Ters yüz edilen kavramlar

  • Konuk / Cengizhan Gököz

    Konuk / Cengizhan Gököz Yazı Arşivi
    22 Nisan 2013 /   3113 Okunma

    Ters yüz edilen kavramlar

                        Ülkemizin son günlerde yaşadığı olaylar ve bu olaylar yaşanırken kullanılan kavramlar tümü ile zihinlerimizde kargaşa yaratmaya yönelik kullanılıyor.

                       Bugüne kadar anlamı bilinen ve aslına uygun kullanılan terim ve kavramlar, kasıtlı olarak başka anlama gelecek şekilde bizlere kabul ettirilmeye çalışılıyor.

                       Dilerseniz son günlerde kullanımı, moda haline getirilen bu kavramlara bir göz atalım.

                       Barış süreci;

                       Çözüm süreci;

                       Ötekileştirme;

                       İleri demokrasi;

                       Sivil ve demokratik Anayasa;

                       Bu kavramları tek tek ve gerçek anlamları ile ele alırsak, hiç kimsenin itiraz etmeyeceği sonuçlar ortaya çıkar.

                       Ancak başta Başbakan olmak üzere, Başkanı olduğu Siyasi Parti, dayandığı ve sivil toplum örgütü olarak tanımladığı cemaatler ve onların devletin her örgütüne yerleştirilmiş görevlileri, yazılı ve görsel medyadaki iflah olmaz, kayıtsız şartsız destekçileri ile en son yine tek adam tarafından atanmış akıllıları, bizlere bu kavramları ters yüz ederek ikna çabalarına bakıldığında, bunların nasıl kötüye kullanıldığı görülüyor.

                       Barış süreci diye bizlere anlatılan,

             Ülkeyi bölerek ayrı devlet kurmak için yıllarca bu ülkenin evlatlarının şehit olmasına neden olan eli silahlı terör örgütü, onun İmralı’daki hükümlü lideri, terör örgütünün siyasi uzantısı bir siyasi parti ile yürütülen bir faaliyet olmasına rağmen her gün   bizlere ülkede barışa gidildiği anlatılıyor.

                       Bizim ülkemiz içinde dargın olduğumuz bir unsur yoktur.

                       Hiçbirimiz Kürt, Türk, Ermeni, Laz..vb. gibi adlandırılan unsurlar ile dargın değiliz.

                       Barışma dargınlar arasında söz konusu olur.

                       Akil insanlar, dargın insanları birbiri ile barıştırır.

                       Ortada bir dargınlık var ise, devlet örgütü ile terör örgütü arasındadır.

                       O halde barış görüşmeleri ve ikna çabaları niçin vatandaşlara yönelik gibi gösteriliyor.

                       Devletin bu tür örgütler ile barışmasının tek yolu vardır, onlar için genel af ilan etmek…

                       Şu anda böyle bir durum söz konusu olmadığına göre, yapılan TERÖR VE TERÖRİST İLE MÜZAKEREDİR.

                       Ne yazık ki, bu müzakerede devlet yenilmiş taraf gibi davranmakta, ancak bizlere bu durumun tersi ikna edilmeye çalışılmaktadır.

                       Çözüm süreci kavramı da, aynı mantık ile sürdürülmektedir.

                       Terörün çözümü adı altında, Anayasal değişiklik ile halen iktidarda bulunan Partinin bir daha Genel Başkan ve ülkeye Başbakan olma yolunu kendi tüzüğü ile imkansız kılanların şimdi bu sorunlarını çözmek için Başkanlık Sistemi getirerek kaydı hayat şartı ile ülkenin başına getirme sürecinden söz edilebilir.

                       Bu süreç aynı zamanda, bölücülere de öncelikle özerklik ve zaman içerisinde federasyon, komfederasyon ve ayrı devlet kurma vaatleri ile çözüm sağlayarak terörü bitirme düşüncesidir.

                       Bir taşla iki kuş vurma cinliği taşıyan bu zihniyetin, çözüm süreci kavramı altında bize dikte ettikleri aslında, çözülme ve teslimiyet sürecidir.

                       Ötekileştirme kavramı da ter yüz edilen kavramlardan…

                       Bir ülkenin asli unsuru vatandaşlarına ‘sen Kürtsün, sen Lazsın, sen Çerkezsin…vb’ diyerek onlara diğerlerinden farklı dil, eğitim, kültür empoze ederek ayrıştırmaya çalışanlar, tam aksine onları aynı dilde, aynı ülküde, aynı inançta ve aynı ülke ve bayrak altında toplamaya çalışanları ötekileştirici olarak göstermekte…

                       İleri demokrasi ve sivil Anayasa kavramları da bu kargaşadan nasibini almakta…

                       İçinde hukuk olmayan ve tek kişinin buyruklarına dayalı demokrasinin, ileri demokrasi olmayacağı, belli bir Partinin, terör örgütü ve onun siyasi uzantısının desteği ile birlikte hazırlayacağı Anayasanın nedenli sivil ve demokratik olduğu makul seviyede zekaya sahip olan  insanlarca anlaşılabilir.

                       Ancak birileri koro halinde bizlere bu kavramları ters yüz ederek anlatmaya ve bizleri ikna etmeye çalışıyor.

                       Beyhude…

                       Saygılarımla…

     

     


Yorum Yap