Ve referandum kapıya dayandı!

  • Konuk / Serdar Kocaoğlu

    Konuk / Serdar Kocaoğlu Yazı Arşivi
    28 Ocak 2017 /   1557 Okunma

    Ve referandum kapıya dayandı!

     

     

    18 madde oluşan anayasa değişikliği meclisten 339 oyla geçmiştir. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip  Erdoğan’ın onayından 60 gün sonra halkın onayına sunulacaktır. Halkımızın vereceği onaya göre yüzde 50+1 oyla kabul ya da reddedilecektir.

    Yapılmak istenen değişiklik maddeleri ile yürütme ve yasama yetkileri bir kişiye geçmektedir. Meclisin yasama göre Cumhurbaşkanı makamı tarafından Byy-pass edilebilmektedir. Yargıya yapılacak atamalarla yürütme organına göbekten bağımlı hale gelecektir.Yargı kararları bağımsız ve tarafsızlığı kağıt üzerinde kalacaktır.

    İsterseniz son aylarda tartışılan diktatör tartışmalarını kelime anlamıyla inceleyelim:

    Diktatörlük (Latince: dictatura), otokratik bir hükûmet biçiminde, yönetimin diktatör olan tek bir birey tarafından yönetilmesi türüdür.Genellikle üç olası anlamda kullanılır.

    Roma Cumhuriyeti'nde siyasi bir makam olan Roma diktatörü. Örneğin MÖ 2. yüzyılda yaşayan Romalı General Lucius Cornelius Sulla buna bir örnek olarak gösterilebilir.

    Hükümet yönetimindeki tek bir kişi veya küçük bir grup tarafından denetlenebilen insanlar. Bu durum zor kullanılarak veya miras yoluyla edinilmiş olabilir. Bu tür diktatörler halklarını özgürlüğe kavuşturmaya çalışmış veya kavuşturmuş olabilir.

    Günümüzdeki kullanımında ise; Diktatörlük, hukuki olarak anayasalarda veya devlet içerisindeki diğer politik ya da sosyal faktörler tarafından sınırsız bir liderlik imkanları kazanan, otokraside mutlak üstünlüğü bulunan yöneticilerdir.

    20. yüzyıl ve erken 21. yüzyılda aile diktatörlüğü göreceli bir şekilde kalmıştır. Bazılarına göre ise totalitarizm türündeki bir yönetim biçiminde hükümete veya yöneticilere diktatörlük kaynağının nereden geldiği, o diktatörlüğün tanımlanmasına kaynak oluşturmaktadır.

     

    Tüm anlamlarda diktatörler, toplumdaki insanların rızaları olmadan;

     

    a-birden fazla yaşam tarzı ve görüşü sağlamayarak çoğulcu bir yapıda bulunuyor olabilir,

    b-insanların hayatını her yönüyle kontrol ediyor olabilir,

    c-tamamen tek bir insandan gelen güç doğrultusunda kontrast bir yönetim sağlıyor olabilir,

    d-hedeflerine ulaşmak için her türlü meşru ya da gayri meşru yöntemleri kullanıyor ya da savunuyor olabilirler (1)

     

    Diktatörlük çeşitlerine bir bakalım iterseniz:

    İdeolojik

    Devlet içinde tüm yetkileri kendi elinde tutup en üst düzeyde bulunan yöneticidir. Bu kişi aynı zamanda partisininde mutlak lideri olup dışişleri bakanlığı ve orduda başkomutanlık yapabilir. Tek parti rejimi vardır. Bu tür dikatörlüklerde demokrasiden asla söz edilemez. Katı bir liderlik ilkesi vardır. Bu diktatörlük çeşidi daha çok benzer sistemler olan nazizm ve faşizmde görülmüş olup bu diktatörlük çeşidinde en çok ünlenmiş olan kişi Adolf Hitler'dir.

     

    Müşfik

    Yine bu tür içerisinde ele alınabilecek olan[kaynak belirtilmeli] müşfik yani sevecen diktatörlük; otoriter bir liderin sadece kendi kişisel çıkarına veya nüfusun sadece küçük bir bölümünün yararına değil de toplumun bütününün faydasına bir politika izlediği hükûmet şeklidir. Müşfik ve hayırsever bir diktatör, referandumlar yoluyla bazı demokratik kararların alınmasına izin verebilir. Çoğu diktatör rejim kendini daima hayırsever olarak gösterir ve demokratik rejimleri sürekli olarak dağınık, verimsiz ve bozuk olarak gösterme eğilimi içerisindedirler. Napolyon Bonapart, Josip Broz Tito, Ho Chi Minh gibi bazı liderler müşfik diktatörler olarak vasıflandırılırlar.

     

    Tek parti diktatörlüğü

    Tek parti diktatörlüğü de kişi diktatörlüğü içerisinde ele alınmaktadır. Devletin idaresinin ve her türlü yetkinin tek bir parti elinde bulunmasıdır. Tek parti rejimi vardır. Bu diktatörlük çeşidinde de demokrasiden söz edilemez. Partinin başında otoriter bir lider olabileceğinden kişi diktatörlüğüne benzeyebilir, bu konuda Sovyetler Birliği'nin Stalin dönemi örnek gösterilebilir.

     

    Askerî

    Devlet idaresinin orduda bulunmasıdır. Bu tür yönetimlere cunta adı verilir. Siyasi partiler bulunmaz, bulunsa bile ordu kontrolünde varlığını sürdürür. Askeri yönetimlerin başına geçmiş kişiler genellikle yönetime darbe yoluyla gelmiştir. Bu diktatörlük çeşidini uygulayan en ünlü kişilere Francisco Franco ve Muammer Kaddafi örnek verilebilir.(1)

     

    Yukarıdaki diktatörlük ile ilgili bilgiler ışığın da halkın oylarına sunulan 18 maddeyi karşılaştırın ve kararınızı verin bakalım dostlarım.

    Yalnız kararınızı verirken çocuklarınızın geleceğini de düşünerek veriniz.

    Karanınızı verirken bir mi büyüktür 78 milyon mu bir düşünün ve bir kişi mi yetmiş sekiz milyona tabi olacak yoksa 78 milyon mu bir kişiye tabi olacaktır bir düşünün bakalım.

    Ve kararınızı ona göre veriniz.

    Hayırlı ve aydınlık günlere doğru….

    Tepkisiz Toplum Etkisiz Toplumdur!

    Not:1-https://tr.wikipedia.org/wiki/Diktat%C3%B6rl%C3%BCk

     

     

     


Yorum Yap