DÖNECEKSEN KIVIRTMADAN DÖN!

  • Mustafa Yıldırım

    Mustafa Yıldırım Yazı Arşivi
    19 Şubat 2021 /   4650 Okunma

    DÖNECEKSEN KIVIRTMADAN DÖN!

    Alanlarda özgürlük-bağımsızlık uğruna ölmeyi göze aldıklarını haykırıyorlar; şanlı zaferlerin marşlarıyla idare ediyorlardı. Birden  "Zifiri Karanlık" çöküverince üstlerine korkularına kapıldılar ve Rusun, Çinlinin İran'ın Ayetullah tiranlarının eteklerine yapışmayı huy ediniverdiler; tıpkı o eski sultanlar gibi! "Jeo-strateji", "jeo-politik" diye diye sızlanarak,  bağımsızlık için savaşanların katilleriyle ittifak-müttefik-taktik deyip tokalaşarak... 

    Onuruyla direnenler için yazmıştım bir zamanlar! ihanetler-dönekler döneminin son günlerinde  dizeler, kendime dönüverdi:

    << Erken Ağıt

    Kaçışın son ödünç gecesini

    Birden ayılarak yaşayacağım

    Öperek çocuğun gül yanağını

    Sessizce geçeceğim kırgın düşleri

    Ve yenik komutan gibi vedalaşacağım

    Ancak ve ancak...

    Usulca arkama uzanan

    Sıcak yüreğiyle sarılıp ağlayan

    Yaralara merhem sevda özlemini

    Çiçeksiz tabutuma gizlice taşıyacağım

    Yarınlar olmayacak doktor

    Böylesine korkmadım ölümden

    Kalbimi daha dün yenmişim gibi

    Böylesine sevmedim ben yaşamayı

    Aklım şimdi savaşlardan bezgin

    Artık gencim diyemiyorum

    Benden sonra yıkılsın dünya tufan

    Belli ki bir süre daha yaşayacağım

    Yarım kalacak işlere hayıflanıyorum

    Yürek ateşlerde, için için ağlayacağım

    Yaşayabilirsem değişmeden

    Unutabilirsem yalan savaşlarımı

    Boş verebilirsem bir kez Spartaküs’e

    Silebilirsem yılların hesabını

    Yaşamaya değer belki son sevda

    Aldırmadan çürümüş aşka

    Yenilginin acısını gömebilseydim

    Başım bulutlarda, yüreğim elimde

    Ben de isterdim sevgili annem

    Kapına gelmeyi al atımın üstünde

    Söyleyeceklerim bu kadar Doktor

    Kandırdım işte matematiksel oyunu

    Söyle bana, senin kimyan var mı?

    Tahlil edilemeyen duyguların

    Dağarcığında gizlerin ve öfkelerin

    Ah, bin lanet olsun Doktor!

    Yeter artık, çek elini bedenimden

    Bakmadan bir an olsun geriye

    Ölenlerin ardından gideceğim ben

    Yalnızlık yalanla vurulmakmış Doktor!

    Ankara - Karargahtepe, 1990 >> *

    İlke: Akılda-Bilinçte-Yüreklerde Bağımsızlık!

    Yabancı devletlerin kanatları altına sığınmayı "akıllılık" diye yutturanlara karşı direnmek görevdir!

    Adalarımızı işgal ederek bayrak diken, asker çıkaran, silahlandıran Atina devletinin "hukuk-diplomasi yoluyla"  alt edileceğini yinelemek bir Türk subayına yakışır mı?

    Emekli ya da görevli subaylar anımsamalılar ki; Akdeniz'deki kayalık da, Ağrı dağındaki sınır taşımız da, bir anlığına bile saldırgana teslim edilemez, şu ya da bu ekonomik çıkarlarla değiştirilemez! Saldırganı püskürtmek de zamana bırakılamaz! 

    Korkabilirsin, sinebilirsin, ama hiç olmazsa susmayı bil! 

    Mustafa Yıldırım

    Denizli,13 Şubat 2021

    *Yürekler Kör, Ulus Dağı Yayınları, Ankara, 2008


Yorum Yap