Hukuka uydurmak

  • Konuk / Cengizhan Gököz

    Konuk / Cengizhan Gököz Yazı Arşivi
    25 Haziran 2012 /   3269 Okunma

    Hukuka uydurmak

    Bir hukuk devletinde herkesin ve özellikle yönetme erkini elinde bulunduranların hukuka uymak, uygun davranmak, yargı kararlarını süre geçirmeden uygulamak zorunluluğu mevcuttur.

     

    Bugün ülkeyi yönetenler, başta Sayın Başbakan olmak üzere, hukuka uygun davranmayı bizlere ve hukuka karşı bir lütuf olarak göstermeye çalışmaktadır.

     
    Düşünce bu olunca, hukuka uygun davranmak konusunda çok önemli sıkıntılar yaşanmaktadır.
     
    Sırf hukuka uygun davranıyor görünebilmek için;
     
    Kişiye, kuruma, olaya göre yasa çıkarmak...
     
    Yasaları kişiye, kuruma ve olaya göre farklı uygulamak şeklinde olaylarla karşılaşıyoruz.
     
    Bunları örnekleyebilirim.
     
    Ancak bir örnek var ki, bunun açıklaması çok zor.
     
    Bilindiği gibi, Akseki-Konya sınırındaki ormanlık alanda maden arama veya taş ocağı ruhsatı alan bir
    şirkete Antalya Merkezi ve yerel yönetimi ile toplumsal muhalefet ve onu oluşturan medya, velhasıl duyarlı hemşerilerim karşı çıkınca, kilometrelerce büyüklükte ormanlık alanın bulunduğu kısım Antalya sınırından çıkartılıp, Konya sınırına dahil ediliyor.
     
    Bakanlar Kurulu Kararı ile yapılan bu uygulamaya karşı yargı yoluna başvurulduğunda  yargının nasıl karar vereceğini bilemem.
     
    Ancak yapılan işlem son derece dehşet vericidir.
     
    Bir hukuk devletinde kabulü mümkün olmadığı gibi izahtan varestedir.
     
    İktidarın bu tavrından sonra, Türkiye'de hukuk devletinin akıbetinden kaygı duymamak için kaygısız olmak gerekir.
     
    Bu tavrın nereye kadar gidebileceği de ayrı bir kaygı sebebidir.
     
    Ceza Kanunu ve Ceza Muhakemesi Kanununda her iki hukukun temel ilkeleri ayaklar altına alınarak kimi zaman özgürlükleri kısıtlayan, kimi zaman adı konmamış af kanunu anlamına gelecek yasal düzenlemeler yapılması da aynı düşüncenin sonucudur.
     
    Bir yandan Özel Yetkili Mahkemeler ve onun işleyişine ilişkin hukuka aykırı düzenlemeler yapıp, özellikle telefon dinlemeleri ve tutuklama konusunda ortaya çıkan sonuçları gördükten sonra adli kontrol ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması düzenlemelerindeki süreyi uzatarak tutukluları serbest bırakma ve hüküm giyenleri affetme sonucuna varabilecek işlemler hep bu düşüncenin ürünüdür.
     
    Ben veya biz...
     
    Ne istersek, yapabiliriz.
     
    Ben veya biz, hukuka değil, hukuk bize uymak zorunda..
     
    Eğer  hukuk bana veya bize uymazsa..
     
    Biz hukuka uydururuz...
     
    Bilmem anlatabildim mi?

         


Yorum Yap