Antalya’ya geliyormuş!

  • Kubilay Eldemirci

    Kubilay Eldemirci Yazı Arşivi
    23 Mart 2017 /   1774 Okunma

    Antalya’ya geliyormuş!


    Antalya'da 8-13 Haziran tarihleri arasında düzenlenecek Dosso Dossi Fashion Show'un açılışına 'çılgın manken' lakaplı Rus Viktoria Odintsova ile tescilli Rusya güzeli Victoria Lopyreva da katılacakmış. Moda çekimleri için gittiği Dubai'de hiçbir güvenlik önlemi almadan kendini bir gökdelenden sarkıtmasının ardından dikkatleri üzerine çeken Viktoria’yı Antalya’da en iyi şekilde ağırlamaktan ve bir gazeteci olarak birebir röportaj yapmaktan büyük mutluluk duyacağımı vurgulamakta fayda görüyorum. Yetkililere söylüyorum; sonra “Viktoria’yı Antalya’ya getirdik, gazeteciler ilgilenmedi” demeyin. Benden söylemesi..

     

    +++++++++

     

    Erdal Orhan

    teleferikte

    mahsur kaldı

     

    Gazeteci Erdal Orhan, yeni hizmete açılan Tünektepe Teleferik’te 15 dakika süreyle mahsur kaldı. 500 metre yükseklikte ecel terleri döken ve Facebook’tan, “Beni kurtaracak bir yiğit yok mu? Durum ciddi. Bu bir suikast mi?” açıklaması yapan meslektaşımızın imdadına polis yetişti ve küçük bir operasyonla kendisini kurtarıldı. Eeee artık Erdal Orhan bundan sonra teleferiğe bir daha biner mi? İşte orası muamma..

     

    +++++++++++

     

    Müzeyyen Yüce’ye

    bir ödülde ÇGD’den

     

    Ödüllere aşina olan Körfez gazetesinin başarılı muhabiri Müzeyyen Yüce’ye bir ödül de Çağdaş Gazeteciler Derneği’nden (ÇGD) geldi. Yılın Başarılı Gazetecileri 'Röportaj' dalında “Nusaybin'den Cizre'ye Geleceği Kuşatılan Çocuklar” haberiyle ödüle layık görülen genç meslektaşımızı kutluyoruz.

     

    +++++++

     

    GEÇMİŞ OLSUN

    Himmet Cansız

     

    Körfez Gazetesi köşe yazarı Himmet Cansız’ın, geçirdiği bir ameliyat sonrası kalbinin durduğunu ancak doktorların yerinde müdahalesiyle tekrar hayata döndüğünü öğrendik. Kendisine geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz. Himmet Cansız’ın ameliyat sonrası facebook’ta paylaştığı yazı ise bir hayli ilginç: “#Hayırlı bir ameliyattı. Kalbimizin durup tekrar çalışması şaşırttı. Ameliyatta kalbim durmuş bir an. Herkes paniklemiş. Ama tekrar çalışmış. Tanrım, zaten ülkemiz için düşlerimiz vardı! Yazılacak şiirler öyküler vardı. Söyleyecek güzel sözlerimiz vardı. İyi geldi yani.”

     

     

    +++++++++

    MUHTEŞEM HAZIR CEVAPLAR.. MUHTEŞEM HAZIR CEVAPLAR..

     

     PİS KOKU

    Harun Reşit, kendisini sık sık ikaz eden Behlül Dana Hazretlerine:

    -Sen kendi işine bak, dermiş. “Her koyun kendi bacağından asılır.”

    Bir gün sarayı pis bir koku kaplamış. Sebebini araştırdıklarında, üst kattaki bir odada bacağından asılı bir koyun bulmuşlar.

    Bu işi yapanı da keşfetmişler tabii ki: Behlül.

    Halife, kendisini sıkıştırdığında:

    -Gördüğünüz gibi demiş, “Her koyun kendi bacağından asılır ama etrafı kokuttuğu için, herkesi rahatsız eder.”

     

    HAFTANIN FIKRALARI.. HAFTANIN FIKRALARI..

     

    İNGİLİZCE

    Temel İngiltere'ye gidecekmiş. Lisan öğrenmesi gerek. Dershaneye yazılmış. İlk derste “come”, yani “gel”, demeyi öğretiyorlarmış.

    Temel bu işe akıl erdirememiş. Öğretmene demiş ki,

    - “Bu nasıl iştur, come yazaysun, kam okuysun, peçi, cel olduğunu nasıl anlaysun?”

     

    KİM

    Temel Manhattan’da bara giriyor. Barmenle muhabbet falan, derken barmen buna bir bilmece soruyor:

    - “Babamın oğlu olan ama benim kardeşim olmayan kimdir?”

    Temel bilemiyor, Barmen

    - “Benim” diyor.

    Temel Trabzon’a dönüyor, hemen kahveye gidip Dursun ’u buluyor:

    - “Ula Dursun, söyle pakayim babamın oğlu olan ama benim kardeşim olmayan kişi kimdir ?”

    Dursun:

    - “Pilmem”

    Temel cevabı söylüyor:

    - “Manhattan’daki bardaki barmen.”

     

    DÖNMEDOLAP

    Temel’le Fadime lunaparka giderler. Dolaşırlarken bir ara Fadime dönmedolaba binmek ister. Temel karşı çıkar,

    - “Olmaz, donun gözükür,” der.

    Fadime susar. Az sonra Temel balonlara tüfek atarken Fadime çaktırmadan yanından ayrılır. On dakika sonra Temel’in yanına döner. Temel sorar:

    - “Neredeydin?”

    - “Dönmedolaba bindim,” deyince Temel sinirlenir.

    - “Ben sana binme donun gözükür demedim mi?”

    - “Dedin ama gözükmedi. Çıkardım oni”.

     

    BİRA

    Temel Çiçek Pasajı’nda birasını içtikten sonra lokanta sahibine sorar:

    - “Bir günde kaç ficu pira satayisun?”

    - “Aşağı yukarı üç fıçı”

    - “Dört fıçı satmak istemez misin? ”

    - “Tabii.”

    - “Öyleyüse pardakları tam doldurmalısun. ”

     

    YAVAŞLA

    Temel şehir dışında bir yolda hızla araba kullanıyormuş. Bakmış bir tabela “YAVAŞLA 80 km”. Temel hızını 80’e indirmiş. Birazdan başka bir tabela “YAVAŞLA 60” Temel hızını 60’a indirmiş.

    Merakla giderken yeniden bir tabela “YAVASLA 40”. Temel 40 km ’ye inmiş bir yandan da acaba yolda çalışma mı var? diye düşünüyormuş. Epey gittikten sonra bakmış yine bir tabela “YAVAŞLA 15”. Temel hızını 15 km ’ye indirmiş yolun en sağından tıngır mıngır gitmeye başlamış ama meraktan da çatlayacak. Uflaya puflaya bir saat daha gittikten sonra yeni bir tabela görmüş:

    “YAVAŞLAYA HOŞ GELDİNİZ, NÜFUS:2500 ”

     

     


Yorum Yap