dua yapılabilecek.

    Tabii bunların yapılması Kürtçe bilen din görevlileri tarafından gerçekleştirilecek.

    Demokratik açılım olarak bizlere anlatılan bu karar ve uygulamaların samimi ve gerçekçi olmadığı bilinmelidir.

    Ana dilde ibadet kavramı hiçbirimizin hayır diyemeyeceği bir husustur.

    Bizler yıllardır dinin ve ibadetin ana dilde yapılmasını savunuruz.

    Ancak nasıl bir çelişki ise, bugün iktidarda bulunan zihniyet ibadetin ana dilde yapılmasını şiddetle karşı çıkagelmiştir.

    Türkçe ezan konusunda başlatılan uygulamayı tekrar Arapçaya çevirmeyi dine ve İslam’a hizmet olarak takdim edenlerin Türkçe dua ve hutbeye sıcak bakmayanların Kuran’ın Arapça okunması ve bunun Arap dilindeki vurgulara uygun olmasını temin için Kur’an Kursu ve İmam Hatip Okullarını baş tacı yapanların Kürtler için Arapça dışında ana dilde ibadet önermesi dikkat çekicidir.

    Bugün ülkemizin büyük bir bölümünde her gün beş vakit kıldıkları namazlarında okudukları Fatiha Suresinin Türkçe mealini bilmeyenler ve hatta merak etmeyenler çoğunluktadır.

    Huşu içinde dinledikleri Kur’anı Kerim’in anlamını da bilen sayısı yok denecek kadar azdır.

    Kelime-i Şahadet ve Tevhit’in ne anlama geldiğini ve Türkçe mealini bilmeyen sayısı azımsanmayacak kadar çoktur.

    Tüm bunlar acı bir gerçek olarak ortada iken, Kürt kökenli yurttaşlarımızın dinlerini ana dilde öğrenmeleri ve ibadetlerini ana dilde yapmalarını demokratik hak, özgürlük ve açılım olarak göstermek izahtan varestedir.

    Bunların tümü birlikte değerlendirildiğinde ülke bütünlüğü ve ülkemizde yaşayan insanları dile ve bölgeye göre ayrıştırma çabası olarak nitelemek herhalde kötü niyetli yorum anlamına gelmez.

    Ülkenin bir bölümünde yaşayan farklı etnik guruba diğer bölümlerinde yaşayan aynı etnik kökenli yurttaşlarımızdan farklı olarak sadece doğu ve güneydoğu Anadolu’da  Kürtçe vaaz ve Kürtçe hutbe ve dua uygulaması bizce ayrımcılığın önde gidenidir.

    Kimse kendisini ve bizleri kandırmasın…

    Yapılanların demokrasi, açılım, özgürlük ve insan hakları amacı ile yapılmadığı, gerçek amacın bu ülkede farklı bir veya birkaç ulus yaratma ülkeyi bölme ve parçalama olduğu kaygımız dikkate alınsın.

    Saygılarımla…

     

                           

     

                           

                           

     

                           

     

     


Yorum Yap