Katledilenleri savundukları için öldürüldüler

  • Konuk / HALİL EĞRİBOYUN

    Konuk / HALİL EĞRİBOYUN Yazı Arşivi
    24 Aralık 2018 /   1685 Okunma

    Katledilenleri savundukları için öldürüldüler


    Maraş olayları üzerinden 40 yıl geçti. Olayın sağ ve sol çatışmasından kaynaklandığı iddia edildi.
    Oysa...
    Bu gerekçesinin ötesinde gizli bir el Kahramanmaraş'a dokundu.
    Gizli el...
    Yüzlerce insanın katlediği Kahramanmaraş olayının destanını değil, 12 Eylül faşist darbesinin ön sözünü yazdı. 
    Kahramanmaraş olaylarında doğmamış ana karnındaki bebekler ile yüzlerce insanı katleden çoğunlukla sağ ve aşırı sağ görüşlü olarak nitelenen toplam 804 kişi hakkında dava açıldı. 
    Davaya Adana Barosu avukatları Av Ceyhun Can, Av Halil Sıtkı Güllüoğlu ve dönemin CHP Adana İl Başkanı Av. Ahmet Albay "müdahil avukat" olarak katıldı. 
    Av Ceyhun Can 10 Eylül 1979'da, Av Halil Sıtkı Güllüoğlu 3 Şubat 1980'de öldürüldü. 
    Av Ahmet Albay, 17 Nisan 1980'de evine giderken faşistlerce kurşunlandı. 15 gün yaşam mücadelesi verdi.
    Önce Hacettepe sonra da Numune Hastanesi’nde yatan Albay'a, isabet eden kurşunlar o kadar ağırdı ki, daha fazla taşıyamadı ve 2 Mayıs'ta öldü.
    3 Mayıs 1980'de toprağa verildi.
    Üç avukatta, katledilen insanların haklarını savundukları için ayrı ayrı tarihlerde öldürüldü.
    Av Ahmet Albay, o dönem aynı zamanda CHP Adana İl Başkanıydı.
    "12 CHP'li Başkandan 12 Eylül'e Başkaldırı" adlı kitabımın yazımı aşamasında Antalya araştırması sırasında duymuştum. 
    12 Eylül öncesi öldürülen üç il başkanından birinin CHP Adana İl Başkanı Ahmet Albay'ın olduğunu, 12 Eylül öncesi CHP Antalya İl Başkanı Antalya Milletvekili Gürkut Acar'dan öğrenmiştim.
    Antalya'ya ikinci kez gitmiştim.
    Akdeniz Gerçek Gazetesini ziyaret etmiştim. Gazetenin sahiplerine ve çalışanlarına kitabımı imzalamıştım. Ziyaret sırasında Antalya'dan arkadaşım Zeynep Eğriboyun da vardı.
    Gazetenin sahibi Ahmet Başkaya, eşi Songül Başkaya da yazı işleri müdürüydü. Gazetenin Genel Yayın Yönetmeni İbrahim Akkaya idi. 
    İbrahim Akkaya, 80’li yıllarda Günaydın gazetesinde çalışmıştı. Adımı söyleyince beni hemen tanımıştı. Sarmaş dolaş olmuş 40 yıllık özlemi gidermiştik.
    Songül hanım, imzaladığım kitabımın sayfalarını çevirirken Ahmet Albay ismini gördü.
    Bana dönerek, "Halil bey Ahmet Albay'ın kardeşi Antalya’da yaşıyor. Ona da kitap imzalarsanız sevinirim" dedi.
    Seve seve imzalayacağımı belirttim. 
    Bir süre sonra Kuğulu Park’ta Ahmet Albay'ın kardeşi Fatma Albay Şık ile bir araya geldik. Şık soy ismi bana yabancı gelmemişti.
    Fatma Hanım'ın gazeteci Ahmet Şık'ın annesi olduğunu öğrendim. Ahmet Şık, adını taşıdığı Ahmet Albay'ın yeğeniydi. 
    12 CHP'li Başkandan 12 Eylül'e Başkaldırı kitabımın Ahmet Albay ile ilgili bölümü, kardeşi tarafından verilen bilgiler sonunda iyice zenginleşmişti. 
    Ahmet Albay'ın fotoğrafını da kitabımda yer verdim. Fotoğrafın üzerinde şöyle yazıyordu;
    "CHP Adana İl Başkanı iken, 17 Nisan 1980 yılı Perşembe günü saat 19.45'de demokrasi düşmanlarının silahlı saldırısına uğrayan ve 3 Mayıs 1980 Cumartesi günü Ankara Numune Hastanesi’nde ölen Ahmet Albay"


Yorum Yap