Mayıs matem ayıdır!

  • Konuk / İbrahim Uysal

    Konuk / İbrahim Uysal Yazı Arşivi
    25 Mayıs 2019 /   1207 Okunma

    Mayıs matem ayıdır!

    Mayıs, gerçekten Mayıs bir bahar ayı mıdır, yoksa genç fidanların ülke kaderine budandığı bir matem ayı mıdır? İdam kararı çıkmıştır Deniz Gezmiş'e. Hoş o, Che Guevara'nın o ünlü "Ölüm nereden ve nasıl gelirse gelsin... Savaş sloganlarımız kulaktan kulağa yayılacaksa ve silahlarımız elden ele geçecekse ve başkaları mitralyöz sesleriyle, savaş ve zafer naralarıyla cenazelerimize ağıt yakacaklarsa ölüm hoş geldi, safa geldi..." sözlerini haykırmaktadır her yerden.

    Ulucanlar Askeri Cezaevi bahçesine "dar ağacı" kurulur. Deniz, her şeye hazırlıklıdır ve “O sahneyi çok iyi somutladım; bir mitinge gider gibi gideceğim idama, asılma günü gelip çatınca o sevdiğim giysilerimi giyeceğim, postallarımı, parkamı… Beyaz ölüm gömleği giydirmek isteyecekler, giymeyeceğim, tıraş falan da olmayacağım. Önce gidip orada oturacak, bir sigara yakacağım, sonra demli, güzel bir çay içeceğim. Haa bak, Rodrigo’nun o ünlü Gitar Konçertosunu da dinlemek isterim orada. Sanırım asılacak bir insanın son isteğini geri çevirmezler… Sonra urganı kendim geçireceğim boynuma ve dönüp orada asılmamı seyredenlere, ‘burada ölen yalnızca bedenimdir’ diyeceğim. Ama düşüncemi öldüremeyeceksiniz, düşüncem yaşayacak.” diyecekti Deniz Gezmiş, 1972 yılının 6 Mayıs’ında asılmadan önce!..

    Peki o Deniz'i ölüme, son yolculuğuna uğurlayacak bu "Concierto de Aranjuez (Rodrigo'nun Gitar Konçertosu) "da neyin nesi idi? İspanya İç Savaşı(17 Temmuz 1936–1 Nisan 1939 tarihleri arasında, demokratik seçimle İkinci İspanyol Cumhuriyeti’ne sadık "Cumhuriyetçiler" ile General Francisco Franco liderliğinde isyancı bir grup olan "Milliyetçiler" arasında yaşanan ve Milliyetçilerin ile Fraonco'nun kazandığı iç savaş) başlamıştır. O yıllarda İspanya her ne kadar güçlü bir ekonomiye sahip olsa da siyasi açıdan bir hayli huzursuz zamanlar yaşamaktadır. İspanya’da süren iç savaşın izleri Rodrigo’nun “Concierto de Aranjuez” adlı eserinde de görülmektedir. Picasso’nun en ünlü tablolarından birine konu ettiği "Guernica bombardımanı", tüm dünyayı etkilediği gibi İspanyol besteciyi de derinden etkilemiştir. Ünlü besteci, “Concierto de Aranjuez” adlı eserini yazma kararını da bu bombardımanın yaşandığı günlerde vermiştir. 26 Nisan 1937'de İspanya-GUERNİCA şehrine, Alman Luftwaffe kuvvetlerine bağlı "Kondor Lejyonu" ve Faşist İtalya'nın "Lejyoner Hava Kuvvetleri"ne bağlı uçakların ortaklaşa düzenledikleri bir RÜGEN hava saldırısı yaparlar.

    Savunmasız sivil halk pazar yerinde katledilmiştir. Bunu üzerine PİCASSO'da, günümüzde en büyük savaş karşıtı tablo sayılan; bir sergide Alman General Picasso'ya sorara bu tabloyu siz mi yaptınız?, Picasso'da "hayır siz yaptınız" dediği o ünlü GUERNİCA TABLOSU'nu yapmıştır.

    Rodrigo(Joaquín Rodrigo:22 Kasım 1901-6 Temmuz 1999; klasik müzik bestecisi ve piyano virtüözü. Erken bir yaşta kör olmasına rağmen, Rodrigo'nun, ünlü bestecilerin arasında, klasik gitar çalışmaları ile en özel olduğu düşünülür.) eğitim için gittiği Paris'de yaşamını değiştiren, "O BENİM IŞIĞIM" dediği bir TÜRK KIZI Victoria KAMHİ tanışır. Sırılsıklam âşık olduğu Rodrigo’ya bir ömür vermeye karar vermiş ve sahip olduğu tüm şöhret ve kariyerini Paris sokaklarında bırakarak Rodrigo ile İspanya’ya yerleşmişler ve Rodrigo’nun asistanlığını yapmayı seve seve yapmaya başlamıştır. Çünkü bu genç kızın gözü artık Rodrigo’dan başka bir şey görmez olmuştur.

    Aslında Rodrigo'nun Gitar Konçertosu, direniş ve isyanın hüzünlü müziğidir. Konçertonun orijinalinde, başlarken baskın gelen ses, davuldur. Davul Alman ve İtalyan destekli General Franco’nun askerlerini temsil eder. Davul sesleri gitarı bastırır önce. Sonra sessizlik ve Faşizm kazanmıştır. Ardından tek bir gitarın solgun sesi başlar, sonra bir başkası… sonra bir başkası… Dağ başlarında yanan özgürlük ateşleri gibi dört yan gitar sesleriyle dolar… Ve şu gerçektir ki umudun ve direnişin sesidir gitar. VE umudun müziğidir bu konçerto. İşte Deniz Gezmiş, bu öykünün, bu şanlı direnişin TÜRKİYE AYAĞI olmuştur. Umudun, her türlü baskı ve faşizme karşı direnişinin sembolü olarak.

    "Tam Bağımsız Türkiye" diyenler hep susturuldu. Belki siz de bu suskunluğa el verdiniz? Belki de omuz, artık olanlar olmuştur. Umut, daha güzel bir dünya ve Türkiye için artık #herşeydahagüzelolsun. Bu gitar konçertosunu bir kez de bu kulakla dinleyip, bu abuk subuk uzun yazıyı da bu gözle okuyanların sabırlarına teşekkürler ile selam olsun.


Yorum Yap