Yaşamak mümkünken…

  • Mürüvvet Özkan

    Mürüvvet Özkan Yazı Arşivi
    18 Ekim 2021 /   2720 Okunma

    Yaşamak mümkünken…

    Yaşam sürprizlerle dolu. Güneşli günlerin ardından, yağmur yağmak zorundadır. Geçmiş ve yaşanılacak her yeni günde, yaşam yeni ağlarını örmeye başlar. Çıkılan her merdivenin mutlaka inişi vardır der eskiler. Herkes merdivenleri çıkar ve merdivenlerden inmek zorundadır.


    Zirveye çıkınca hep orada kalacağımızı zannederiz. İnsan nasıl bir olay yaşadığında sevinebiliyorsa, yaşadığı mutluluk ne kadar yoğunsa, bilmeli ki bir gün aynı hızla ve aynı yoğunlukla üzülebilir de… İşte bu zor anlarda duyduğu en güzel sözdür: HER ŞEY ÇOK GÜZEL OLACAK. Bu söz zor zamanlarımızın en güzel tamiridir belki de…


    Her şey çok güzel olacak sözünü, ihtiyacımız olduğunda bize fısıldayacak olan ailemiz, arkadaşlarımız, dostlarımız yanımızda olsun yeter.


    Zaman geçiyor, bir şekilde insanlar girip çıkıyor hayatlarımıza…Kimi ölüyor, kimi evleniyor, kimi taşınıyor… Unutuyorsun… Seneler sayesinde hayatında bir dönem önem verdiğin kişileri. Burası ‘’fani dünya’’ demişler. Hepimiz sayılı günlerimizi doldurup göçüp gideceğiz. Ölüm zamanı geldiğinde, ‘’daha yapacaklarım var, biraz daha kalayım ‘’ deme şansımız ne yazık ki olmayacak. Yaşamın zorluğuna karşı, bize yaşam kaynağı verecek, karanlığımıza ışık olabilecek bir yaşam kaynağı bulmak gerekli. Benim yaşam kaynağım; hayatımın yirmi altıncı yaşında tanıştığım kızım oldu. Onunla tanışmadan, hayatıma O girmeden önce anladım ki ben yaşamamışım hiç… Bu konuda sizlerle paylaşmak istediğim bir minik hikayeyi sunuyorum.

     

    Baba ve iki küçük çocuğu ormanda gezintiye çıkmışlardır. Bir süre yürüdükten sonra çocuklardan biri, ‘baba, çok yoruldum, beni kucağına alır mısın?’ der. Baba yürümeyi sürdürerek yanıtlar oğlunu: ‘üzgünüm, seni kucağıma alamam. Ben de çok yorgunum.’


    Çocuk aldığı yanıttan pek hoşlanmaz, bu kez ağlamaya başlar.


    Baba tek sözcük söylemeden durur, bir kuru dal keser. Dalı bıçakla düzeltir ve oğluna verir. ‘Al oğlum sana güzel bir at’ der. İşte o an çocuğun gözleri mutlulukla ışıldar... Büyük bir coşkuyla sıçrayarak ata biner ve atına vurarak evine doğru yürümeye başlar.


    Baba kendilerini şaşkınlıkla izleyen kızına döner bu kez; ‘işte yaşam budur kızım’

     


Yorum Yap