Karayolu Köprülerinde Siyaset Serbest mi?

  • KONUK YAZAR / ZİYA NUR SEZEN

    KONUK YAZAR / ZİYA NUR SEZEN Yazı Arşivi
    2 Haziran 2018 /   1738 Okunma

    Karayolu Köprülerinde Siyaset Serbest mi?


    Seçimlere günler kala tüm ülkede olduğu gibi Antalya’da da çalışmalar tüm hızıyla devam ediyor. Otobüsler, minibüsler giydirildi, yollarda gezmeye başladılar. Bilbordlar, afişler asıldı, bayraklamalar hazırlanıyor. Cumhurbaşkanı adaylarının ve partilerin, milletvekili adaylarının el ilanları dağıtılıyor. Adaylar alanlarda, Pazar yerlerinde halkla kucaklaşıyorlar. Bunların hepsi her seçimde olduğu gibi, yasal temellere dayanıyor ve bir takvim prosedüründe gerçekleşiyor. Benim kafamı kurcalayan ise iktidar partisinin normalde yasal olmayan propaganda şekillerini istediği gibi kullanıyor olması.

     

    Kanunla belirlenen ilan ve panoların haricinde kent içindeki yollarda ve çevre yollarında yer alan köprü ve üstgeçitlerde ilan yoluyla reklam mantığı ile asılmış afiş ve posterler bulunmaktadır. İlan alanları ve panoların haricinde kamuya ait alanlarda yapılan uygulama suçtur.

     

    Kamuoyunun bilmesini isteriz ki Kabahatler Kanununun (KK) 42. maddesinde düzenlenen “Afiş asma Kabahati” maddesine göre bu uygulama kabahat olup, Türk Ceza Kanununun 536.maddesi hükmü gereğince ise suç teşkil etmektedir. Belirttiğimiz yasa maddelerine göre,

    “Toplumun tüm bireylerinin kullanımına tahsis edilmiş bulunan meydan ve parklara, cadde veya sokak kenarlarındaki kamuya ait duvar veya alanlara; yetkili makamlardan açık ve yazılı bir izin alınmadıkça, bez, kağıt ve benzeri afiş veya ilan asılması 42.madde ile kabahat olarak tanımlanmıştır. Belediye tarafından ilan ve reklam için ayrılmış panolara, izin almaksızın asmak ,belediye bu yerleri özel tüzel kişilere ihale ile vermiş olsa dahi izin almaksızın afiş asmak, Kamuya ayrılmış köprü ayağına, cami eklentisine izin almaksızın afiş asmak fiilleri” suç teşkil etmektedir.

     

    Ayrıca kanunda “Propaganda için afiş ve duvar ilanları ile her boyda parti flamaları, propaganda bayrakları İlçe Seçim Kurullarınca gösterilecek yerlere asılır(m.60/1), gösterilen yerlerden başka herhangi bir yerde parti bayrağı, afiş ve propaganda flamaları ile ilân asılması, yapıştırılması veya teşhiri yasaktır.” denilmektedir.

     

    Siyasi bir parti lehine ve siyasi bir parti reklamı olarak görünen bu uygulamalar Türk Ceza Kanunu’na göre suç sayılmaktadır. Bu durumdan dolayı yapılan bu afiş, ilan ve reklam niteliği de taşıyan uygulamanın kaldırılmaması, ilgili kanun maddesine göre bir taraftan da kanuna muhalefet anlamına gelmektedir.

     


    Adı Büyük Futbolcu mu? Takım Olmak mı?

     

    Yaz ayları gelince dünyada dikkatler, futbol, basketbol, voleybol, hentbol gibi spor dallarında yapılan ulusal ve uluslararası müsabakaların sona ermesi sonrası, transfer dediğimiz sporcu borsasına çevrilir. Özellikle futbolda telaffuz edilen rakamlar dudak uçuklatacak kadar yüksek olmakta son yıllarda. Şifreli TV yayınlarının başlamasından ve bu yayınların haklarını büyük meblağlarla satın alan kanalların piyasayı allak bullak etmesi sonrasında, kulüpler de pazardan daha fazla pay almaya, aldıkları payı da takımlarının bazen ihtiyacı olan bölgelere uygun sporculara, ama çoğunlukla ihtiyacı olmasa da kulüp başkan ve yöneticilerinin prestijini artırmaya, bir sonraki seçimi kazanmaya yönelik isimlere yatırırlar.

     

    Kentimizin futbol branşında Süper Ligde yer alan iki temsilcisi geçtiğimiz yıllarda çok önemli isimleri kadrolarına kattılar. İlk günlerde esen rüzgarla iyi işler çıkardı alınan adı büyük futbolcular. Ancak ilerleyen zamanda, Türk usulü kulüp yönetimine alışmakta zorluk çeken bu starlar huzursuzluk çıkartmaya, takımın sarsıntı yaşamasına neden olacak problemlerle yönetimleri zor durumda bırakmaya neden oldular. Adı dünya çapında olan bu futbolcular paralarını alamadıklarını iddia edip, takımlarımızı UEFA nezdinde de sıkıntıya soktular. Sonuçta iki güzide takımımız biraz zorlayarak da olsa bu yıl ligde tutunmayı başardılar ve problem yaratan bu adı büyük futbolculardan kurtuldular. Ancak zihniyet değişmezse gelecek yıl sonuç hüsran olabilir.

     

    Ünlü isimlerin her zaman iş bitirici olamayacağını gördük. Takım olmayı başarmak esas olmalı. O nedenle transfer borsasının açılmasına günler kala, bu iki takımımızın yönetimlerini daha dikkatli olmaya davet etmeyi bir spor adamı olarak boynuma borç biliyorum.


    Hollywood'un 'Çarıkçısı' işçi bulamıyor

     

    Hafta arası Gün Haber’de gözüme çarptı bu haber.  Ortanca teyzemin rahmetli eşi Kenan Eniştemiz de çarık tarzı terlik üretirdi. O da uluslararası üne sahipti. İngiltere Kraliçesi 2.Elizabet’e bile terlik dikmişti. O nedenle ilgilendim haberle. Şimdi ne alaka diyebilirsiniz ama, bunca işsizin olduğu ülkemizde, bu çarık tarzı ayakkabı üreten ustanın neden yetiştirecek ve yanında çalıştıracak eleman bulamadığı çok ilginç... Efendim insanlar “Deri pis kokuyor” diye çalışmak istemiyorlarmış. Haberin içeriğinden, Hüseyin Kopar adındaki ustanın 7 yaşında bir Rum ustadan öğrendiği bu işi ilerletip, bugün Hollywood yapımı 43 ünlü filmde kullanılan onbinlerce çarık tipi ayakkabıyı ürettiğini öğreniyoruz.  Aslen Kahramanmaraş’ta yaşayan Hüseyin Usta, geçtiğimiz günlerde Antalya merkezdeki çok büyük bir alışveriş merkezinin daveti üzerine kentimize gelip, bu AVM’de bir stand açmış. Ayakkabı sektöründe çalışmak isteyenler kendisiyle iletişim kurup, belki de kendilerinin geleceğine yönelik bir yatırım yapma olanağı bulabilirler.

     

     

     


Yorum Yap