DEMEK Kİ BİZİM BUSE ÇOK ZEKİ!..

  • Kubilay Eldemirci

    Kubilay Eldemirci Yazı Arşivi
    7 Eylül 2017 /   1864 Okunma

    DEMEK Kİ BİZİM BUSE ÇOK ZEKİ!..

    Minnesota Üniversitesi’nde yapılan bir araştırmaya göre, hem çok küfür ediyor, hem geç yatıp geç uyanıyorsanız, bir de etrafı dağınık bırakıyorsanız, bu durum sizin için iyi haber olabilir.

    Zira yapılan araştırmalar, dahilerin dağınık masalarının aslında yüksek zekalarıyla alakalı olduğunu gösterdi. Çevrenizdeki her şeyi temizlemeye ve toparlamaya zaman harcamıyorsanız, bu zihninizin daha önemli konularla meşgul olduğunu gösteriyor olabilir. Bunun yanında gece geç yatıp çok mu küfür ediyorsunuz? İşte o zaman sizin için mükemmel bir haber; çok zekisiniz.

    Elimizdeki verilere göre gazetemizin görsel yönetmeni Buse Yeşil, küfür konusundaki engin yeteneği, sabahlara bilfiil mesai yapması ve masasının dağınıklığıyla bu kriterlere yüzde yüz uyuyor. Peki bu durumda; sabah normal saatte kalkıp işe gelen, masası derli toplu olan ve küfrü yeri geldiğinde kullanan bizler ne oluyoruz?

     

     

    +++++++++

     

     

    BASINDAN HABERLER.. BASINDAN HABERLER..

     

     

    HAKKI DÜNYAEVİNE GİRDİ

    Gazeteci Hakkı Sargın, Aksu Engel Tanımayan Çocuklar Özel Eğitim Okulu El Sanatları Öğretmeni Nesrin Gezertekin ile hayıtını birleştirdi. Arkadaşımıza mutluluklar diliyoruz.

     

    YUNUS BABA OLDU

    Anadolu Ajansı muhabiri Yunus İçen baba oldu. Genç meslektaşımıza tebriklerimizi iletiyoruz.

     

    SERPİL WOM MEDYA’DA

    Özel Muratpasa Tıp Merkezi Halkla İlişkiler Sorumluluğu görevinden ayrılan Serpil Seçkin Göçer, Wom Medya’da çalışmaya başladı. Arkadaşımıza yeni görevinde başarılar diliyoruz.

     

    YENİ YÜZYIL YENİLENDİ

    Yeni Yüzyıl Gazetesi kadroyu büyük ölçüde yeniledi. Ahmet Demir yönetimindeki yeni kadro Hasan Yavaşlar ve Tuğçe Saraç ile güçlendi.

     

    BEGÜM VE SEMİH

    DÜNYA GAZETESİNDE

    Kanal V’den ayrılan Begüm Aksoy ile bir dönem Antalya Ajans’ta çalışan Semih Ersözler Dünya Gazetesi’ne geçti.

     

     

    +++++++++++

     

    SEVGİ TEHLİKELİ BİR YOLDUR

    SADECE CESARETİ OLANLAR

    O YOLDA YOLCULUK YAPABİLİR

     

    İçindeki sevgiyi keşfetmeye devam et. Ve eğer seversen, er ya da geç aradığın kişi seni bulacak. Çünkü seven bir kalp eninde sonunda bir diğer seven kalbe ulaşır. Bu her zaman böyle olur. Doğru kişiyi bulacaksın. Ama eğer kıskanç olursan bulamayacaksın, eğer sadece cinsellik ararsan bulamayacaksın, eğer sadece güvenliğin için yaşarsan bulamayacaksın.
    Sevgi tehlikeli bir yol ve sadece cesareti olanlar o yolda yolculuk yapabilir. Sana bunun tıpkı meditasyon gibi olduğunu, yani sadece cesareti olanların yapabileceği bir şey olduğunu söylüyorum. Ve tanrısal olana erişmek için sadece iki yol var: Ya meditasyon yap ya da sev. Hangisinin senin yolun olduğunu bul, hangisinin senin kaderin olabileceğini bul. OSHO

     

    ++++++++

    GAZETECİLİK ÜZERİNE

    Gazeteciler kanunun ve umumun menfaatlerinin aksine muamelelere şahit ve vakıf oldukları takdirde gerekli yayında bulunmalıdır. Mustafa Kemal Atatürk

     

    +++++++

     

    HAFTANIN FIKRALARI.. HAFTANIN FIKRALARI

     

    MEHMET GİBİ YAP

    Yetmiş yaşındaki zengin köy ağası, köyün en güzel ve en fakir kızı olan 18 yaşındaki bir taze ile evlenmiş. Düğün günü gerdeğe girecekleri sırada gelinin annesi kızına öğüt vermiş: 
    - Kızım, kocan bu gece seni soyup bir şeyler yapacak! Sakın ha itiraz etme! 
    Gerdeğe girmişler. İhtiyar köy ağası kızı soyup işaret parmağını yalayarak kızın göbeğine "Biiirrr!.. İkiii!.. Üüüççç!.. Dööörttt!.. Beeeşşş!.." diye değdirmiş ve sırtını dönüp uyumuş. Damat ve gelinin akrabası olan yaşlı kadınlar heyecan içinde gerdek kapısında sabahlamış ve sabah olunca taze geline sormuşlar: 
    - Kaç defa yaptı? 
    Saf gelin cevap vermiş: 
    - Beş defa yaptı. 
    Herkes şaşkına dönmüş, ama ertesi sabah da "Beş!.." cevabını alınca köylüler yine şaşkına dönmüş. Köyün en fakiri ve en yakışıklı delikanlısı Mehmet, olanları duymuş ve kendi kendine demiş ki: 
    - Hayret yahu, bu nasıl olur? Vallahi de billahi de gözlerimle görmeden inanmam!.. 
    Bu düşünceleri kafaya takan delikanlı, gece olmadan yeni gelinle yeni damatın evine gizlice girmiş ve yatağın altına saklanmış. İhtiyar yine "Bir, iki, üç, dört, beş!.." deyip sırtını dönüp uyumuş. Saklandığı yerden çıkan delikanlı da, kızla beraber olmuş. Yeni gelin bundan çok hoşlanmış. Ertesi gece yaşlı adam yine kızı soyup göbeğine doğru "Bir, iki, üç, dört, beş!.." diyeceği sırada, yeni gelin, ihtiyarın eline vurarak bağırmış: 
    - Yeter be!.. Başlarım senin dördünden, beşinden!.. Bir kere yap, ama Mehmet gibi yap!..

    KUAFÖR

    Adam, lüks erkek kuaföründe oturmuş bir yandan sakal tıraşı yapılırken, bir yandan da elleri manikürlenmektedir. Manikürü yapan sarışın kadın adamın ilgisini çekmekte gecikmez;
    - Güzelim, bu gece benimle çıkmaya ne dersin?
    Kız gülümser;
    - Özür dilerim ama ben evliyim.
    "Boşversene" der adam;
    - Seninkine telefon et, bu gece işin çıktığını ve eve gelemeyeceğini söyle!
    - İstersen sen söyle, şu anda seni tıraş ediyor!

    NEDEN GELDİN

    Temel ölünce öteki dünyanın görevlileri listeye bakar ve Temel'e:
    - Ya, senin adın bu listede yok!! Sen neden geldin? Bugün ölmeyecektin yanlışlıkla ölmüşsün. Seni yeniden dünyaya göndereceğiz. Ama kurallara göre insan olarak gönderilemezsin artık!. Ancak istediğin bir hayvan olarak dünyaya dönebilirsin. Ne olmak istersin?
    Temel biraz düşünür: 
    - Yunus paliğu olayım o zaman!!
    Ve anında yunus balığı olarak dünyaya ışınlanır. Aradan 3 dakika geçmez ve Temel tekrar öteki dünyaya geri döner. Çok şaşıran görevli:
    - Yine ne oldu ya? Biz seni şimdi gönderdik niye geldin ki?
    Temel mahcup ve masum, mırıldanır:
    - Yüzme bilmeyrum da!!, Boğuldum!

     

     


Yorum Yap