KARANLIĞA KÜFRETME BİR MUM YAK

  • Konuk / Gürkut Acar

    Konuk / Gürkut Acar Yazı Arşivi
    3 Ağustos 2019 /   2605 Okunma

    KARANLIĞA KÜFRETME BİR MUM YAK

    Türkiye’yi çağdışı bir din devletine dönüştürmeye azmetmiş AKP iktidarının giderek konuştuğumuz dili de geriye götürme ve güya “Osmanlılaştırma” gerçekte ise Arapçalaştırma gayretleri neredeyse devlet politikası haline getirilmiştir.

    Ulusumuzu “ümmet” yapmaya çalışmanın doğal sonucudur bu…

    Türk Dil Kurumu bağımsız bir dernek olduğu halde, Mustafa Kemal Atatürk’ün vasiyetnamesi yasa ile bozularak bir devlet kurumu haline dönüştürülmüştür. Mustafa Kemal Atatürk’ün vasiyetnamesiyle bu kuruma özgülenen parasal destek de iradesinin dışında bu kuruma aktarılmaktadır.

    Bunlar zamanı tersine çevirme, suları geri akıtma gayretleridir. Türk Dil Kurumu devlet dairesine dönüştürülmeden önce “dil devrimini” gerçekleştirmiştir. Bu konuda İsmet İnönü şöyle diyor:

    “Şimdi sade gibi görünen bir takım sözleri sizlere hatırlatacağım ki bunlarla köylerimize kadar dilde yeni bir anlayışın temeli atılmıştır. “nefer” er oldu, “zabit” subay oldu. Yarbay, albay şimdi hiç kimsenin yadırgamadığı sözler olarak kullanılmaktadır. Bunun gibi ordunun bütün hizmetlerinde Dil Kurumu doğrultusunda terimler bulmak ve kullanmak isteği yerleşmiştir. Bunun gibi ekin hayatımızda (kültür hayatımızda), yazarlarımız, edebiyatçılarımız yeni dilde anlatım biçimi bulmaya çalıştılar. Dilde yabancı kuralların eski terkiplerin kalkıp Türkçe, sade dilbilgisi kurallarının yerleşmesi hemen hemen kendiliğinden gerçekleşmiştir. Artık Arabî terkipti, Farisî terkipti yahut beraber terkipti böyle bir şey kimsenin zihninde yok, dilinde yok ve dileğinde yoktur. Bu, dilin Türkçeleşmesi için en etkili durum olmuştur.” (İsmet İnönü XIII. Türk Dil Kurultayı).

    Türkiye, yüz yıllık dilde özleştirme çabalarından sonra Osmanlıca adındaki uydurma, Arapça, Farsça, Türkçe karışımına teslim olmayacaktır. Bugün bilim ve teknik alanında her terimin Türkçe karşılığı vardır. Türkçe sonsuz üretim kabiliyetine sahip bir dildir. Bugün REM dediğiniz zaman işçimiz, köylümüz bundan bir şey anlamaz. Fakat “Bilgisayarın belleği” dediğiniz zaman herkes anlar.

    Bütün dünyada kişinin kendisine sıkı sıkıya bağlı haklar vardır. Bunlardan birisi evlenme hakkıdır. Kimse vekâleten evlenemez. Evlilik akdini bizzat kendisi bulunmak ve imzalamak zorundadır. Bunun gibi kimse vekâleten vasiyetname yazamaz, yaptıramaz. Çünkü vasiyetname de kişiye sıkı sıkıya bağlı haklardandır. Gerekli şekil koşulları yerine getirilmişse artık onu kimse bozamaz. Çünkü ölenin son arzularıdır bunlar…

    Buna rağmen yasa ile Mustafa Kemal Atatürk’ün vasiyetnamesi bozulmuştur. O’nun gelirlerinin bir kısmını özgülediği kurumlara “Vahdettin Sempozyumu” düzenlettirilmiştir. Mustafa Kemal Atatürk’ün “Nutuk” kitabında, “hain ve İngiliz işbirlikçisi” olarak nitelendirdiği kişiyi yücelten böyle bir sempozyum ne hukukla ne hakla ne de adaletle bağdaşır.

    Elbette AKP iktidarı gittikten sonra başta “Atatürk Orman Çiftliğinin” talan edilmesi olmak üzere bütün bunların hesabı sorulacaktır.

    Bugünkü “Çağdaş Türk Dili” dergisinde yayınlanan, Türk Dil Kurumu’nun 40. Yılında İsmet İnönü’nün konuşmasını okuyunca çok etkilendim. Şöyle diyor:                      

    “Sevgili Arkadaşlarım, bugün Türk Dil Kurumunun kuruluşunun 40. Yılındayız. Atatürk idaresinde Türk Dil Kurumunun kurulması ve yürümesi için alınan ciddî kararın, ciddî atılımın kırkıncı yılını kutlamakla mutluyuz. 40 yıl size uzun geliyor, benim için geçen hafta kadar yakındır. (Alkışlar) Önümüzdeki kırk yılda Türk dili bütün uygar ulusların ihtiyaçlarını karşılayan diller gibi edebiyatta, bilimde büyük gelişmesini yapmış bir ulusal dil olarak yer alacaktır. Türk dilini ve Türk Dil Kurumunu bekleyen gelecek bu kadar güven dolu ve bu kadar sağlamdır. Onun eşi olan Türk Tarih Kurumuyla beraber gelecek zamanlara yüreğimin dolusu umutlarla bakıyorum. Son derece mutlu ve şevkli bir halde bu kurumu kutluyorum…”

    Bugün devlet dairesi haline getirilmiş “Türk Dil Kurumu” yerine, Mustafa Kemal Atatürk’ün iradesine uygun şekilde bir dernek olarak “Dil Derneği” aynı doğrultuda çalışmalarını yürütmektedir.

    Her ay fırından taze çıkmış bir somun ekmek gibi “Çağdaş Türk Dili Dergisi” kapınızdan içeri girebilir. Bunun için çok söze gerek yok. Yıllık sürdürüm (abone) bedeli 75 liradır. 0 312 425 83 60 telefonla veya İBAN TR37 0006 4000 0014

    2280 2490 06 hesaba 75 lira yıllık sürdürüm bedelini yatırmak yeterlidir.

                       Karanlığa küfretme bir mum yak.

                       Sadece Çağdaş Türk Dili Dergisine abone olmak bile bu gerici, Cumhuriyetin Temel İlkelerinin düşmanı, Mustafa Kemal düşmanı iktidara karşı bir dayanışma ve karanlığa bir mum yakmaktır.


Yorum Yap