Ve son güne geldik...

  • KONUK YAZAR / ZİYA NUR SEZEN

    KONUK YAZAR / ZİYA NUR SEZEN Yazı Arşivi
    23 Haziran 2018 /   901 Okunma

    Ve son güne geldik...


     

    Yarın sandıklara gideceğiz ve demokratik vatandaşlık görevimizi yerine getireceğiz. Ancak bu kez vereceğimiz oyla farklı bir seçimi gerçekleştireceğiz. İlk kez “ Hangi parti kaç milletvekili çıkartır?”  yerine, “ Başkanlığı kim kazanır?” sorusuna cevap arayacağız öncelikle.

     

    Elbette milletvekillerini de seçeceğiz, ama o seçim, getirilen yeni sistemle ikinci plana itildi ve ülke yönetiminde parlemento sembolik bir kurum haline getirildi. Yani yarın yapacağımız seçimle parlementoya göndereceğimiz milletvekillerinin, eğer bugün iktidarı elinde bulunduran başkan yeniden seçilirse, orada ne iş yapacağını doğrusu ben de çok merak ediyorum.

     

    Şu anda ülkeyi yöneten erk, yani Cumhurbaşkanı, Başbakan olduğu dönemde, yıllardır alıştığı gibi, bu seçimi de kendisinin bir biçimde kazanacağından son derece emin olarak, Anayasayı dilediği gibi değiştirtti ve bu sisteme özgü yasaları istediği biçimde çıkarttırdı TBMM’den. İşte her şeyi kendi iki dudağının arasındaki sözcüklerle yönetmek isteğiyle hazırlatılan bu sistem oylanacak yarın sandıklarda. Ya “ Al sana kocaman bir ülke, bugüne kadar yaptıkların mükemmeldi, devam et” diyeceğiz. Ya da “ Tamam, buraya kadar. Biz artık kendi alıştığımız, Atatürk devrimleri ışığında yol alan, demokratik, parlementer sistemle yönetilen bir Türkiye’de yaşamak istiyoruz” diye oy vereceğiz. Yarınki seçimin önemi, bu soruların yanıtını bulmak açısından bunca büyük.

     

    Biz ülkesini seven, onun için gerektiğinde canını gözünü kırpmadan veren bir neslin torunları, evlatları olarak, ülkemizin ve onun üstünde kurulmuş son Türk Devleti olan Türkiye Cumhuriyeti’nin sonsuza dek yaşaması için ne gerekiyorsa yapmaya hazırız. Bunu sağlamanın yolu da, yarın,  antidemokrasiye karşı, demokratik hakkımız olarak kullanacağımız oylarımıza sahip çıkmaktan geçiyor. Verdiğimiz her oyun, seçimin sonunda, sandıklar sayıldıktan sonra tutanaklarda yerini almasından da sorumluyuz. Sayım ve tutanakların hazırlanması sırasında yapılabilecek hilelere karşı sadece siyasi partilerin orada olan temsilcilerinin değil, her vatandaşın dikkatli olma sorumluluğu vardır. Seçimlerde oy verme gizlidir ama Anayasamıza göre, sayım açık yapılır, yapılmak zorundadır. Sayımı izlemek her Türk vatandaşının Anayasal hakkıdır. Bu hakkı lütfen kullanalım. Elbette yüzlerce, belki binlerce kişinin sandık çevresi dediğimiz okul sınıflarına sayım sırasında doluşması mümkün değildir, ama en azından aynı sandıkta oy veren ailelerden, birbirini tanıyan on aileden bir kişi sandık çevresinde izleyici olabilir. Bunu büyük kentlerde, yüksek binalarda yaşayanlar, her binadan iki kişi olarak yapabilirler. Unutmayın, sandığa ve oyumuza sahip çıkmak demokratik hak ve sorumluluğumuzdur.

     

    Bu arada demokratik haklarımızı kullanırken, yasalara saygılı olmayı, kendi görüşümüzden olmayanların da aynı demokratik hakka sahip olduklarını unutmamalıyız. İşimiz kavga değil, oylara sahip çıkmaktır.

     

    Haydi Antalya, haydi Türkiye, yarın demokrasiye, demokrasinin gereği oyuna, sandığına sahip çıkmaktır. Herkes sandık başına, mutlaka oy verelim, verdiğimiz oya sahip çıkalım...


Yorum Yap