Hocalı Katliamı

  • Konuk / Cengizhan Gököz

    Konuk / Cengizhan Gököz Yazı Arşivi
    7 Mart 2013 /   3664 Okunma

    Hocalı Katliamı

    Geçtiğimiz Şubat ayının 26 ve 28 günleri Hocalıda katledilen ve bence soykırıma tabi tutulan soydaşlarımızın uğradığı zulmün yıl dönümü idi…

    Bu konuda ulusal ve yerel basında hak ettiği ilgiyi ve değeri bulamayan bu olay aslında bizlerin yılın sadece 1-2 gününde hatırlayacağımız ve dünyaya hatırlatacağımız bir önemsiz olay değildir.

    Ülke düşmanlarının (içte ve dışta) fırsat buldukları her an bizleri aşağılamak için her türlü yolu kullanarak yönlendirdikleri Ermeni Soykırımı iddiaları karşısında Hocalıda gerçekleştirilen soykırım ile ilgili ‘ilgisizlik’ çok dikkat çekicidir.

    Uluslar arası alanda haklılık ve bunun savunulması soluklu bir mücadeleyi gerektirir.                

    Ülkede haince ve alçakça katledilen ermeni asıllı gazetecimiz Hırant Dink’ e yapılan saldırı karşısında ‘Hepimiz Ermeniyiz’ diyecek kadar duygularını dışa vuran yurttaşlarımızın, Hocalı katliamı karşısında da her yıl 26-28 Şubat günlerinde sokağa çıkıp ‘Hepimiz TÜRKÜZ’ deme erdemini göstermesini bekliyoruz.

    Ancak geçtiğimiz hafta ülke insanımız İmralı’da iskan ettirilen terörist başı ile ülke yöneticileri arasındaki müzakere veya mütarekenin sonuçları ve terörist başından gönderilen ve basına yansıtılan mektup içeriği ile ilgili olduğu için Hocalı katliamı akıllarına dahi gelememiştir.

    Tüm ülke; adına ‘İmralı’ denilen zat ile devleti yönetenler arasındaki görüşmeler sonucu, ülkede terörün sonlandırılacağı fikrine inandırılmıştır.

    Bu yolla terörün biteceğinden medet umanlar, yanıldıklarını kendileri de bilmektedir.

    Ancak yurttaşlarımız; %50’nin üzerinde oy alan bir siyasal iktidarın, daha doğrusu onun başının, yanlış yapmayacağını düşünerek yapılan yanlışlıklara göz yummaktadır.

    Habur’da yaşanan rezalet başta olmak üzere, tüm yaşananların terörü sonlandırma adına yeni yanlışlıkları doğurduğu ortada iken, gerek iktidarın gerek iktidara şu veya bu amaç ile destek verenlerin yanlışta ısrar etmelerinin ne anlamı olabilir.

    Terörü sonlandırmak, darbeleri önlemek ve ileri demokrasi getirmek gerekçesi ile ülkeyi etnik ve inanç yönü ile bölerek, üniter yapıyı yok etmek sonucuna giden gelişmeler, ülke insanına bir fikir vermesi gerekir.

    Tüm yaşananlardan ders çıkarmamak, Hocalı’da yaşananları anlamamak, Yugoslavya’nın, Gürcistan’ın, Irak’ın, Suriye’nin başına gelenleri görmemek gelecekte çok vahim sonuçlar doğurabilir…

    Tarih tüm bu yaşananların örnekleri ile doludur.

    Tarihten ders almayanlar da yok olmaya mahkumdur.

    Saygılarımla…

     


Yorum Yap