Tarihte bir “nereden buldun” hikayesi

  • Murat Yıldırım

    Murat Yıldırım Yazı Arşivi
    19 Mayıs 2022 /   371 Okunma

    Tarihte bir “nereden buldun” hikayesi


    Zaman 1990’lı yıllar, bir kamu görevlisi olarak devletin bağrındayım, çalışıyorum Ortada bir kanun var. Ülkemizin yönetimindeki siyasetçiler, kamu görevlisi, herkes dahil olmak üzere yürürlükte bir kanun var. “NEREDEN BULDUN”... Siyasette, devlet hizmetinde kim varsa bu kanun gereği mal varlığı sorgulanıyor. Adeta memurun toplu iğnesine kadar nerden buldun diye hesap soruluyor. Kolay kolay kimse illegal kazanç sağlayamıyor, rüşvet yiyemiyor, bu yolla ülke kaynakları korunuyordu, liyakat, vatandaşlar arasında eşitlik, korumacılık esasına dayalı toplumsal bir sosyolojik süreç, ülkemizin kalkınması için önemli mihenk taşları arasındaydı.

    Bu kanun açısından meşhur 1990’lı yıllarda benim 30 küsur yaşlarında hurda denilebilecek bir Opel arabam vardı. İttire kaktıra çalıştırıp işime gidip geliyordum. Bir gün bana bir belge ulaştırıldı. “ ÜZERİNİZDE KAYITLI O ARABAYI NASIL, HANGİ KAYNAKLARDANYARARLANARAK ALDINIZ” ? Şeklinde bir duruma muhatap olmuştum.

    O günlerde öz kaynağım olan maaşımla makul taksitlerle öyle bir modelsiz, hurda durumundaki arabayı satın alabilmiştim.

    Önce tarafıma tebliğ edilen evraktaki soruya çok kızmıştım. Bu nasıl bir kanuni uygulamadır, gözünüz benim hurda arabayla mı açıldı gibi serzenişlerim olmuştu.

    Ama meğer ne kadar haklı bir uygulamaymış bu işin haklılığını günümüzde daha iyi anlamış oluyoruz.

    Günümüzde bu kanun geri getirilerek bir devlet kurumunda en küçük bir yardımcı hizmetliden başlatılarak en yüksek bürokrat ve siyasetçilere kadar herkes hakkında, yediden yetmişe; hatta o siyasetçilerin ve devlet adamlarının birinci ve ikinci derece akrabalarının bile mal varlığına kadar tümü hakkında bu kanun derhal tekrarlanarak ve günümüz koşullarına göre revize edilerek yeniden gündeme getirilmelidir. “SEN BU MAL VARLIĞINI VE PARAYI NERDEN BULDUN” sorusu sorulmalı, haksız yolla elde edilmiş para ve mallarına el konularak hazineye irat olarak kaydedilmelidir.

    Yeni bir kanun düzenlemesiyle bu haksızlığa ve yolsuzluğa bulaşmış olanlar varsa ilhaklarında, Türk Milleti adına ve ilgili yasa gereği mahkûmiyete düçar edilmelidir.

    SONUÇ OLARAK: Değerli Türkiye Büyük Millet Meclisimizin başkanı Sayın Mustafa ŞENTOP'a ve pek değerli 600 milletvekilimize sesleniyorum. Ülkemizin kalkınması açısından günümüzde bu yasaya çok ihtiyaç olduğu açıktır. Ben bu ülkenin sade vatandaşı olarak, kimsenin malına mülküne tevessül etmemiş ; diyebilirim ki, itiraz etme, talep etme gibi evrensel haklarım gereği, Türk kamu oyu olarak sizden bu yasanın çıkarılmasını istiyoruz.


Yorum Yap