Türkçe’yi kökünden koparan sözde Türkler

  • Mustafa Yıldırım

    Mustafa Yıldırım Yazı Arşivi
    25 Mayıs 2017 /   3344 Okunma

    Türkçe’yi kökünden koparan sözde Türkler

    Türkçe “fiil” köklerinden türeyen ve matematik düzeniyle gelişen bir dildi.

    Türkler Anadolu’ya geldiler ve 800 yılda dillerini kuruttular, anlatım gücünü körelttiler; ancak matematiğini bozamadılar.

    Kökleri unutmuşlar, ama cümle düzenlerini bozmamışlardı.

    Kökler köylerde yaşamasaydı, ölüp gidecekti Türkçe.

    Atatürk'ün buyruğuyla ve tarihte eşi bulunmayan bir atılımla ölümden döndü.

    Cumhuriyetle birlikte Anadolu’dan derlenen kökleriyle yenilendi ve geliştikçe gelişti; yazmak, konuşmak ve düşünmek akıcılaştı.

    DERKEN SOYTARILAR ÇAĞI BAŞLADI

    Fiilleri öldürürseniz dilin anlatım düzenini de bozarsınız.

    Düzen bozulunca kökünden kopan dil de hızla ölür. Ne yazabilir ne de düşünceler beyninizden sular seller gibi akar.

    “girmek”

    “yazmak”

    “almak”

    “dayılanmak”

    “kaynamak”

    yerine

    giriş yapmak”

    “yazım yapmak”

    “alım yapmak”

    “dayılanma yapmak”

    “kaynama yapmak

    demeye başladınız.

    İşin kolayına kaçtınız ve kökleri öldürdünüz.

    Elinizde bir tek “yapmak” kaldı.

    Haydi kurun bakalım şimdi yalın cümleleri.

    Kuramıyorsunuz!

    “Bu sabah çalıştılar”

    diyecek yerde

    “Bu sabah çalışma yaptılar”

    dediniz.

    Olmadı tutturamadınız; kulaklarınız tırmalandı.

    “Doğrusu neydi?” diye kıvrandıkça kıvrandınız; ama düzen bozulmuştu bir kez.

    İşin kolayı varken

    “Bir sabah çalışması gerçekleştiriyorlar”

    demeye başladınız.

     

    Kök ölünce zaman kipleri de öldü

    “Hükümet düşecek”

    diyecekken

    “Hükümetin düşme durumu (hali) mevcut”

    diyerek yüceldiniz!

    Aman ne güzel!

     

    Fiili ölünce yalnız düzen bozulmakla kalmadı; kolay anlatımlarınızda çöktü:

    Okula girebilir

    diyordunuz.

    Okula giriş yapıyor

    diye diye

    gitmek” fiilini çürüterek iyice sapıttınız!

    Okula girmesi söz konusu”

    demeye başladınız!

     

    Zamanı öyle şaşırdınız ki

    Üç kişi öldü

    diyecek yerde

    Üç kişinin ölmesi söz konusu” demeye başladınız.

    Kişiler düpedüz ölmüşler, sözü mü kalmış?

    Bir söz varsa, sözün konusu vardır. Söz yoksa konusu da yoktur” demediniz!

    Şimdi de kalkıp, “Çocuklar ölebilir” diyeceğinize “Çocukların ölmesi söz konusu” mu diyeceksiniz?

    Size güven olmaz; dersiniz!

    Köklerinizden kopmakta üstünüze yok!

     

    İyi de öğretmenler ne işe yarıyorlar. Yoksa onlar da mı kök öldürmeye uydular?

     

    Kendilerini “Türkçe savaşçısı” sanan dernekçilere ne demeli?

    Birbirlerine ödül vermekten fırsat bulup da öğretmenleri, yazarları, yayıncıları uyaramıyorlar.

     

    Dil Kahramanlıkları

    * Başkent Ankara’nın Çankaya’sında o uzun saçlı, sakallı Berber, dükkânına

    Snop Erkek Saç Tasarımı

     levhası asıyorsa sizingibi “Kök katilleri” yüzündendir.

    İngilizce “Snop” yerine Türkçesi “Züppe” ve “Saç Tasarımı” yerine de “Berber” yazılsaydı

    Züppe Erkek Berberi

    olacaktı.

    Diyeceksiniz ki dükkânın önünde uzun kuyruklar oluşurdu; nasıl olsa Ankara’da “snop” çok!

    Türkçeyi çürütenleri sergilemek, hem de her gün yüzlerini kızartmak temel görevdir:

    * “Çok büyük ambiyans var bu ortamda.Ünlü Akademisyen, GS TV

    * “İsmini anonsladık, Hocam!Lig TVG, Maraton Sunucusu, Şansal Büyüka

    * “Anımsatma yapıyorumKanal B

     


yorum-resim

Cüneyt ITIR10 Ağustos 2020

Türkçeyi çürütenleri sergilemek, hem de her gün yüzlerini kızartmak temel görevdir.
Sağlık Bakanımızın hangi sözünü sergileyelim? O kadar çok yamuğu var ki..

Yorum Yap