Halkın Seçimi

  • Konuk / Serdar Kocaoğlu

    Konuk / Serdar Kocaoğlu Yazı Arşivi
    5 Mart 2019 /   1809 Okunma

    Halkın Seçimi

    Geçtiğimiz yıl haziran ayında milletvekilliği ve cumhurbaşkanlığı seçimi yapıldı. Geçtiğimiz yıl seçim yapılırken rejim tartışması yapılıyordu. Bu tartışmaların yanı sıra bu yıl 31 Mart 2019 yılında yapılacak olan yerel seçimleri de tartışılmakta idi.

    Geçtiğimiz yıl bu tartışmaların yanı sıra ekonomik kriz yavaş yavaş da olsa kendisini hissettirmekteydi. Önlem alınması gerektiği söylenmekteydi. Geçen sene hükümetin derdi cumhurbaşkanlığı seçimi olduğu için gerekli önlemleri almadı.

    Seçimlerin sonrasında aralık ayından beri ekonomik kriz kendini daha da hissettirmeye başladı. Toplum olarak herkes ekonomik krizin cenderesinde sıkışmış kalmıştır.

    Böyle bir ortam da yerel seçimler yapılıyor ve parti liderlerinden cumhur ittifakını oluşturan AKP ve MHP liderleri kendinden olmayan herkesi “terörist” ve “zillet” diye tanımlamaktadır.

    Spiegel online haber sitesi sayfasındaki 01.03.2019 tarihli “Türkiye, terörist şüphelilerin yaklaşık 60.000 pasaportunu yeniden etkinleştirdi”  haberinde “…..Türk hükümeti, 2016'daki darbe girişimi soruşturmaları sonrasında 57.000'den fazla pasaportu yeniden etkinleştirdi. Pasaport sahipleri şimdi tekrar seyahat edebilir, dedi Ankara İçişleri Bakanlığı . Ayrıca toplamda 212.541 kimlik kartının iptalinin 2016'dan bu yana iptal edildiği söylendi….”Gene aynı haberin devamında ise…….. ”İçişleri Bakanlığı tarafından yayınlanan bir rapora göre, geçen yıl, Gülen bağlantısı olduğu iddiasıyla kısa veya uzun vadede yaklaşık 52 bin kişi hapse girdi….”

    Ekonomik krizin girdabında boğuşan bir vatandaş olarak yaşam mücadelesi verirken; 15 temmuz darbesinin öncesinde iktidarları ve bekaları için siyasi-islami terör örgütü “feto örgütünü” görmezden gelerek devletin, bütün organlarına yerleştirenler; yukarıdaki habere göre terörist şüphelilerinin pasaportlarını bir seçim ortamına beş kala serbest bırakırken, sadece 2018 yılında 52 bin kişi “feto” örgütünden dolayı hapse girmesine  rağmen  bu terör bitmiyorsa ve de benden oy isterken ben nasıl terörist oluyorum, o da yetmiyor zillet ilan ediliyorum.

    Zillet kelime anlamı “Aşağılık, horluk, hakirlik, alçaklık”tır. Hepinize soruyorum. Bize bunları söyleyenler hangimizin aşağılığını, hakirliğini, alçaklığını gördüler. Ben vatandaşım ABD’nin desteklediği P.K.K örgütü gibi elimde silahla dağa çıkıp teröristlik yapmıyorum.

    Vatandaş olarak ekonomik sıkıntılarla ekmek kavgası verirken benim seçimim ne olmalı kendi seçimim olmalı.

    Ben bunu düşünürken terörle mücadele hükümet temsilcilerinin ve savunucularının görevidir yoksa vatandaşını terörist ilan etmek değildir.

    Bu seçim benim seçimim ise oy verirken bana hakaret edenlere onlar gibi hakaret etmeden oyumu kullanarak, oyumun değerini düşünerek vermeliyim.

    Tepkisiz Toplum Etkisiz Toplumdur!

     


Yorum Yap